ATATÜRK’Ü GÖRÜYORUZ

ATATÜRK’Ü GÖRÜYORUZ

Son günlerde bir tanıtım filmi dönüyor Tv kanallarında: Bir çocuğun dedesine Atatürk’ü gördün mü? Sorusunu önce dedesi, sonra başkaları yanıtlıyor. Hepsi de görmüşler Atatürk’ü ama şahsen değil. Zaten şasen görmelerinin imkân da yok. Çünkü dede dâhil konuşanların hepsi Atatürk’ün vefatından sonra gelmişler dünyaya.

Öyleyse Atatürk’ü gördüm diyenler, O’nun eserlerinin, devrim ve fikirlerinin nasıl ete kemiğe büründüğünü, yani sonuçlarını, yani meyvelerini görmüşler. Örneğin:

Sınırları Lozan'da çizilmiş bir koca vatan,

Temiz yüzlü genç kız ve delikanlıların önce evlerinin tertemiz oturulacak, yaşanacak uygar bir görünüş kazanması için çalışmaları,

Başka bir genç kızın pilot olup uçak kullanması,

Bozkırın işlenip orman çiftliği yapılması,

Bir başka bozkır kentinin, Eskişehir’in parklı bahçeli, sahilli, plajlı kent haline getirilmesi ve

Askerin bakışlarındaki kendine güvenen çelikleşmiş iradedir ATATÜRK!

Petrolümüz, zenginlik kaynaklarımız olmamasına rağmen diğer Müslüman ülkelere göre bir yıldız gibi parlıyorsak Atatürk devrimleri sayesindendir. İlimde fende ilerleyişimiz, dışarıya beyin ihraç etmemiz, onun önerdiği öğretim birliği sayesindedir.

Hâsılı kelam: iyiye güzele ulaşmamız, her yerde ve her zaman başımız dik gezmemizdir Atatürk!

Ne mutlu fikir ve eserleriyle yaşayanlara! Ne mutlu iz bırakanlara! Ne mutlu Atatürk ve Atatürklere…

Mustafa Kemaller Tükenmez

(Halim YAĞCIOĞLU)

"Tükenir elbet,

Gökte yıldız, denizde kum tükenir.

Bu vatan, bu topraklar cömert,

Kutsal bir ateşim ki ben sönmez,

 

İnanın Mustafa Kemaller tükenmez