8.ULUSLARARASI ÇANAKKALE ŞİİR AKŞAMLARI ÜZERİNE

8.ULUSLARARASI ÇANAKKALE ŞİİR AKŞAMLARI ÜZERİNE

Hasan AKAR

“Dedem koynunda yattıkça, benimsin ey güzel toprak,

Neler yapmış bu millet, en yakın tarihine bir sor, bak.

Yerim sensin, göğüm sensin, cihanım, cennetim hep sen,

Nasıl bir şanlı millet çıktı, gördüm canlı sinenden”

                                                           Süleyman Nazif

"Dedelerinden birini Sarıkamış’ta, diğerini Çanakkale’de kaybetmiş bir ailenin torunu olarak aşağıdaki yazımı aziz şehitlerimize ithaf ediyorum."

                Çanakkale Akademi Şiir Ailesi, Uluslararası Kültür ve Edebiyat Derneği’nin davetlisi olarak 20-21-22 Ekim 2017 tarihleri arasında düzenlenen “8.Uluslararası Çanakkale Şiir Akşamları” etkinliği için Türkiye Cumhuriyeti’nin ön sözünün yazıldığı şehitler diyarı Çanakkale’deyiz.

                Çanakkale’ye bu ikinci gelişimiz. Daha önce 1989 yılında Balıkesir Edremit’te MEB’ce düzenlenen bir eğitim semineri sırasında ailemle birlikte Çanakkale Şehitliği’ni ziyaret edebilme imkânı bulmuştuk.

                İlk gün Cuma namazında ülkemizin değişik yörelerinden gelen arkadaşlarla birlikte şehitlerimiz için mevlit okunan Necip Paşa Camii’ndeyiz.

                Aynı gün alınan randevu üzerine 15.45’de Çanakkale Belediye Başkanı Ülgür Gökhan, Belediye Meclis Salonunda bizleri kabul ediyor. Kültür-sanat ve yapılan etkinlikler üzerine aşure ve çay ikramıyla birlikte tanışma yapılıyor ve kayda değer konuşmalar yapıyoruz. Belediye Başkanı teşekkür konuşmasında, yapılacak etkinliklere daha fazla katkıda bulunma ve Çanakkale ile ilgili şiir yarışması açma, eser yayınlama sözü veriyor. Katılımcılara Çanakkale’yi tanıtan hediye çantalar takdim ediliyor. Biz de memleketimizden götürdüğümüz hediyelerle birlikte ülkemizin saygın dergilerinden KÜMBET Dergisini takdim ediyoruz.

                Akşam yemeği Çanakkale Polisevinde veriliyor. Bunu akşamın kızıllığında Güzel Sanatlar Lisesinin bahçesinde barış için gökyüzüne bırakılan güvercinlerin kanatlanışı izliyor. Diğer yandan da etkinliğin belki de en güzel yönlerinden birisi olduğuna inandığım "Sevgi ve kardeşlik bildirisi" basın mensuplarının huzurunda okunuyor .İşte o bildiriden önemli bir bölüm:

                "2018 yılına sayılı bir zamanın kaldığı şu günlerde bütün dünyaya sanatın, edebiyatın ve özellikle de edebi türlerin en naifi şiirin diliyle şairler ve âşıklar olarak büyük bir çağırı yapıyoruz. Gelin 2017 yılı acıların dindiği, mazlumların güldüğü, muhacirlerin ülkelerine döndüğü, annelerin evlatlarını kurşun ve bombalarla kaybetmediği, savaş ve çatışmaların son bulduğu bir yıl olsun”

                Sunulan bildirinin ardından halk âşıkları barış, sevgi ve kardeşlik adına kendi dağarcıklarından birer dörtlük okuyorlar.

                Gecenin sunumunu ülkemizin deneyimli sunucularından Zeynep Köşker Hanım yapıyor. Salon kültür ve sanata ilgi duyan insanlarla dolu. İldeki siyasi parti temsilcileri, gençlik örgütlerinin bir kısmı da salonda yer alıyorlar. Ne kadar güzel hiçbir siyasi parti ayırt ekmeksizin onların salonda bulunması.Darısı  bizim memleketin siyasilerine diyorum.

                Açılış konuşmaları Çanakkale Milletvekili Ayhan Gider , Çanakkale Akademi Şiir Ailesi  Başkanı Mustafa Berçin,Uluslararası Kültür ve Edebiyat Derneği Başkanı,Kültür ve Turizm Bakanlığı Müşaviri Uğur Kılıç ve İl Kültür ve Turizm Müdürü Kemal Dokuz tarafından yapılıyor. Gecenin onur konukları arasında Ukrayna  Taras  Şevçenko Kiyev Milli Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Dimitri  Cistyak da bulunuyor.

