BİR FUAR BÖYLE GEÇTİ

Evliya Çelebi’nin “Alimler yatağı, şairler yurdu, fazıllar memleketi” olarak tarif ettiği Tokat’ımızda bir kitap fuarının olmaması, Tokat’ı seven bir yazar olarak anlayamadığımız ve zorumuza giden bir hadiseydi. Bunu her fırsatta, her ortamda dile getirdiğimiz zaman yerel yöneticilerimizin bu haklı taleplerimize olumlu bakmadıkları, bizlere de önyargılarla yaklaştıklarına bizi tanıyanlar şahit oluyorlardı. Ancak inandığımız ve Tokat’ımıza faydalı olacağına inandığımız şeyleri “el alem ne der” diye düşünmeden defalarca yazmaktan ve söylemekten bıkmayan bir insan olarak isteklerimizi senelerce her ortamda dile getirmekten usanmadık. Okumak Tokat halkına yakışıyor çünkü buna yürekten inanıyorum. Yeter ki yerel yöneticiler olarak halkımıza ve çocuklarımıza “kitap fuarı” gibi imkanları sağlayalım.

Evliya Çelebi’nin dediği gibi dedelerimize layık torunlar olarak, şairlerimiz alimlerimiz, fazıllarımız bu kitap fuarına koşarak, kitapları olanlar kitaplarıyla, söylenecek sözü olanlar da fikir ve düşünceleri ile kitap fuarına renk ve neşe kattılar. “Tokat’ta fuar olmaz, olsa da öteki fuarlar gibi renkli olmaz” diyenler böylece mahcup oldular. Bunda Tokat haklının “kitap seven tutumu” milyon kere milyar kere alkışı ve “maşallah”ı hak ediyor. “Oku” emrine böylesine sarılan ve “kaleme and olsun” diyen emre sıkı sarılan yazarlarımıza sahip çıkan Tokat’ta gelecek nesiller yerel yöneticilerimize ve onlara kitap alıp hediye eden yakınlarına dualar ederek anacaklar. Yazar komşusuna, akrabasına sahip çıkmayanlar da çocukları tarafından bile unutulup gidecekler.

Pek çok fuarda zarar eden yayıncılar Tokat’ta fuara olan ilgi ile mutlu ve memnun olurken “Bugüne kadar neden fuar yapılmamış?” sorusunu da sormadan edemediler. Zaten senelerdir istiyorlar ve “Tokat’a fuar yakışır” diyorlardı yayıncı dostlarımız. Fuar boyunca da bizleri bıkıp usanmadan bu fuarı istememizden dolayı tebrik ettiler. “İlerde daha güzel olacak” dediler.

Tokatlı yazarlara stant verilerek onların okuru ile buluşması fuarın ana teması idi zaten. Tokatlı yazarlar da yıllardır özlenen birlik ve beraberliği de bu fuarla yaşamış oldular. Yalnız başarıyı da satılan kitap sayısı ile ölçmeyi de pek doğru bulmam. Kitap satılsın yazar emeğinin karşılığını alsın ama en çok da okunsun. Gençler yazılan ana fikri anlayarak hayatına yön versin. Manevi başarı her şeyin üstesinde olan bir şeydir. “Kürk Mantolu Madonna” yazıldığı zaman ilgi görmese de 70 sene sonra gençler okuyarak “best seller” kitap yaptılar. 70 sene önce yayınlanan ve o zaman çok satan kitapların çoğu ise unutuldu. İşte başarı budur. Sayılara, rakamlara boğulmadan “kitaplarımızla nasıl faydalı oluruzu” düşünmek lazım. Hatır gönül için, yazarının gözüne girmek için, imzalı kitap alan ama okumayan insanların çok olduğunu görmek de gerçekten üzücü.

350 bine yakın genç ve yaşlı Tokatlının 9 gün boyunca fuarı gezmesi, Belediye’nin öğretmenlere hediye çeki hediye etmesi, Milli Eğitim Müdürlüğünün ilçelerden bile öğrencileri fuara getirmesi, yazarların okullarda öğrenciler ile buluşmasının sağlanması, ünlü yazarların hem imza günü yaparak hem de söyleşilerde bulunarak Tokat halkı ile buluşması hem de yerel basının 9 gün boyunca haber sıkıntısı çekmemesine vesile oldu. Bence ünlü yazarların yanında hayat mücadelesinde her zaman önde olan engelli olmasına rağmen kitaplar yayınlayan ve gençlere  örnek olan, çok okuyarak gelişen yazarları da sıklıkla liselerde ve Üniversitede gençlerle buluşturmak da gençlerin kitap okuma sevgisine etki edecektir. Yıl boyunca bu yapılabilir yerel yazarlarımızla…

Gönül isterdi ki, ilçe belediye ve kaymakamlıkları da fuarda stant açarak çalışmalarını, yayınlarını halkımız ile buluşturarak “Tokat sadece merkezden ibaret değil, ilçeler olarak Tokat’ta biz de varız” mesajını verebilseydiler. Niksar Belediyesi çıkardığı kitapla bunu bir nebze başarmıştı. Tebrik ederim. Gerçekten de etkili bir çalışma oldu.

