FIRAT ÜNİVERSİTESİ BEDEN EĞİTİMİ YÜKSEKOKULU ÖĞRENCİSİ ÖMER ALBAYRAK İLE SÖYLEŞİ

FIRAT ÜNİVERSİTESİ BEDEN EĞİTİMİ YÜKSEKOKULU ÖĞRENCİSİ ÖMER ALBAYRAK:

“KİŞİSEL GELİŞİM İLE İNSAN İLETİŞİMİ GÜÇLENİR.

GENÇLER NE YAZIK Kİ BUNUN FARKINA VARAMIYORLAR”

 

SORU- Bize kısaca kendinizi tanıtır mısınız? Hangi okulları okudunuz ve nerelerde görev aldınız bugüne kadar?

Ö. ALBAYRAK – Merhaba, ben Ömer Albayrak. 1986 Elazığ doğumluyum. İlkokulu 3. sınıfın yarı dönemine kadar Elazığ İstiklal İlköğretim Okulu’nda, 3. sınıfın yarısından sonraki dönemi ise Elazığ Gazi Osman Paşa İlköğretim okulunda tamamladım. Ortaokulu Elazığ 100. Yıl Ortaokulunda, liseyi de Elazığ Gazi Lisesinde tamamlayarak bu sene Fırat Üniversitesi Beden Eğitimi bölümüne 6. sıradan yerleştim, ayrıca Anadolu Üniversitesi Kamu Yönetimi’nde de okumaktayım.

Bugüne kadar kendimize ait işyerleri dışında; Kredi Yurtlar kurumunda ve bazı şirketlerin muhasebe bölümüyle, teknik eleman alanında görev yaptım. Şu anda ise büyük bir alışveriş merkezinde tanıtım ve satış elemanı olarak görev yapmaktayım.

SORU- Neden Beden Eğitimi Bölümünü tercih ettiniz? Bu dalda nereye kadar gelmek istemektesiniz?

Ö. ALBAYRAK - Beden Eğitimi bölümünü tercih etmemin en büyük nedeni sporu sevmemdir. Sporu seven bir insan ancak sporu başkalarına sevdirebilir düşüncesiyle alanımda uzmanlaşmak ve iyi bir eğitmen olmak istiyorum. Aslında benim Beden Eğitimi alanından önce en çok yapmak istediğim meslek PDR (Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik) alanıydı, fakat bazı yanlış seçimler nedeniyle bu bölüm içimde bir ukde olarak kaldı. Ama yine de içimde PDR’nin kalp atışlarını hissediyorum ve kişisel gelişime çok önem vermekteyim. Biz sporcuların deyimiyle amatörce de olsa arkadaşlarıma, yakın çevreme ve benden yaşça küçük kardeşlerime rehberlik ve kişisel gelişim eğitimi vermekteyim, belli bir süre sonra bu amatör eğitimlerin meyvelerini toplamak ve bir şeylerin değiştiğini ve iyiye gittiğini görmek gurur verici bir tablo.

SORU- Bize ailenizden bahseder misiniz? Anne ve babanız ne iş yapar? Kardeşleriniz nerede okur, onların size olan destekleri neler?

Ö. ALBAYRAK- Babam Elazığlı ve Elazığ ilinin Kovancılar ilçesinde Esnaftır. Genç-Ay Saatçilik adı altında saat satış, tamir ve bakım işleriyle uğraşır. Annem ise 2-3 aylık azimle öğrendiği dikiş nakış çalışmasıyla ve harika el becerisiyle şimdi her geçen gün büyüyen ve işinde aranılan isim olan Genç-Ay Çeyiz adlı işyerini açtı. Annem ve Babam herkes tarafından sevilen, sayılan ve hoş sohbet sahibi insanlardır. Babam sürekli kendini geliştiren, çeşitli kitaplar okuyan ve tecrübe sahibi bir insandır. 4 kardeşiz, Ümit abim Anadolu Üniversitesi Kamu Yönetimi son sınıf öğrencisi ve Eczacı Teknisyenidir. Ayrıca Millenicom adlı sabit telefon hizmetleri şirketinin D.A Bölge temsilcisi ve Kazandiranpazar.com adlı alışveriş sitesinin kurucularındandır. Kişisel gelişime çok önem vermektedir. Mesut kardeşim Fırat Üniversitesi Otomotiv bölümü son sınıf öğrencisidir. En büyük özelliği kendi bölümü dışındaki her alanda girişimci olmasıdır. Ve evin en küçüğü ve en yaramazı olan Talha kardeşim Elazığ Endüstri Meslek Lisesi Motor Bölümü 2.sınıf öğrencisidir. Tam bir futbol hastasıdır, koyu Galatasaraylıdır. Ailemin bana her zaman desteği olmuştur. Büyük bir sabır örneği göstererek benim azmimin sonucunu beklemişlerdir ve bu bekleyiş mutlu sonlanmıştır.

SORU- Lise ve Üniversite arasında ne farklar gördünüz?

Ö. ALBAYRAK- Öncelikle Üniversite öğrencisi olmak herkes tarafından kabul görülen kendi ayakları üzerinde durabilen güçlü bireyler demektir. Hedefiniz belirlenmiştir ve o yolda emin adımlarla ilerlersiniz. Lise hayatın cilvesi, neşesidir, Üniversite ise hayatın ta kendisidir. Lise sınırları belirlenmiş alanda kısa ve bol hatalı paslaşmalar alanıdır. Üniversite ise çalışmaya başlamadan önce genç olduğunuz son demlerdir.

