İçimizdeki Hainler ve Amerika

İçimizdeki Hainler ve Amerika

Kanıma dokunuyor bazı …şakların hareketleri ve beyinsizlerin yaptıkları.

"İçimizdeki beyinsizler yüzünden bizleri helak etme Allah'ım" 

Devletimiz dört bir taraftan kuşatılıyor, İslam âlemi talan ediliyor, yedi düvel bize her cephede savaş açmış; bizim yerli zannettiğimiz yabancılar onların ateşine körük çekiyor, yaktıkları ateşe benzin taşıyorlar.

Bir paylaşımımda “Biliyor muydunuz? İngilizler, Fransızlar, Yunanlılar, Ermeniler... Anadolu’yu terk ederken ülkemizde unuttukları insanlar var!” demiştim.

Bu insanlar rüşvet bahanesi ile Amerikan yargısının Ülkemizi yargılarken zil takıp oynuyorlar. Cumhurbaşkanını devirmek için II. Abdülhamit’e yapılanları, düşmanla elbirliği yaparak aynen yapmaya çalışıyorlar. Bunlar hangi Milletin artıkları? Anlamakta güçlük çekiyorum.

Gazi Mustafa Kemal Atatürk Cumhuriyeti ilan etti, iktidarların seçimle gelip seçimle gideceği rejimi kurdu. Başbakanlar, cumhurbaşkanları seçimle gelip seçimle giderler. Beğensek de beğenmesek de Cumhurbaşkanı bu ülkenin cumhurbaşkanıdır ve ona devam veya tamam diyecek bu milletin hür iradesidir. Kim ki bu ülkeyi parçalamaya Cumhurbaşkanından başlamış ise onlar o tuzaklarında boğulacak ve kim de bu projenin taşöreni olmaya çalışırsa onlar da aynı akıbetin yolcusu olacaktır. Çünkü o makam millidir ve seçilmiş olan da meşrudur.

Amerika’nın bize savaş açtığı resmen kanıtlanmış, Amerika’nın planları deşifre olmuştur. “Büyük Ortadoğu projesi” Türkiye’yi de içine aldığı için önüne “büyük” kelimesini ilave etmişler, asrın projesi olarak devreye sokmuşlar. Türkiye’nin içinde olmadığı proje büyük olamaz. Türkiye içinde olmasaydı proje “Ortadoğu Projesi” olurdu. Nitekim 4000 tır’lık silahlar başka bir ülkenin sınırlarına yerleştirilmemiş. Şimdi bazıları “bunun eş başkanı sayın cumhurbaşkanı değil miydi” diye soracaklar. Velev ki doğru olsun. Bu saatte bunu sormanın zamanı değil. Yoksa sarı öküzden(!) mi başlamak istiyorsunuz?

Amerika’yı sınırımıza getiren hükümet imiş, Suriye’nin karışmasının nedeni hükümetmiş, Arap baharını hükümetin beceriksizliği başlatmış… Diyelim ki hükümet başlattı. Hala odunumun parası mı diyeceğiz. Bu söylemlerin hiç biri samimice söylemler, dürüstçe söylemler değil; düşmana koz veren iç barışı dinamitleyen, mezhep kavgalarına zemin hazırlayan art niyetli söylemlerdir. Milli siyaset yapma sevdası olmayanlar hem siyasetten nemalanır hem de düşmanların içimizdeki ajanlığını yaparlar. Bu ortamda milletin onlara söyleyecek sözü” gölge etmeyin, başka ihsan istemiyoruz sizden”, “Biz yürüyoruz, önümüzden çekilin” şeklinde olmalı.

“Balık hafızalı kafa” diye bir tabir var o güzelim Türkçemizde. Balıkla ilgili bir de, “balık baştan kokar” diye de bir sözümüz vardır. Balık memleketinden olmayanlar bunu bilmezler. Birileri deniz kıyısından olmadığı için ve balığı da pek yemediği için kafası basmıyor, liderlik yaptığını zannettiği kesimi yalanlarına alet ediyor. Hem seçmen kitlesine hem de vatana ihanet ediyor.

Balık hafızalı demek “kolay unutan” demektir, bilirsiniz. Bir de bilerek unutanlar vardır. Eğer insana ve insanlara faydalı olayım düşüncesiyle bilinçli bir unutma varsa sonu hayırdır ve karşılığında sevap vardır. Şayet şahsi menfaati, partisinin menfaati, olayları saptırmak için unutuyor ise burada hainlik vardır.

40 yaş altı pek hatırlamaz, “36. Paralel, çekiç güç” olayını. Bir zamanlar Kuzey Irak’ta 36. Paralel, Çekiç Güç vardı. Kimdi bunlar? Unutuldu mu? Ne için gelmişti bu çekiç güç? Temmuz 1991 tarihinde kurulan ve güya Saddam Hüseyin'in olası saldırılarına karşı Kuzey Irak Kürtlerine güvence sağlamak ve "Huzur Operasyonları” yapmak için kurulmuş bir emperyalist güç. Bu günler planlanarak gelmedi mi?