                Bu konuşmaları Prof. Dr. Mehmet İsmail (Azerbaycan), M. Ferit Yıldız(Kayseri), Yunus Kara (Düzce), Amani Duveidri (Suriye), Hasan Akar (Sivas), Yavuz Doğan (İstanbul), Uğur Kılıç (Ankara)  ve Kenan Yavuzarslan’ın  (Samsun) şiirlerini yorumlamaları izliyor. Şiirleri aşıkların sahne alması takip ediyor. Âşık Ayten Gülçınar (Sivas), Selahattin Kazanoğlu (Antalya), Âşık Muhsin Yaralı (Ağrı), Âşık Ahmet Rıza (Kerkük) sazlarını yürekleriyle bütünleştirerek dinleyicileri mest ediyorlar ve tekrar  bir şiir yağmuru başlıyor.

                Ali Celali (Güney Azerbaycan), Şehmus Çiçek (Diyarbakır), Ola Mansur (Mısır), Halit Yıldırım

(Çorum), Muhammet Quabiz (Hindistan), Mustafa Berçin (Çanakkale) birbirinden güzel şiirlerini dinleyicilerle paylaşıyorlar. Gece plaket töreni ile sona eriyor.

                İkinci gün sabah kahvaltısı için GESTAŞ’ın sponsorluğunda Genel Müdür Volkan Uslu’nun da bulunduğu  bir gemide Boğaz turundayız. Âşıklar gemideki bütün yolcuları sazlarıyla  ve en güzel nağmeleriyle Anadolu’nun en güzel ovalarına, dağlarına, tepelerine götürüyorlar. Gümüşhane’den Salih Özel Nebioğlu,Çanakkale’den Fikret Çelik ve küçük şaire Ceren Yavuz şiirleriyle bu  etkinliğe ayrı bir renk katıyorlar. Aramızda çok sayıda bayan katılımcı ile birlikte bazı gençlik toplulukları da var.

Öğleden sonra Çanakkale’nin 30.000 nüfusa ulaşan şirin ilçesi İstiklal Marşı Şairi M. Akif Ersoy’un babası Temiz Tahir Efendi’nin görevi nedeniyle ikamet ettiği, çocukluk günlerinin geçtiği Bayramiç’teyiz. Önce 29 Eylül 2017’de açılışı Başbakan Binali Yıldırım tarafından gerçekleştirilen Mehmet Akif Ersoy Evi ve Müzesi’ni geziyoruz.

                Burada da Bayramiç Belediyesi tarafından düzenlenen şiir ve halk âşıkları şöleni var. İlçenin uygun yerlerine ve bilbordlarına etkinliğin afişleri asılmış. Şiire ve halk âşıklarını dinlemeye hasret Bayramiç halkı salonu hıncahınç doldurmuş.

                Sunumu bu kez Gülümser Ölmez Hanım yapıyor. Çanakkale Şiir Akademisi Ailesi adına Mustafa Berçin, Bayramiç Kaymakamı Ramazan Kendüzler ve Bayramiç Belediye Başkanı Saadettin Arslan’ın selamlama konuşmalarından sonra sahne alan halk âşıkları katılımcılara atışmalar da yaparak enfes bir program sunuyorlar. Aramızdaki şairlerden Yunus Kara ve Kenan Yavuzarslan birer şiirini yorumluyorlar. Telaferli Ahmet Rıza’nın "Altın Hızma Mülayim" türküsü gündemde olan Kerkük’ten dolayı yeniden bir heyecan yaratırken dört aşığın birlikte seslendirdikleri Orhan Şaik Gökyay’ın “Bu vatan kimin?" Dilaver Cebeci’nin “Irmağının akışına ölürüm Türkiyem” şiiriyle birlikte Köroğlu’nun “Mert Dayanır Namert Kaçar” koçaklaması ve Kiziroğlu Mustafa Bey türküleri seyircilerin alkış yağmuruna tutuluyor.

                Akşam yemeğinde Belediye Başkanı Sadettin Arslan ve Belediye Başkan Yardımcısı Ahmet Mutlu ile beraberiz. Belediye Başkanı M.Akif’in nüfus cüzdanı ve bazı hatıralarına istinaden  Bayramiç’de  daha sonradan Şair Mehmet Akif Ersoy adı verilen sokakta, yeniden restore ettirdikleri evde doğduğunu iddia ediyor. Babası  Temiz Tahir Efendi’nin de Taşköprü Camiinde  imam olarak görevli olduğunu, Akif’in Kur’an-ı Kerim’i  burada öğrendiğini belirtiyor. Sohbetler ve ortaya konulan konular Bayramiç Belediyesinin gelecek yıldan itibaren Mehmet Akif Ersoy’la  ilgili kültür-sanat çalışmalarının daha ağırlıklı yapılacağını gösteriyor.

