DÜNYA ÇOCUKLAR GÜNÜ ÇOCUKLARIMIZ

Her yıl Ekim ayının ilk Pazartesi günü “DÜNYA ÇOCUKLAR GÜNÜ” olarak kutlanmaktadır. Ülkemizde de geçtiğimiz 02 Ekim 2017 Pazartesi günü, çocuklarımız için çok anlamlı olan çocuklar günü coşku ile kutlanmıştır.

Çocuklar bizlerin en büyük zenginliğidir. Çocuklar bizim yarınlarımızdır, ümidimizdir ve geleceğimizdir. Onların geleceklerini daha mutlu kılmak için çocuklarımıza daha mutlu bir gelecek hazırlamalıyız.

OKUL ÖNCESİ EĞİTİMLER

Çocuklar okula başlamadan önce, evde anne ve babası tarafından eğitilmelidirler. Onların dürüst, çalışkan, inançlı, vatansever, üretken ve güzel ahlaklı olmaları için gayret gösterilmelidir. Sordukları sorulara kızmadan, usanmadan, yeterli ve doğru cevaplar verilmelidir. Çocukları sevgi ile kucaklamalıdır.

Çocuklara anne-baba sevgisi, insan sevgisi, hayvan sevgisi, doğa ve çevre sevgisi, vatan sevgisi ve çevrenin korunması aşılanmalıdır.Onlar başıboş bırakılmamalıdır. Sosyal açıdan geliştirilmelidir. Evlerde olabilecek kazalardan korumak için her türlü önlemler alınmalıdır.

ANNE VE BABANIN DAVRANIŞLARI

Çocukları terbiye ederken, dayak atmak, hakaret etmek ve aşağılamak çok yanlıştır. Onlar hata yaptıklarında veya suç işlediklerinde, iyilikle ve tatlı dille uyarmalı ve yaptığı hatalar izah edilmelidir. Anne ve babalar çocuklarına örnek olacağından dolayı yaşamlarında davranışlarına dikkat etmeleri gereklidir.

Ayrıca evde çocukların yanında alkol ve sigara içmemeleri gerekir. Çünkü hem çocukları pasif içici yaparak zarar verirken hem de kötü örnek olduklarından onlar büyüdükleri zaman tiryaki olan anne ve babasına özenirler ve sigara bağımlısı olurlar.

SAĞLIKLARININ KORUNMASI

1-Çocukları hastalıklardan korumak için AŞILARINI ihmal etmemeli, zamanında yaptırılmalı, hastalandığı zaman mutlaka doktora götürüp muayene ettirerek, gerekli tedaviyi yaptırmalıdır. Evlerde temizliğe önem verilmeli, HİJYEN ortam sağlanmalı ve sağlık konusunda çocuklara bilgi verilmelidir.

2-Çocukları LÖSEMİ hastalığından korumak için anjin(bademcik iltihabı), diş eti iltihabı ve orta kulak iltihabı olduğunda mutlaka doktor kontrolünde tedavisinin yaptırılması gereklidir. 

3-Uyumayan çocuklarda OBEZİTE riski artıyor. Yapılan araştırmalarda çocukların bir saat fazladan uyumasıyla obezite riskinin yüzde 9 azaldığı görülmüştür. Uyku süresiyle obezite riski arasında bağlantı olduğu saptanmış ve uyku arttıkça riskin azaldığı tespit edilmiştir. En az uyuyan çocukların obez olma riskinin  yeterince uyuyan çocuklara oranla yüzde 92 arttığı görülmektedir. 5 yaşın altındaki çocukların günde 11, 5-10 yaş arasındakilerin 10 saat, 10 yaşın üstündekilerin de 9 saat uyuması tavsiye ediliyor. Türkiye’de 200 yılında yüzde 22, 2002’de yüzde 25,5 olan ŞİŞMANLIK oranının, 2005 yılında yüzde 30’a yükseldiğin belirten Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi öğretim üyelerinden Prof. Dr. Candeğer Yılmaz da “2025’te Türkiye’nin yüzde 40’ı şişman olacak” uyarısında bulundu.

4-ŞİŞMANLIK çocukları içe kapanık yapıyor. Şişman çocukların genellikle arkadaşlarından daha çekingen ve sessiz olduklarını, yalnız kalmaya çalıştıklarını, arkadaşlarından uzaklaşıp koptuklarını, sadece arkadaşları ile değil aileleri ile de ilişkilerini sınırladıklarını, odalarına kapanıp saatlerce televizyon ve bilgisayar oyunlarıyla oynadıklarını ailevi ve sosyal aktivitelerden sürekli kaçtıklarını biliyoruz.

