EĞİTİM- ÖĞRETİM YILI

EĞİTİM- ÖĞRETİM YILI

                Öğretmen göreve başladığı ilk günlerini asla unutamaz. Mesleği boyunca ve emekliliğinde “Ben öğretmenliğimin ilk günlerinde” diye başlar anlatmaya. Bu tatlı ve mutluluk dolu anılar defalarca hatırlanır ve anlatılır. Hele sınıf öğretmeni ise ve 1. Sınıfı okutuyorsa durum daha da unutulmazdır. Birinin ilk öğrencileri, diğerinin ilk öğretmeni oluşuyla günün tamamı değil, gece ve gündüz bütünleşir, okul, öğrenci, öğretmen ve veli içinde dersleri de kardık mı bir ömre damga vuran güzellikleri peş peşe yaşama şansını yakalarsınız.

Öğrenciler sınıfa ilk giren öğretmenlerini, en ince ayrıntıya kadar incelerler. Öğretmen mesleğinin ilk günlerini yaşıyor. Öğrencilerle birlikte olmanın, öğrencileri tanımaya başlamanın tatlı heyecanını her dakika, her saniye hisseder ve kendi içinde sesli ve sessizce yaşar.

Öğretmenlik mesleğinin unutulmayan anıları çoktur.

                Tabi karşılıklı tereddütler, peş peşe sıralayacağımız bir kaç tecrübesizliğin ortaya çıkaracağı verimli verimsiz, olumlu olumsuz saatler, dersler uzayıp gider. Amma olumlu izleri ve kalıcı oluşu daha farklı ve fazladır.

                Deyim yerinde ise üniversitede öğrenilen teorik bilgilerin, derslerin dışında bir hayat, sınıf içinde canlı yaşanmaktadır. Çocuklar ise ailede anlatılanlardan çok daha farklı buldukları sınıf içi hayata alışmaya çalışmaktadırlar.

                Göreve başladığı ilk günlerde hizmet içi eğitim alan öğretmenler kendilerinden daha emin, sağlıklı ve mutludurlar. Bir sonraki dersin planlanması, derse hazırlık, ders araç ve gereçlerinin temini vb. nasıl yapacaklar, derse nasıl başlayacaklar, ses tonlarını dahi nasıl kontrol edecekler bunu da bilirler. İşte bu noktada öğretmen mesleğe başlayacak, mesleği sevecek ve başarılı bir şekilde yoluna devam edecektir.

İlk günler ve izlenimler çok önemlidir. Dersin ilk dakikalarında öğrencilerin derse hazırlanması öğretmenin bilmesi gerekenler arasındadır.

                Otuz altı yıl eğitim- öğretim ile ilgili olan, mesleğimde çok mutlu çalışan, seven, insana hizmeti ibadet aşkıyla görev yapan biri olarak öğretmen olmak isteyen ve olanlara zaman zaman söyleyeceklerim, yazacaklarım ve hatırlatacaklarımın olduğu düşüncesiyle yazmaya devam edeceğim.

Birçok meslekte deneme yanılma yoluyla işleri yoluna koyabilirsiniz. Eğitimi asla denemeye, yanılmaya, şansa bırakamazsınız.

                Yani öğretmeni bir memur gibi algılayamaz, değerlendiremez hatta yetiştiremezsiniz.

Alanıyla ilgili tam donanımlı, pedagojik formasyonu almış, aralıklarla hizmet içi eğitimlerle bilgi ve tecrübelerini yenilemiş sistemli bir eğitimci olarak görevini yapıyor hale getirmelisiniz. Öğretmenlerin maddi ve manevi olarak rahat yaşıyor, sadece görevine kilitleniyor olmasını sağlamamız başarıyı yüzde yüz olumlu etkileyecektir.

                Mesleğe yeni giren öğretmen önünde uzun yılların olduğunu biliyor ve her gün kendini alanıyla ilgili yeni bilgilerle besliyor olması gerek.

Öğretmenlik çok ama çok önemli bir meslektir.

                “Milletlerin kaderi ile öğretmenlerin kaderleri birbirine benzerdir.” cümlesini defalarca kullandım.

Mesleği sevmek. Dersi sevdirmek, öğretmeni ve öğrenciyi başarıya götüren tüm alt yapıyı hazırlamak eğitim-öğretimde önemli bir ayrıntıdır.

                Rehberlik ve denetim görevini yaptığım günlerde hemen hemen tüm okullarda bu tespiti yapmaya çalıştım. Müdür, öğretmen, memur, hizmetlilerle bilgi alışverişi yaptım. Öğrencilerle saatlerce birlikte oldum.

Görüşlerini aldım. Bilgi ve birikimlerimle bütünleştirip doğru olanı bulmaya çalıştım. Yüzlerce sayfa not tuttum. Kendi öğretmenlik yaptığım günlerle karşılaştırdım.

                Eğitim – öğretim ile ilgili yazılarımıza devam edeceğiz. Bazen kaynak vererek önemli ayırtıları ve uygulamaları yazacak, bazen de otuz altı yıllık bilgi ve birikimlerimizi paylaşacağız.

                2017-2018 Eğitim-Öğretim yılı tüm öğrencilere, öğretmenlere, velilere ve ülkemize hayırlı,  uğurlu olsun.