KADIN OLMAK

Kadınlar hakkında belki bir çok kişi yazı yazmıştır. Hatta bende yazı yazmaya başladığımda, üçüncü yazım kadın olmanın zorluklarıyla ilgiliydi. Toplum olarak her zaman kadın erkek ayrımı yapmaya çok meyilliyiz. Kadınların daha zayıf ve güçsüz, erkeklerin daha güçlü ve bütün olaylara hakim olduğu bilinci içinde yaşadığımız bir toplumdayız.  Amma velakin, kadın olmanın belki zor olduğu şu dönemlerde bir erkekten daha güçlü, azimli ve kararlı kadınları görmek ben ve benim gibi birçok hem cinsimi de mutlu ediyordur.  Genel olarak kadın olmanın zaman zaman zor olduğunu düşünerek ve bu zorlukların en çok neler olduğunu merak ederek kendimce makaleler okudum. Okuduğum, araştırdığım ve dikkatimi çeken bir çok zorluk vardı.  Amaç kıyaslama yapmak değil fakat karşılaşılan zorlukları bilip, daha bilinçli bireyler olmaktır.  Mesela bir çok kadının toplu taşıma araçlarında zorlandığı mutlaka bir anısı olmuştur. Bu zorluğu hiçbir erkek yaşamamıştır. Gerek haberlerde gerek çevremizden duyduklarımızla, bu konuda çok şikayetler olduğunu duyuyoruz. Başka bir konu ise töre cinayetleri… Maalesef bu cinayetlerin mağdurları yine kadınlar. Kadınlar; davranışları, seçimleri, giyimi, yaşam tarzı, arkadaş çevresi, iş hayatı ve yaşamak istedikleri hayatla ilgili çoğu zaman eleştiriye maruz kalabiliyor. Toplumumuzda kadınların hayatının düzenli ve kendini aşmayacak şekilde olması yönünde bir algı var.  Aksi takdirde hep eleştirilirler. Kimi zaman erkek yaparsa marifet, kadın yaparsa  "ahlaksız" olarak görülebilen durumlarla da karşılaşılabiliyor. Öte yandan yuvayı dişi kuş yapar ama evin reisi de her zaman erkek olarak görülür. Yuvayı dişi kuş yapıyorsa evin reisinin sadece erkek olması olası bir durum olmamalı. Yuvanın yapıcısı da reisi de saygı, sevgi anlayış içerisinde eşit sorumlulukları paylaşan evin bireyleridir. Bu gibi konularda erkek ya da kadın ayrımı yapmak yerine insanlar birey olarak görülmeli ve toplumdaki algı da bu yönde oluşturulmalı. Sadece yuva anlamında değil, yukarıda kadın ve erkeğe dair paylaştığım diğer toplumsal örneklerde olduğu gibi insanlar kadın ve erkek olma gibi cinsiyetçi bir ayrımla değil de birey olarak görülürse yaşanılan zorluklar bir nebze daha azaltılabilir. Oluşmuş algıları yıkmak zor olabilir evet ama ben yapmazsam onlar yapmazsa biz yapmazsak bu düzen böyle gelmiş böyle gider dersek evet, öyle gelir öyle gider. Ama bir farkındalık bir farkındalığı doğurur düsturuyla bir fitil ateşlenirse algılar da kendi kendini çürütebilir. Velhasıl kelam bu ülkede oluşturulan tabularla kadın olmanın zorluklarını her kadın yaşamıştır. Tabulardan arınmış, insanların kadın erkek değil de birey olarak görüldüğü bir toplumun hayatımızda olması dileğiyle…