Arkadaşları tarafından daha zor kabul edildikleri, öğretmenleri ve aileleri ile daha sık çatışma eğiliminde olduklar, okul başarılarının daha düşük kaldığı, ikili ilişkilerde çekingen davrandıkları da bilinen şeyler. Kısacası sorunun geri planında çok ciddi tehditler var.

Şişman çocuğu bekleyen olumsuzluklar hiç de yabana atılacak gibi değildir:

-Depresyon, kendine güvenin kaybolması.

-Solunum ve kalp yetmezliği

-Metabolizma hastalıkları: Hiperlipidemi (kan yağlarında yükseklik), diyabet.

-Karaciğer hastalıkları: Karaciğerde yağlanma.

-Kalp-damar hastalıkları: Yüksek tansiyon, damar sertliği (atheroskleroz).

-Kanser gelişimi.

-İskelet anormallikleri.

5-Modern hayat şartları ASTIM gelişimine zemin hazırlıyor. Solunum yollarının kronik bir hastalığı olan astım, genellikle ataklar ve iyilik dönemleriyle seyreder. Hastalık  ülkemizde çocukların yüzde70-80’inde altta yatan alerjilerle ilgilidir. Ancak, yüzde 20’sinde hastalığın alerjilerle ilişkisi yoktur.  Bu çocuklar için en önemli noktalardan iki tanesi, tütn dumanı ile karşılaşmaması ve hava kirliliğinden uzak kalması gereklidir.

Astımlı hastalar hemen hemen her türlü sporu yapabilirler. Bu kişilere özellikle yüzme sporu önerilmektedir. Astım tedavisi olan bir hastalıktır. Tedavide bilimsel olarak kanıtlanan metotların dışına çıkmak yanlıştır. Halk arasında kullanılan bitkisel tedavilerin astım tedavisinde etkili olmadığı kanıtlanmıştır.

Hastalığın habercileri:

-Tekrarlanan hırıltı ve hışırtı.

-Gece uykudan uyandıran öksürük

-Egzersiz, aşırı gülme veya ağlamadan sonra ortaya çıkan hışıltı veya öksürük.

-Alerji yapan veya hava kirliliğine yol açan unsurlarla karşılaşıldıktan sonra ortaya çıkna öksürük, hırıltı ve daralma hissi.

-Soğuk algınlığı ve gripal enfeksiyonların göğse inmesi veya soğuk algınlığının 10-15 günden uzun sürmesi.

6-Televizyon ve internet çocukları hasta ediyor.Uzun süre ekran karşısında kalan okul çağındaki çocuklar hiperaktif oluyor. Bakırköy Ruh Sağlığı ve Sinir Hastalıkları Hastanesi’nden Doç. Dr. Kemal Sayar televizyon ve internet karşısında uzun süre kalan çocuklarda dikkat eksikliği ile hiperaktivite bozukluğu denilen sendromun yaygınlaştığını söyledi. Sayar, televizyonda görüntülerin çok fazla yenilenmesiyle beyindeki bazı devrelerin uyarıldığını belirterek, “çocuklar artık gündelik hayatta da her şeyin televizyon ekranındaki gibi hızla değişmesini arzu ediyorlar” dedi.

Televizyon ekranına ve bilgisayar oyunlarına hapsolan çocuklar ile gençlerin biran önce büyümek istediklerine dikkati çeken Sayar, “Bir türlü yerlerinde oturamayan, dikkatlerini toplayamayan, kıpır kıpır bir gençlik yetişiyor. O yüzden “TELEVİZYONU KAPAT HAYATI AÇ” sloganını çok seviyorum. Eğitici programların çocuğun hayal dünyasını olumlu yönde geliştirebileceğini de kaydeden Sayar, “Güzel, eğitici bilgisayar oyunları yine çocuğun hayal dünyasına yeni şeyler ekleyebilir. Teknolojinin kendisinden çok önemli olan sunduğu şeylerdir. Biz onların içinden seçme yapabilir,onun üzerinde bir DENETİM kurabilirsek ve onunla geçirdiğimiz zamanı kısıtlayabilirsek yararlı olarak kullanabiliriz.” Diye konuştu.

Çok fazla televizyon seyretmenin ve internette aşırı zaman geçirmenin, çocukların akıl sağlığını olumsuz etkilediği, çocuğu maddeci (materyalist) yaptığını, dolayısıyla aileleriyle olan ilişkilerini ve ruh sağlığını etkilediği bildirildi.