Tokatlı bazı yazarlarımızın davet edilmemesi (unutularak veya Tokatlı olduğu bilinmeyen) fuarın eksi yönleri olarak görüyoruz. Fuara davet edilecek isimlerin titizlikle tespit edilmesi olası kırgınlık ve dargınlıklar ile alınganlıkları önleyecektir muhakkak.

Gönül isterdi ki bu fuarda aslen Tokatlı olan şair Mehmet Tüter, Yazar İbrahim Ünsal Uçar, Ahmet Günbay Yıldız, Hüseyin Razi... Köksal Güneş, Erhan Gök, Cevdet Aykan... gibi Tokatlı olan ve Tokat’ta bir süre yaşamış olan yazarlarımız da hemşerilerimizle buluşsunlar. Gelecek senelerde yapılacak bu fuarlarda bunu da göreceğiz inşallah.

Fuarı düzenleyen kurumlardan biri olan Belediye gerçekten tüm elemanları ile fuarın güzel olmasına çaba harcadı. Küçük bloknotların yanında Tokatlı tanınan şahsiyetlerin, yazarların fotoğraf ve özgeçmişleri olan kitap ayraçları da dağıtılsa daha güzel olacaktı. Yerel yazarların imza günü, isim listesi de ünlü yazarların isimleri ile beraber kitapçıkta yer alsın. Bunlar da seneye yapılacak olan fuarda giderilir diye umuyoruz. Bu “yerel yazarlarımızı ünlü yazarlarımızdan ayırmayız” mesajı vermesi bakımından faydalı olacaktı.

Milli Eğitim Müdürlüğünün de yazarları okullara götürmek için çabasını takdirle karşıladık. Gerçekten de öğrenciler kitap fuarına bir bayrama ve şenliğe gider gibi gittiler. İlçelerden gelmek isteyen çok öğrenci olmasına rağmen okullarından izin alamadıkları veya okullarının ve milli eğitim müdürlüğünün, belediyenin servis temin edememesi dolayısı pek çok öğrencinin de çok istemesine rağmen fuara gelemediğini de öğrendik. Bunlar da fuarın eksi yönleriydi. Özellikle köy okullarından öğrencilerin fuara getirilmesi daha etkili olurdu. Belki de köylerde gençlerin çoğu Tokat merkezini bile görmediler. Bu açıdan ilk defa Tokat merkezini bir kitap fuarı vesilesi ile görmek pek çok köylü çocuğunun hayatında silinmez ve olumlu izler bırakacaktı. Bu da onların okumak ve kitap sevgisine çok olumlu etki bırakacaktı.

Fuarın Gaziosmanpaşa Üniversitesi vize sınavları dönemine rastlaması dolayısı ile öğrencilerin çoğunun fuarı ziyaret edememesi de eksi yönleri. Ama Üniversite hocalarının fuarda okur ve yazar olarak yer alması ve öğrencileri ile imza günlerinde ve söyleşilerde bulunması ve şu an Tokat’ta olmayan hocalarını Tokat’ta imza günlerinde yalnız bırakmamaları takdire şayandı. Ama fuardan önce başka illerden gelen Üniversite öğrencileri gazetelerde “Fuar istiyoruz” haklı istekleri ile fuarın yapılması için isteklerde bulunmaları ile fuarın olması için katkıda bulundular. Böylece kitap fuarı Üniversite hayatlarında tatlı bir hatıra olarak hatırlanacak ilerde.” Tokat kitabı ve yazarı seven il imajı kalacak kendilerinde.

           Fuarda üniversite öğrencilerinin veya yeni mezunların da görev alarak halkla ilişkilerini ve iletişimlerini geliştirmeleri ve yazarlar ile sohbet ederek farkındalık oluşturmaları onlara hayatta artı değerler katacak. Biz şahsen stantlarda görev alan Üniversite öğrencileri ile tanışmaktan sohbet etmekten büyük memnuniyet duyduk. Yazarlar ile Üniversitelilerin kaynaşmasının sene boyunca Üniversite kampüsünde devam etmesi, öğrencilere hayat tecrübeleri katacaktır. Güzel konuşan ve yazan yazarların Üniversitemizde öğrencilerle buluşturulmasını çok önemsiyorum. Çok faydalı olduğuna da inanıyorum. Zaten fırsat buldukça çarşıda otobüslerde seyahatlerde tanıştığımız üniversitelilerle sohbet etmek bize mutluluk veriyor. Zaten her aydın ve yazar tecrübelerini gençler ile paylaşmak ister çoğu zaman. Her usta bir çırak yetiştirmek ister. Gençler de yazarlarla tanışınca onlarla sohbet etmek bilgilerinden faydalanmaya baksınlar.