                Üçüncü gün programda Çanakkale Şehitliği kültür gezisi var. Rehberimiz Emekli Tarih Öğretmeni Metin Güven dağarcığındaki bilgileri bizimle gezerken paylaşmaya gayret ediyor. Yapımına 1944 yılında başlanıp halkın bağışları ile tamamlanan ve 21 Ağustos 1960'ta törenle açılan  Çanakkale  Şehitleri Abidesi’ne geldiğimizde milli heyecanlarımız  bir hayli artıyor. M. Akif’in , “Çanakkale Şehitlerine" şiirinde:

 “Sana dar gelmeyecek makberi kimler kazsın

Gel seni tarihe gömelim desem sığmazsın” 

mısralarını mırıldanarak üzerinde dolaştığımız toprakların her bir noktasında şehitlerimizin sonsuzluğa gülümseyişlerini içimizde hissederek dualarımızı göndermeye çalışıyoruz. Alçıtepe Köyünde verilen yemek ve çay molasında tarihin derinliklerine güzel bir sohbet yapıyoruz. Anzak koyunu gezerken  oraya dikilen kitabe dikkatimizi çekmişti . Bu sohbetin içinde  Gazi Mustafa Kemal’in ve silah arkadaşlarının başarılarının sırrı, müttefikimiz Alman komutanların ve 5.Ordu Komutanı Liman Von  Sanders’in  savaş içindeki tutumlarını tartışırken rehberimiz Metin Güven, Mustafa Kemal’in  Avustralya ve Yeni Zelanda’dan Çanakkale Savaşına katılıp kaybettikleri evlatlarını dünya çapında gösterilere başlaması üzerine  onların annelerine 1934 yılında  yazıp İçişleri Bakanı Şükrü Kaya vasıtasıyla tüm dünyaya duyurduğu  şu sözleri hatırlatıyor.

                “Bu memleketin toprakları üstünde kanlarını döken kahramanlar! Burada bir dost vatanın toprağındasınız. Huzur ve sükûn içinde uyuyunuz. Sizler Mehmetçiklerle yan yana, koyun koyunasınız. Uzak diyarlardan evlatlarını harbe gönderen analar, gözyaşlarını dindiriniz. Evlatlarınız bizim bağrımızdadır. Huzur içindedirler ve huzur içinde rahat uyuyacaklardır. Onlar, bu topraklarda canlarını verdikten sonra bizim evlatlarımız olmuşlardır.”

                Biliyoruz ki bu şehitlikleri manasıyla gezmek onların ruhlarını dindirmek ve onları anlamak için böyle saatlerle sınırlı geziler yeterli değil.

                Akşam  Morabbin Park,Truva Anıtı önünde Çanakkale Valiliği İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü Türk Sanat Müziği Korosu sanatçılarının ve halk âşıklarının konseri var.  Amfiyi program başlamadan sanatsever Çanakkale halkı doldurmuş durumda. Koro Şefi Mazhar Altınbaş’ın koordinesinde  büyük bestekârlarımızdan Selahattin Altınbaş’ın torunu Barış Altınbaş ve  solist Yusuf Sezgin repertuarlarından seçtikleri şarkılarla dinleyenleri mest ediyorlar. Sunumunu yine Gülümser Ölmez Hanımın yaptığı iki saatlik bu etkinlik göz doldurup  gönülleri hoş ederken gelecek yıl da bu tür gayretlerin  daha kapsamlı yapılacağına işaret ediyor.

                Ve her etkinliğin güzel başlayan bir buluşması ve hüzün veren bir veda programı var. Mustafa Berçin Bey ,herkesi tek tek  karşılayıp ağırladığı gibi tek tek de uğurluyor. Görüyoruz ki konakladığımız otelin salonunda ister istemez onun tatlı yorgunluğunun üstüne bir hüzün çöküyor. Dönerken  kültür-sanat adına bir şeyler verebilmenin mutluluğunu yaşıyoruz hepimiz.

 

                Teşekkürler, Çanakkale’de  yıllardır kültür ve sanat için çırpınan, yorgunluğunu saklamayı becererek bizlere hissettirmemeğe çalışan Kadim Dost Mustafa Berçin Bey, teşekkürler  programlarda emeği geçen bütün kurum ve kuruluşlar. Teşekkürler  GESTAŞ.Teşekkürler  bize yeni  dostlar, yeni umutlar kazandıran şehitler diyarı Çanakkale.