Yapılan araştırmalarda, televizyon dizileri ve sohbet programları yoluyla ünlülere “sürekli maruz” kalmanın, çocukların akıl sağlığını bozucu etkiye sahip olduğu, “hiçbir zaman olamayacakları kadar zengin ve çoğunlukla iyi görünümlü ünlülerin yaşamlarının ayrıntılarını bilmelerinin, kaçınılmaz olarak çocukların buna özlemlerini artırdığı ve kendilerine güvenlerini azalttığı” belirtildi.

5 ila 16 yaşındaki her 10 çocuktan birinin akıl sağlığının bozuk olduğu belirtildi ve bu rahatsızlıklara,  endişe ve depresyon örnek verildi. Akıl sağlığı bozuk çocukların yalnızca dörtte birinin bir uzmandan yardım aldığı da kaydedildi.

Televizyonlarda artan şiddet eğiliminin çocukları vahşileştirdiği ve aileleriyle gerginlik yaşamalarına neden olduğu ayrıca ticari baskıların, çocukları erken yaşta cinsel deneyim yaşamaya iten nedenlerden biri olduğu belirtildi.

Araştırmada, televizyonlarda SAĞLIKSIZ GIDA ürünlerinin reklamlarının saat 21.00’den önce yayınlanmasının yasaklanması gerektiği de kaydedildi.

7-Sigara alışkanlığı 12 yaşa kadar inmiş bulunmaktadır. Gerek ülkemizde ve gerekse bütün dünyada yaşayan insanları kemiren, yiyip bitiren, mahveden bu zararlı alışkanlıklar, büyük bir felaketin habercisidir. Toplumu bu felaketlerden kurtarmak için çocuklar okula başlamadan önce, evde anne ve babası tarafından beyinlerine işlenerek, kötü alışkanlıkların insanlara verdiği zararlar anlatılmalıdır. Bu yeterli olmayacağı için, ilköğretimde, ortaöğretimde, yüksekokullarda ve üniversitede bu konu ile ilgili eğitim verilmelidir. Ancak bu şekilde çocuklarımız ve gençleri koruyabiliriz. Ayrıca ilgili makamların gerekli önlemleri alması zorunludur.

Ülkemizde ve dünyada sigara ve alkol üreten büyük şirketler ve gizli olarak uyuşturucu imal eden örgütler rant peşinde koşmaktadırlar ve çok büyük gelirler elde etmek için gençleri bağımlı yapmak amacıyla, her yola başvurmaktadırlar. Onlar gençleri hedef seçmişlerdir.

ELEKTRONİK CİHAZLARDAKİ TEHLİKE

Akdeniz Üniversitesi Elektrik ve Elektronik Mühendisliği Bölümü Başkanı Yrd. Doç. Dr. Şükrü Özen, elektronik cihazların yaydıkları elektromanyetik enerji nedeniyle kullanılırken bazı kurallara dikkat edilmesi gerektiğini söyledi.

                -Kişilerin en çok yanında bulunan CEP TELEFONU, cepte değil çantada taşınması gerekir. Mümkün mertebe az kullanılması, kulaktan biraz uzakta tutulması yararlı olacaktır. Elektromanyetik enerji yayan bu cihazın insan bedenine ve beynine fazla yakın olmaması gerekiyor. Geceleri yatak odasından uzakta başka bir odaya konmalıdır.

                -Dizüstü bilgisayarların da vücuttan uzak tutulması lazım. Adı dizüstü bilgisayar olsa da dizüstünde kullanılmaması gerekiyor. Vücuda direkt temasının önlenmesi şart…

                -Mikrodalga fırınlar çalışırken yüksek düzeyde elektromanyetik enerji yayar. Bu cihaz çalışırken özellikle çocuk ve hamile kadınların cihazdan uzak kalmaları gerekir.

-Televizyondan yayılan elektromanyetik enerjinin de insan sağlığı üzerinde olumsuz etkileri var. Televizyon ile kişi arasında en az 3-4 metre mesafe olması ve tam karşıdan izlenmesi gerekir.

-Televizyonun arka yüzünün nereye geldiği çok önemli. Evlerde televizyonun yeri seçilirken mutlaka evin dışarı bakan duvarının önüne konulmasına dikkat edilmeli.

-Kablosuz internet erişimindeki frekanslar televizyon kadar riskli olmasa da elektromanyetik enerjinin etkisi altındadır. İşi bitirdikten sonra kablosuz internet erişimi kesilirse, insan sağlığı açısından daha yararlı olur.

-Baz istasyonları radyasyon yaydığı için yerleşim alanlarından 1 km uzakta ve yüksek bir yerde olmalıdır. Geçtiğimiz günlerde baz istasyonunun çok yakınında bulunan bal arılarının tümünün öldüğüne tanık olunmuştur.

