İnsan gibi…


Bir yazar için OKUR kıymetlidir. Hele bir de geri bildirimde bulunan bir OKUR ise yazarı daima diri tutar. Nitekim bir yazar için geri bildirim demek, yazdığınızın bir karşılık bulmasıdır.

            Sağ olsun, kıymetli bir OKURUM var. “KADIN OLMAK” üzerine yazmışken, bir geri bildirimde bulundu. Kıymetli okurum Altuğ Çağatay’ın geri bildirimini paylaşayım önce…

            “Kadın mı? Kız mı? Bayan mı? Hangisi? Kadın kendine ne denilmesini münasip görüyor? Peki bu jargon isteklerini yöneltenlerin toplumdaki rolleri ve konumları nedir? Bu kadar basit gibi görünen lakin içi dopdolu olan bu jargonların sahiplerine dikkat edilirse eğer son hava bükücü gibi son toplumsal bükücüleri görmüş olacağız. Kadınların hayattaki rollerine ilişkin görüşlerimiz aslında çok yüzeysel olduğunu düşünüyorum. Aslına bakıldığında büyük bir girdaba da bahar havasına da neden olabilecek kudrettedir kadın. Yaşamın idare şekline neden olandır kadın. Erkeği manyak edip her türlü kadın zorbalığına neden olandır kadın. Annedir çünkü ve anneliğini yaparken kız çocuğuna toplumsal bakışı en başta biçip her türlü handikap ve sınırlama çizerken erkek çocuğuna tüm özgürlükleri sunandır kadın. Bu tarz sıkıntılı durumlara yaklaşırken yetiştirme usulünün ne olduğu ve geliş şeklinin nedenini araştırmak gerekir. Evet tarihi erkekler yazar lakin bu yazarlık da kullanılan divitin mürekkebi kadındır. Örnek verelim, Genç Osman'ın ölümü. Şehzade Mustafa'nın ölümü, Atatürk'ün 2 kez kalp krizi geçirmesi hatta Cristof Kolomb'un Amerika’yı keşfi hepsi kadının eseri. Bunlardan en trajikomik olanını bizden dışarıda olanını açıklayayım diğerlerini okur merak edip araştırsın::)

            Cristof Kolomb Hindistan’ı keşfedebilmek için dönemin İspanya, Portekiz kraliçelerinden destek ister ama istediği desteği alamaz. Cristof durumu çözebilmek için iki kraliçenin arasındaki kadınsal hasedi kullanıp tüm destekleri alır ve yanlışlıkla Amerika’yı keşfeder.

            Şunu unutmayalım bizi doğuran anneler toplumsal ayrıştırmayı önce kendi evinde durdururlarsa bu çifte standart bakışını sona erdirirse o zaman töre cinayetleri de bu saçma sapan darp olayları da son bulacağına inanıyorum. Erkek çocuğunu kız gibi mi yetiştirelim yani diyenleri duyar gibiyim. Hayır 'INSAN GİBİ' yetiştirin lütfen!”

            Evet… Altuğ hocanın sözleri üzerine yazacak bir cümlem olacaksa, “İnsan gibi yaşamak ve insan gibi yaşamaya katkı sunmak hepimizin arzusu olmalı.” diye yazmak isterim.

 

            Teşekkürler Altuğ Çağatay…