Bu arada haddinden fazla çocuk kitabı yayınlanmaya başladı. Hemen her yazar çocuk kitabı yazmaya koyuldu. Ama öğretmenler ve aileler bu kitapları kontrol ederek çocuklarına zararlı ve saçma şeyler aşılamaya bakan kitapları çocuklarına okutmamaya bakmalılar. Örf ve adetlerimiz ve milli değerlerimiz ile örtüşmeyen kitaplar çocuklarımıza zarar verir. Çocuklarımıza daha çok insanları seven onlara yardım eden kahramanların olduğu kitaplar armağan etmeli ki çocuklarımızda o kahramanlar kadar çalışarak kahraman insanlar olmaya baksınlar. Herkesin yazdığı güzel olmaz ancak yaşadığını yazan insanlar çocuklarımıza etkili olur.

Okumayan anne ve babanın, okumayan öğretmenin çocuğunun ya da öğrencisinin kitap okumasını beklemesi abesle iştigaldir. Bu yüzden en güzel nasihat güzel davranıştır derim.

Ben “o yazarı seviyorum” deyip de kitabını alıp okumamak, çocuklarına hediye etmemek “Param yok” mazeretine sığınmak en büyük yalandır. Bu yalan da çocuklarımızı olumsuz etkiler. Bu konuda anne ve babalar söz söylerken dikkat etmeliler. 5 veya 10 tl tasarruf edeceğim diye çocuklarının gözünde yalancı durumuna düşmemek isteyen anne ve babalar buna dikkat etmeliler. Seven insan yazarın kitabını sadece kendine almaz, çocuklarına ve torunlarına da alarak çevresine hediye eder.

Her yazarı değil özellikle güzel konuşan okumakla geliştiğini anlatan yazarları okullarda öğrenciler ile buluşturmanın önemli olduğuna inanıyorum. Okullara konuşmaya gittiğimiz zaman gençlerin “duymadığınız halde nasıl bu kadar düzgün konuşabiliyorsunuz?” diye hayretle sorması karşısında gururla “ben de eskiden özgüven yoktu ve güzel konuşmayı da bu kadar yapamazdım ama çok okuyarak ve okuduklarımızı uygulayarak bu hale geldim” diye gururla cevap vermem üzerine gençlerin “biz de kitap okuyalım” demesi bunun ispatı. Okuyanı  sevmek, okuyan ve yazan insanı  sevmek aslında çocuklarımıza güzel gelecek hazırlamak ve onları da sevmektir.

Dinlediklerini ve okuduklarını unutan bir toplum olarak, derim ki, bu fuarda imzalı olarak aldığımız kitapları okuyalım mutlaka. Okuyalım hatırlayalım ki gelişelim. Kitapları kitaplıklarımızda süs olarak değil, oturma odası büfelerinin aksesuarı olarak değil okuyup bilgilendiğimiz kitaplar olsun. “Fırsat bulursak okuruz” değil, her zamanı fırsat bilerek okumalıyız. Hayat fırsatlarla dolu. Boş sözlerden ve işlerden uzak kalarak okumaya zaman ayırmalıyız. Okumak ibadettir. Okumak aşktır. İmzalı olsun imzalı olmasın para vererek aldıklarımızın içindeki bilgileri de alalım mutlaka.

Günümüzde yaşadığımız olumsuzlukların çoğu bilgisizlikten ve insanlardan faydalanmak yerine onları küçümseyerek veya alay etmekten kaynaklanıyor. Kitap bu yüzden önemli ve bunun önemini anlayanlar da zaten okuyarak gelişip başkalarının da hayranlıklarını kazanıyorlar.

 

Gelecek fuarda buluşmak üzere. Bu fuarın organizesinde çok çaba harcayan Belediye Başkanımız Eyüp beye,  Milli Eğitim Müdürü ve Yardımcılarına, Kent Konseyi Başkanı ve tüm görevlilerine, Rektörümüze, gerçekten samimiyetle milyonlarca teşekkürlerimi sunuyorum. Tokat’a layık bir fuar yaptınız ve yıllarca bu fuar konuşulacak, hayırla anılacaksınız.