Yüksek gerilim hatları da elektromanyetik enerji yaydığı için bu hatlardan uzak kalmak gerekir.

ÖĞRETMENLERE DÜŞEN ÖNEMLİ GÖREVLER

Yüce Atatürk öğretmenlere çok değer vermiştir. Hayatı boyunca çocukların iyi eğitilmesine çok önem verdiği için öğretmenlere hitaben söyleminde, “ÖĞRETMENLER YENİ NESİL SİZLERİN ESERİ OLACAKTIR” demiştir.

Gerek ülkemizin kalkınması ve gerekse çok değerli yöneticilerin yetişmesi için çocuklarımızın öğretmenler tarafından çok iyi eğitilmesi gerekir.

KREŞLER VE ANAOKULLARI

Anaokullarında çocukların Türkçe’yi doğru konuşmaları ve kullanmaları konusun üzerinde özellikle durulmalıdır. Kendilerini ifade edebilme becerisi kazanmaları sağlanmalıdır.

Yaratıcı sanat etkinliklerinde çocukluk gözlemleri ve deneyimleri sonucu zihinlerinde oluşan imgeleri çeşitli malzemeler kullanarak bireysel ya da proje şeklinde oluştururlar. Bu çlışmalar sonucunda çocuklara tasarladıklarını gerçekleştirme, bir işe başlayıp bitirme, malzemeleri farklı bir biçimde kullanma, yeni keşifler yapma, güzellikleri ayırt edebilme gibi beceriler kazandırılmalıdır.

Beden eğitimi dersinde çocuklarımızın PSİKOMOTOR gelişimlerini hızlandırmak bedenlerini daha iyi kullanabilmelerini sağlamak amacıyla sınıf içi bahçe etkinlikleri ve drama yönetimi ile uygulamalar yapılmalıdır.

Çocuklarımızın sevgi dolu bir ortamda ZİHİNSEL, FİZİSEL ve SOSYAL açıdan sağlıklı gelişmelerini sağlamak, var olan özel beceri ve yeteneklerini en üst düzeyde ortaya çıkartmaktır. Eğitim programları hazırlanırken her yaş grubu için özel olarak belirlenmeli, çocuklarımızın seviyelerine uygun eğitim vermek için özen gösterilmeli ve 3-6 yaş gruplarına ait sınıflar birleştirilmemelidir.

Önemli olan çocuğu büyütmek değil büyütürken yaşama hazırlamaktır. Her çocuk özeldir ve ayrı bir kişiliktir. Ana okulları, çocukların kendi becerileri ve kişilikleri doğrultusunda gelişmelerini destekleyecek bir ortam hazırlamalıdır. Mutlu ve sağlıklı bir insan olabilmenin temelinde sağlıklı ve doğru desteklenmiş bir çocukluk dönemi yatar. İnsanın hayatında kendini yaşatacak olan özelliklerinin temelleri okul öncesi dönemde atılmaktadır. Anaokulları çocuklarımızın gelecek yıllarına hazırlanmasında sağlam bir altyapı oluşturmalı, her çocuğun dünyanın en değerli çocuğu olduğu anlayışından yola çıkarak gelecekte edinecekleri kişiliği temellendirmelidir. Bunu sağlamak için ; SORUMLULUKLARINI ALABİLEN , İSTEKLERİNİ VE İHTİYAÇLARINI SAĞLIKLI VE DÜZGÜN BİR TÜRKÇEYLE İFADE EDEBİLEN, SOSYAL ORTAMLARDA VAROLABİLEN, OLUMSUZLUK VE SORUNLARLA BAŞA ÇIKABİLEN VE BARDAĞIN DOLU YANINI GÖREBİLEN çocuklar yetiştirmek, EĞİTİM FELSEFESİ edinilmelidir.

OKULDA BAŞARILI OLMANIN YOLLARI

-Başarılı olmak için iyi bir METOD geliştirmek gerekir.

Bu metot çocuğun kendi bünyesine uygun, kendi kendine geliştireceği yöntemler bütünü olmalıdır.

-Planlı olmalı. Günlük bir zaman çizelgesi bulunmalı. Okul sonrası dinlenme, oyun ve çalışma saatleri olmalı. Bunu bir alışkanlık haline getirmeli.

-Çok iyi bir dinleyici olunmalı. Derslerde hoca da dikkatle dinlenmeli. Söylediklerini anlamaya çalışmalı. Kafaya takılan sorulara hem hocalardan hem de kaynaklardan yararlanarak cevaplar bulunmaya çalışılmalı. Bu amaçla internetten yararlanma ihmal edilmemeli. Google’dan kelime girip gerekli bilgilere ulaşma metodu kazanılmalı.

