Şiir Gönüllü Öğretmenler

Şiir Gönüllü Öğretmenler

Mustafa Uçurum

Okumak, yazmak,  hayatının her anını kitaplarla donatmak bu garip çağda tarifi imkânsız hallerdendir. Bu kavramlara yabancı olanlara çok uzak bir dünyadır kitapların arasında yaşamak. Fakat bir de kitapları baş tacı yapmışsa bir kişi, onun hayatı kitaplarla kurulu bir masal dünyasıdır.

Geçen hafta Öğretmenler Günü programlarının içinde yer alan bir şiir dinletisi gerçekleştirdik. Şiire gönül vermiş on yürek, şiir olup kanatlandı adeta.

İlk şiir programımı 1996 yılında yapmıştım. Sivas’ta öğrenciydik ve öğrencilerin şiir programını Yavuz Bülent Bakiler de onurlandırmıştı. Daha sonra birçok ilde katıldığım şiir programları oldu. Şiirler okuduk, şair dostlarla şiirlerden kurulu gönüller yaptık.

Tokat’ta ilk şiir programımı 1998 yılında yapmıştım. Gaziosmanpaşa Lisesi Konferans Salonu’ndaki bu programı yine aynı salonda birbirinden değerli şairlerin katılımı ile gerçekleştirdiğimiz programlar izledi.

Dur durak dinlemeden şiirlerin kalbine dokunmaya devam ettik. Şiir ruhumuzun şifası oldu. Yaşadığımız şehirde şiirin yüzünü ağartacak programlara ilk günkü heyecanla sımsıkı sarıldık.

Geçen hafta yaptığımız Öğretmenimin Yüreğinden Şiir Dinletisi programında insana umut veren sesler yankılandı salonda. Eski şiirlerini okuyan öğretmenlerimizin yanında bu program için yazdığı şiiri okuyan öğretmenlerimiz de şiirleriyle yer aldı programda.

Hayatını şiire, edebiyata adamış biri olarak gönül rahatlığı ile söylüyorum ki insan isteyince öyle güzellikler ortaya çıkıyormuş ki biz buna şahit olduk.

Değerli öğretmenlerimiz; Bünyamin Gürbüz, Esma Dereli Dal, Duran Turhan ve Keziban Özcan bu program için kaleme aldıkları şiirlerini okudular. Hepsinin şiiri de birbirinden değerliydi.

Programda şiir okuyan Ali Bal, Yunus Yılmaz, Şakir Şahin, Kumrugül Türkmen Akın, Merve Alemdar Sessiz öğretmenlerimiz de okudukları şiirler ile programı keyifli bir dinleti haline getirdiler. Ben de günün anlamına uygun düşen “Açılış Töreni” adlı şiirimi paylaştım dinleyicilerle. Bir şeyi gönülden isteyince ortaya böyle güzelliklerin çıkması da emeklerin boşa gitmediğini gösterdi. Programın mimarı Ali Bal hocamı da gönülden kutluyorum.

Anadolu’nun hamuru şiirle yoğrulmuştur. Hem de yüzyıllar boyunca. Şiir bizim en hassas noktamız.

Burada Keziban Özcan Hocama özel bir paragraf açmak istiyorum.

“Hep hazandır benim adım” diye başlıyor Keziban Özcan Hocam’ın şiiri. Daha ilk dizeden kuşatıyor şiir dinleyenleri.

Şiirin ilk dizesi Allah’tandır, gerisi şairin şiir birikiminin eseridir. Ben buna inananlardanım. Keziban Hocam da şiire güçlü bir giriş yapmış. Şiirin devamı da aynı ruhu yansıtıyor.

“Bazen sevgiyle bazen hüzünle hatırlarım / Aslında her iki zamanda gülümserim / Çünkü bitmez benim anılarım”

Keziban Hocam Tokatlı değil ama enerjisini yaşadığı şehir için harcayan kitap dostu bir öğretmen. Çalışmalarını uzun zamandır sürdürse de son birkaç yıldır Tokat’ta kitap okumak dendiği zaman akla ilk gelen isimlerden. Milli Eğitim Müdürlüğümüzün yürüttüğü Okullu Okulsuz Okuyoruz Yazıyoruz projesinin her anında onu görmek mümkün. Mesafe tanımaz bir enerji ile yapıyor bütün işlerini. Konu kitapsa, okumaksa, okuma gruplarıysa onun hızına yetişmek istiyorsanız biraz daha hızlı olmanız şart.

Tokat Kitap Günleri’nde de evinden çok fuar alanındaydı dersem abartmış olmam.

Kitapların dünyasından süzülerek bir şiir sundu bizlere Keziban Hoca. Sanki bütün yorgunluğunu dizelere dökmüş gibiydi.

“Ben bayrağım, marşım ülkemde / Yarınım gönüllerde / Adım Batman’da Şenay Aybüke / Necmettin’dir Tunceli’de” diyerek Anadolu’yu kucaklayan bir yüreklilikle bitiriyor şiirini Keziban Hoca; bir kitabın kapağını kapatıp yeni kitaplara yelken açarak.

Tokat okuyan şehir. Daha da okuyacak. 7’den 70’e herkesin elinden kitap düşmeyecek. Bu şehirde buna inanan şiir yürekli o kadar çok insan var ki.

Valimiz, Belediye Başkanımız, Milli Eğitim Müdürümüz Levent Yazıcı Hocamız var, hem Milli Eğitim Müdür Yardımcısı olarak hem de Kent Konseyi Başkanı olarak Abdullah Gürbüz Hocamız var, Milli Eğitim Müdürlüğü’nün tüm çalışanları ve Keziban Hoca var, okuluna elinde kitapla giren idareciler var. Bu güzelliklere vesile olanları cân-ı gönülden kutluyorum. Yolumuz ve kitaplarımızın kapağı daima açık olsun.

 

Kitaplarla bezenmiş daha birçok güzellik var şehre anlam katacak. Çünkü hepimiz “Okullu Okulsuz Okuyoruz Yazıyoruz” ve buna gönülden inanıyoruz.