ANILARDAN - ALINTILAR

ANILARDAN - ALINTILAR

                Bu kez kendi duygu ve düşüncelerimiz yazmaktan ziyade, okuduğumuzda yüreklerimizi titretecek, vicdan muhasebelerimizi tetikleyecek, yitirilen insani değerlerin yeniden yeşertilmesi için ellerimizin toplum olarak o taşın altına girmesini gerektirecek eski notlarım arasındaki anılardan derlediğim alıntıları sizlerle paylaşmak istedim.

                Bencilliğin, çıkar kavgalarının, zulmün, acımasızlığın kol gezdiği, paylaşımcılığın "Ben merkezine" çekildiği zaman diliminde umarım bu alıntılar vicdanların, derinlerindeki sesi olarak gün yüzüne yayılır. Anımsar. Ve dersler çıkarır.

                Geçtiğimiz yıllarda vahşice katledilen Özgecan kızımız vardı. Hayatının baharında bir sapkının kurbanı olmuştu. O günlerde yüreği acılarla kavrulan babası insanlığa ders verircesine bir açıklama yapmıştı.

                "Dünyanın barışa, sevgiye, kardeşliğe ihtiyacı var. Bu memlekette ikilik olmasın. Suçlular cezasını çeksinler ama zulmedilmesin. Gözlerimiz körleşiyor. Kulaklarımız sağırlaşıyor. Herkes kalbindeki sesleri çok iyi dinlesin…!" diyordu hıçkırıklara boğularak..

                Acılı bir babanın gözyaşlarıyla karışan bu sözleri o günlere damga vurmuştu. Barışın, bilgeliğin, irfanın, sükunet ve feragatin, zarafet ve nezaketin; kesmek, biçmek yok etmek, yakmak, yıkmak, talan etmek ve çalmak gibi çirkinliklere karşı üstünlüğünün haykırıldığı bir feryattı bu babanın sözleri.

                Lakin o günleri çabuk unuttuk mu ne.. Belki de unutmak zorundaydık. Zira insanoğlunun fıtri özelliklerinden çok şeyler kaybettiğinin de resimleriydi bunlar.

                Mevlana'nın oğlu Sultan Veled'in söylemiyle "İdris suretindeki iblisler" yeryüzündeki insani güzellikleri talan ederek can yakıyorlar ki bunlar, Adem ile Havva'dan bu yana hep varlardı. Bugün de var, yarın da olacaklardır.

                İnsanoğlu etten ve kemiktendir. Ona hayat veren yüce yaratan akıl ve fikir güzelliğini sunarken birçok özellikleri de insanın doğasına araç olarak yüklemiş kullanma şeklini ona bırakmıştır.

                Bunlardan bir tanesidir bencillik. O bencillik ki paylaşımcılıktan öte insanın doğasında hep vardır. Her zaman da kıpır kıpırdır. Fırsat bulduğu anda zamanın, mekanın sosyo-politik girdabında kontrolsüz bir güç haline gelerek büyük acılara, yanlışlıklara, çaresizliklere davetiye çıkarır. Böyle olunca da o ülkede insanlar ötekileştirilerek, etik değerlerden uzaklaşan bir toplum oluşur ve adiliyet biter.

                İşte bir anekdot daha… "O, vefa Sultanisi'nde (lise) okuyordu. Her şeyi bırakıp Çanakkale savaşlarına katılmıştı. Daha sonra köy enstitülerini kurmuş, eğitimde devrim yapmıştı. Mevlana'nın fikirlerine büyük saygı duymuş, aklıyla batıda, gönlüyle doğuda yaşayan düşünce adamıydı. O, cumhuriyet tarihinin tartışmasız en başarılı Milli Eğitim Bakanı Ali Yücel idi..

                Fırsat eşitliği söz konusu olduğunda memleket evlatları arasında hiçbir ayrım yapmadığını, bu uğurda canı gibi sevdiği oğlunu bile tanımadığını belgeleyen çarpıcı bir özelliğini biliyor muyduk. Şöyle ki;

                Bakanın oğlu CAN ve arkadaşı GAZİ, Ankara Atatürk Lisesini başarıyla bitirip yurt dışında öğrenim yapmalarını sağlayacak devlet bursunu kazanırlar.

                Ancak Bakan Yücel, yanlış anlamaya yol açmamak "torpille gittiler" dedirtmemek için her ikisine de bu devlet bursunu kullandırmaz. Gençler kendi imkanlarını zorlayarak CAN İngiltere'ye, GAZİ ise İsviçre'ye giderler. Ve okur, yıllar sonra dönerler.

                Biri büyük şair CAN YÜCEL olur. Diğeri ise tüm dünyada insan beyninin haritasını çizen "Beynin Piri Reis'i" olarak ünlenen beyin cerrahı GAZİ YAŞARGİL'dir." Diye bitiyor yazı.

                Ve sonuç olarak diyorum ki; ülkeleri ayakta tutan, milletleriyle beraber geleceğe taşıyan kutsal ve ulusal değerler vardır. Bunlardan en ufak bir ödün vermek tarihe ve tarihi yazıp yaratanlara ihanet değil de nedir?

                İşte bizleri bu günlere taşıyan, uğrunda nice canların yitip gittiği cumhuriyet böylesine eşitlikçi, paylaşımcı ve yüce insanlık anlayışıyla kurulup yükselmiştir.

                Bu güzelliği yüreğinde yaşatan insanlarla bu anekdotları paylaşmanın rahatlığıyla esen kalın diyorum.