-Arkadaşlarla iyi geçinmeli. Arkadaş seçimine dikkat edilmeli ve sınıfın en çalışkanlarıyla ille de arkadaşlık kurulmalı. Onların yaşam düzenlerine ve kullandıkları metotlara dikkat edilmeli. Onlar nasıl başarıyorsa ben de başarırım fikri hep korunmalı.

-Başarı ciddiye alınmalı. Bunun için kişisel yeteneklerin geliştirilmesine özen gösterilmeli. Örneğin daha hızlı okuma, okuduğunu daha hızlı anlama, hızlı düşünme, çok yönlü düşünme, hafızada depolama yetenekleri sürekli geliştirilmelidir. Başarı seviyesi artıkça da gururlanmamalı ve alçak gönüllülükten uzaklaşılmamalıdır.

-Bilgi sevilmelidir. Başarının temelinde insanların sevdiği şeyleri yapması vardır. Öyleyse eğitim ve öğretim sevimli ve sevilen tarzda sürdürülmelidir. Bunun için de bilgi artışının keyfine varılabilmelidir.

-Sağlığa dikkat edilmelidir. Tüm zararlılardan uzak durmanın yanı sıra gıda alımında aşırılıklardan kaçınılmalı ve düzenli spor yapılmalıdır.

-Ders çalışırken önemli konuları yazarak çalışılmalıdır. Bu surette öğrenilen bilgiler kolay kolay unutulmaz.

-Matematik diğer dersler gibi değildir. Başarılı olmak için bir deftere her gün en az 5 problem çözerek yazmalıdır. Çözemediği problemleri mutlaka arkadaşına veya hocasına sormak suretiyle çözmelidir.

Değerli okurlarım… Çocuklarımız için yazdığım iki şiirimi aşağıda takdim ediyorum.

Hoşça kalınız…

 

ÇOCUK’TAN AİLESİ’NE  ÇAĞRI

Kucaklayıp dokunun bana

Sarılıp öpün doya doya

Sevgi ruhun vitaminidir

Benimle konuşun daima.

 

Tanımak istiyorum dünyayı

Tüm varlıkları, insanları

Yavrunuza kulak veriniz

İstiyorum sizden cevapları.

 

Hep kendime güvenmem için

Beni sevdiğinizi gösterin

Kişilik ailede gelişir

Sorularıma cevap verin.

 

Ülkeme yararlı olmam için

Sevginizi esirgemeyin

Ulaşmak için başarıya

Daima bana değer verin                                                                                                                                                                     

 

Sizlerden ilgi bekliyorum

Yuvamda yardım istiyorum

Canım annem, fedakar babam

Uzun ömürler diliyorum.

 

02.10.2017 Tokat

Hamdi ERTÜRK 

 

 

DÜNYA ÇOCUKLAR GÜNÜ ÇOCUKLARIMIZ

Çocuklarımız sevgiyle büyürler

Çağlarında ilgiyle güçlenirler

Onlar eğitimle şekillenirler

Geleceğimizdir çocuklarımız.

 

Onlara sevgiyle yaklaşmalıyız

İyi bir gelecek hazırlamalıyız

Tüm tehlikelerden korumalıyız

Yarınlarımızdır çocuklarımız.

 

 Zihinsel, fiziksel geliştirelim

Eğitimlerine önem verelim

Onları başı boş bırakmayalım

Sevgi yumağıdır çocuklarımız.

 

Sorularına cevap verelim

Ve sosyal açıdan geliştirelim

Çevresinde tuzaklar bilelim

Güzel ve sevimli çocuklarımız.

 

Doğa sevgisi aşılanmalıdır

Ve Türkçe’yi doğru konuşmalıdır

Yeni keşifler tasarlamalıdır

Özel becerili çocuklarımız.

 

Vatan sevgisiyle yoğrulmalıdır

Daima doğru ve dürüst olmalıdır

Güzel yetenekler kazanmalıdır

Yaratıcı, zeki çocuklarımız.

 

Sosyal ortamlarda var olabilen

Tüm sorunlarla başa çıkabilen

Sorumluluklarını alabilen

Olmalıdır her an çocuklarımız.

 

Ümidimiz, her şeyimizdir onlar

Mutlu yuvamızda iyi ki varlar

Onlara hep sağlıklı nice yıllar

Bahçemizin gülü çocuklarımız.

 

Onlardır en büyük zenginliğimiz

Hep güzel ahlakı öğretmeliyiz

Üniversiteye göndermeliyiz

Bizim güvencemiz çocuklarımız.

 

02.10.2017 Tokat   

 Hamdi ERTÜRK