SORU- Kitap okumakta mısınız? Bunun ne faydalarını gördünüz?

Ö. ALBAYRAK- Tam bir kitap kurduyum. Kitap okumanın çok faydasını gördüm. Öncelikle bana okuma alışkanlığını kazandıran 100. Yıl Ortaokulundaki Türkçe hocam Figen ÖZTÜRK’e sonsuz teşekkürlerimi sunarım. Okuma alışkanlığı öncelikle kişinin kendisi için edinmesi lazım olan bir alışkanlık olmalıdır. Okuyarak düşünce ufkunuzu genişletebilir, kelime dağarcığınızı artırabilir ve en önemlisi kendinize olan güveninizi sağlamlaştırabilirsiniz. Okuma sayesinde daha kültürlü bireyler olursunuz. Hayata farklı pencerelerden bakmayı öğrenirsiniz. Okumak beyin jimnastiğidir. Okuyan insan daha bilgili ve sonuçta daha başarılı olur.

SORU-.Arkadaş seçiminde neye dikkat edersiniz? Bunun ne faydalarını gördünüz?

Ö.ALBAYRAK- Arkadaş seçiminde en önemli kriterler akıllı, iyi huylu olması, yalan söylememesi ve iyiye yönlendirebilecek bir kişiliğe sahip olmasıdır. Arkadaş insana anne ve babadan daha yakındır. Hayatta insanın en önemli seçimlerinden bir tanesi de arkadaş seçimidir. İyi arkadaş sizi iyiye, güzele, doğruya yönlendirir. Onunla soluduğunuz hava her zaman güzel ve tertemizdir. Kötü arkadaş zaten seçimlerin en kötüsüdür.

SORU- Sizin gençlerin çoğunun aksine tecrübelerden çok faydalandığınızı görmekteyiz. Gençler genelde yaşça büyüklerden faydalanmaz bunun sebebi ne?

Ö. ALBAYRAK- Büyükler hep nasihat ederler, Gençler de bu nasihatleri sadece dinleyip geçerler ve nasihat edene saygı duyarlar fakat önemsemezler. Tecrübe çok önemli bir kavramdır. Tecrübede bilgi vardır, acı vardır, gözyaşı vardır, en önemlisi pişmanlık ve keşkelerle örülü bir hayat vardır. Biz Gençlerin yapması gereken bu tecrübelerden faydalanmak ve aynı hatalara düşmemek olmalıdır. Fakat Gençler tam tersi bir durum içerisinde bulunarak yaşça büyüklerden faydalanmazlar, bu durum sıkıcı gelir onlara. Ama içlerinde öyle güzel Gençler vardır ki büyükleri dinlerler, saygı duyarlar, onların tecrübelerinden istifade ederler. Kısacası pırlanta gibi gençlerdir.

SORU- Kişisel gelişime çok önem vermenizin sebebi nedir? Bunun hayatınıza katkıları neler?

Ö. ALBAYRAK- Kişisel gelişim hayatın her alanında önemlidir. Kişi bazı özelliklere sahiptir, kişisel gelişimle bu özelliğini en üst seviyelere çıkarabilir. Kişisel gelişim sayesinde iletişim gücünüz artar, hayatınızda hep doğru yönleri bulursunuz. Yeni doğan bir bebeğin büyümesi gibi içinizdeki büyümelerin ve gelişmelerin farkına varır ve hayattan lezzet alırsınız.

SORU- Üniversitelerin gelişimi için neler önereceksiniz?

Ö.ALBAYRAK- Bir ülkenin kalbi üniversitelerdir, daha genel anlamda eğitimdir, eğitim kurumlarıdır. Bir insan eğer iyi bir eğitim almışsa vatanına milletine faydası olur, hep güzel işler yapar; ama eğitim almamışsa kendisine bile faydası olmaz. Kendisine faydası olmayanın hiçbir şeye faydası dokunmaz. Bu durumu olumlu yöne çevirmek de ancak eğitimin kalitesinin arttırılmasıyla, cahilliğin giderilmesiyle ve üniversitelerin, eğitim öğretim çatısı altındaki kurumların sayısının arttırılmasıyla mümkün olur.

Tüm gençler Üniversite eğitimi almak ister, bu ihtiyaç giderilmeli ve vatanını seven, ülkesine hizmet eden ve alanında uzman nitelikli bireyler yetiştirilmesi için üniversiteler önemsenmelidir.

SORU- Başka neler anlatacaksınız?

Ö.ALBAYRAK- Anlatacak o kadar çok şey var ki; Son olarak kendi yazdığım birkaç şiirimi sizlerle paylaşmak istiyorum.

KAPANIN PERDELER

 

Kapanın perdeler kapanın

Ta ki güzellikler ortaya çıkıncaya kadar

Karanlıklara gömün dünyayı

Ta ki çiçekler solana kadar

İster yansın ister yanmasın

Tek bir parça kalmasın

Sadece yansın

Ve can vermeye baksın.

 

Yürü yüreğim

Sakin suların çığlığında yürü

Ürkekçe atılan adımlara

Az biraz yürek kat

Cesareti fazla olsun…

 

Sevgi ve saygılar, teşekkürler.