Bir haber: “Saddam döneminde Irak’ta 36. paralelin kuzeyinde Çekiç Güç kapsamında denetleme görevi yapan ABD’ye ait uçak ve helikopterlerin PKK’ya yardım malzemesi attığı ve istihbarat desteği verdiği belirlendi ve ABD ilgililerine de anlatıldı”. Devamı getirilebildi mi? Hayır.

PKK Amerika tarafından çekiç güç kontrolünde kurulmadı mı? Amerika’nın suçlayıp astığı Saddam bunları bilmiyor muydu? Ya gücü yetmedi, ya Amerika ile işbirliği yaptı ya da Amerika’ya karşı planları vardı, takiyye yaptı!

Şimdi şöyle bir soru sorabiliriz:

Amerika’yı burnumuzun dibine getiren Kenan Evren mi? Demirel mi? Özal mı? Erbakan mı? Ecevit mi? Mesut Yılmaz mı? Tansu Hanım mı? Yoksa Tayyip Erdoğan mı? Mezarlarından çıkarıp soralım! Diyelim sorduk ve suçluyu bulduk. Amerika geri mi gidecek?

Beyler, Amerika’yı buraya getiren Amerika’nın haydutluğu, İsrail’in vaat edilmiş topraklar hedefi, bizim de güçsüzlüğümüzdür. Bizim devletimize sahip çıkmayışımızdır. Gavur gavurluğunu yaparken biz ne yaptık, ne yapıyoruz?

Amerika gibi ülkeler 100 yıllık plan yapar ve bu planı uygular. Amerika İslam dünyasının yeniden parçalanacağı planını yapmış, Müslümanların zimmetindeki petrolü ele geçirmeyi kafasına koymuş, ülkemizi parçalamayı planlamış ve bu plan doğrultusunda Kuzey Irak’a çekiç güç bahanesiyle girmiş. Bunu da küçük şeytan İsrail’le birlikte yapıyor. Zira Kudüs’ü başkent yapma girişimi neleri planladıklarının ve bu planın kaç asırlık bir plan olduğunu ortaya koymaktadır. Burada, bugüne kadar bütün iktidarları ya zorla ya da kandırarak kullanılmış. Ama çok ama az. Çekiç güç aleyhinde konuşan, çekiç gücün süresini uzatmayan hiçbir hükümet görmedim. O halde biz şimdi kirli çamaşırlarla mı uğraşacağız?

İnsanlar içgüdüleriyle hareket etmezler. Aklını, tarihini, vicdanını, ilmi ve bilimi harmanlayarak harekete geçerler. Ama bazıları içgüdülerini kullananlar kadar da olamıyorlar! Aslanlar alemi izleyenler bilir. Onları kodlayan yaratıcı, yazılımlarına, sürünün en zayıfına saldırmalarını kodlamış. Onlar da en zayıfı eledikten sonra bir sonraki gün kalanların en zayıfına saldırır. E beyinsiz herifler. Amerika aynısını yapmıyor mu? Afganistan, Irak, Libya, Suriye… Türkiye. Bu Amerika’nın devlet politikasıdır. Puştu muştu, zencisi beyazı, karısı erkeği, kim seçildiyse bu kutsal davadan(!) vazgeçmediler. İktidarda Erdoğan olmasaydı saldırmayacaklar mıydı? Ayrıca diğerlerine saldırırken bizim içimizdeki müttefikleri de ayarladılar. 

Bizdeki salaklar, hala anlayamayacak mısınız? Ey hainler anlamak istemiyorsanız iktirin gidin. Vatan hainlerine altı şehit dolu, tüm bitki ve gıda maddelerinde şehit kanı olan bu vatan toprakları haramdır. Bu millet bu ülkeye her zaman sahip çıkmıştır, çıkacak da. Pislikleri dökecek çok körfezimiz var!

Eğer cesaret edebilirlerse 4000 tır’lık silahların namluları Anadolu’ya doğrultulacaklar. DAEŞ bahane, Türkiye’ye saldırmak şahane! Ancak, eğer her bir vatandaş birer milis güç haline gelmezse, iç barış sağlanmazsa, kardeş olunmazsa bu yangını söndüremeyiz. Bu zor zamanda herkes Devlet Bahçeli’yi örnek almalı. 15 Temmuz’dan sonraki duruşu tam bir milli duruştur. Bütün memleket sevdalılarını, Anadolu’dan başka kuş tanımam(!) diyenleri bu duruşa davet ediyorum.

Haydi, saflarımızı sıklaştıralım!

İsmet YALÇINKAYA

Aralık 2017