YARATILIŞ VESİLESİ

Bu gece Mevlid Kandili…

Peygamberler Serdarı Efendimiz Muhammed Mustafa’nın (sav) doğumunun seneyi devriyesi.

            Zaman denen sonsuzluğun içinde bir damla bile olmayan insan ömrünün belki de en güzel yanı, ya da  onu bütün varlıklardan değerli kılan yanı ebedi güzelliklerle haşır neşir olmasıdır. Bizi biz yapan, insana insanca yaşamayı, hakkı, hukuku, Yaratanın sırrını ayet ve hadislerle açıklayarak huzur ve mutluluğa kavuşmamızı sağlayan Efendimizi anmak, onun hayatını bir kez daha gözden geçirebilmek herhalde bizler için gönül okşayıcı bir hal olsa gerek. Hâl, diyorum çünkü “Hâl” uhrevi mânâda tasavvufi bir deyimdir. Aşığın maşukuna kavuşması, hasrettin vuslata dönüşmesi demektir.  Her gece rüyasında O’nu görüp, O’nunla hâllenen birinin halinden daha hoş, daha güzel şu fani dünyada ne olabilir, bilmiyorum. Bildiğim tek şey, Yüce Rabbimizin O’nu, yani Peygamber Efendimiz Hz Muhammed Mustafa’yı (sav) dünyaya bir rahmet vesilesi olarak göndermesidir. Hatta içinde yaşadığımız zamanın, mekânın, var olan bütün varlıkların yaratılış sebebinin Efendimiz Resulullah olmasıdır.

            “Biz seni âlemlere ancak rahmet olarak gönderdik”(Enbiya Suresi, 21:107) Buradaki âlem kelimesi kâinat anlamına geldiği gibi yaratılmış olan bütün varlıklar anlamına da gelmektedir. Fatiha suresinde Yüce Allah, kendisini “Âlemlerin Rabbi” olarak tanıtıyor. Buradaki âlemden kasıt; geçmiş gelecek, olmuş olacak, yaratılmış yaratılacak, görünen görünmeyen, dünya ve âhiret, mülk melekût, insan cin kısaca akıl terazisinin yeteceği her şeyi içersine almaktadır. Yüce Allah, âlemlerin Rabbi, Peygamber Efendimiz de, rahmet vesilesidir. Yani Allah, âlemlere rahmeti O’nun sayesinde göndermiştir. Rahmet kelimesi Kur’ân’da çok geniş bir anlama tekabül eder. Allah lafzından sonra Rahman ve Rahim isimlerinin tecellisidir.

            Kur’ân’da “ rahmet”, maddi ve manevi bütün nimetlerin ortak ifadesidir. Yağmur bir rahmettir. Güneş bir rahmettir. Su bir rahmettir. Toprak bir rahmettir. Hava bir rahmettir. Bunlardan herhangi bi birinin yokluğunda hayat denen vasfın sürdürülmesi bahis konusu mudur? Hayır.

            Kur’ân da bir rahmettir. Hâşâ Kur’ân yeryüzünden kalksa ne olur? Dünya ayakta kalır mı? Kalmaz!... Çünkü Kur’ân kâinattın ruhudur. Peygamberimizin nuru da kâinatın hayatı ve şuurudur.

            Abdullah bin Cabir, Peygamber Efendimize “ Ya Resulallah! Allah’ın her şeyden önce yarattığı şey nedir? “ diye sorması üzerine, Peygamber Efendimiz (a.s.m) şu cevabı verdi: “ Allah her şeyden önece kendi nrundan, peygamber Efendimizin nurunu yarattı. Nur, Allah’ın kudretiyle dilediği gibi gezerdi. O zaman ne Levh, ne Kalem, ne Cennet, ne Cehennem, ne arz, ne sema, ne güneş, ne insan ne de cin vardı.”(Kastalânî, el-Mevâhubü’l-Ledünniye, 1:7)

            Bu da demektir ki, Peygamber Efendimiz (s.a.v) kâinat ağacının hem çekirdeği, hem nurlu bir meyvesi, hem de yaratılış sebebidir.

            “KÂİNATIN YARATILIŞ SEBEBİ RESULULLAH EFENDİMİZİN VİLADETİ HEPİMİZ İÇİN MÜBAREK OLSUN” diye kandil mesajı atmıştım. Bazıları, bu ifadenin haddi aştığını söylediler. Bu sebeple konuyu daha geniş olarak açıklamak istedim.

            Mevlid Kandiliniz Mübarek Olsun!...

MEHMET EMİN ULU