Sen de Kafadan Engellisin! -3. Bölüm- Engelli ve Eğitimi

Sen de Kafadan Engellisin! -3. Bölüm-

 

Engelli ve Eğitimi

 

Beş dakika sonra dönünce Hüseyin’in “Engelleri Aşanlar” kitabındaki Mitat Enç ve Gültekin Yazgan ile alakalı bölümlerini okuyarak tamamladığını ve beni beklediğini görerek sordum:

“Önce Mitat Enç’in nasıl bir öğrenme azmi olduğunu anlat” dedim.

“Görme engelli olunca engelli olmasını kabullenerek hemen Braille alfabesi öğrenmiş ve eğitimine devam etmek için hareket geçmiş, eğitimine katkı sağlayacak olan herkesten faydalanmış. Kendisi ile ilgilenmeyen veya zorluk çıkaranları bırakarak hemen kendisine yardım edenlerle daha çok irtibat kurarak öğrenebileceğinin en azamisini öğrenmiş. Sonrasında da akademik Kariyer yaparak konuyla alakalı dernek kurup, kendisi gibi engelli olan Gültekin Yazgan ile el ele kendileri gibi engelli olanlara destek olmuşlar. Gerekirse yurt dışından kaynaklar getirerek Braille alfabesi ile çalışmışlar.  Yabancı dilin önemini kavrayarak yabancı dili öğrenmek için çaba harcamışlar ve kendilerine engel olmak isteyenlere asla kırılmadan kendilerine destek olanlara bakmışlar. Bu konuda kütüphane kurmuşlar. Yani çok gayret etmişler. “Zor” ya da “yoğunum” falan da dememişler.

“Yani öğrenmek isteyen bu iki güzide insana evren tüm kapılarını açarak torpil yapmış öyle mi?”

“Aynen öyle Orhan Ağabey, senin bana torpil yaptığın gibi onlara da evren ve evrenin onların hizmetine sunduğu insanlar torpil yapmış. Burada evren değil de Yaratan Allah diyelim. Yani gayretli olana Allah her yerden yardımcı yolluyor”

“Aynen Hüseyin kardeşim. Allah sana da nice torpiller yollayacak inşallah sen yeter ki bu okuduğun engellilerin hayatını anla, yaşa. Öğrenmeye devam et.”

“Bugün de öğreniyoruz ya Orhan Ağabey, bu park, bu insanlar ve siz bize öğreten her nesne bize okul. Öğrenmek isteyene Allah tüm dünyayı hizmetçi olarak yollamış. Gayretim daha da artarak öğrenmeye devam edeceğim. Sizin verdiğiniz kitaplıklarda bana güzel bir kitaplık olacak” dedi.

“Umarım bu Engelleri Aşanlar”ın hayatlarını özel eğitim öğretmenleri ve engelli yakını olan herkes okuyarak yanlışlarını düzelterek öğrenecekleri şeyleri de öğrenerek engelli yakınlarını da bilinçlendirerek hayatlarını etkili öğrenerek kolaylaştırmalarına vesile olurlar” dedim.

Saatime baktım. Hüseyin’e ayırdığım zaman dolmak üzereydi. Bir iş arkadaşımla buluşarak onun bir özel sorununa çare bulmaya bakacaktık.

Biraz düşündükten sonra:

“Engelliler engelli olmayanlardan daha çok çaba harcayarak, onların bir kere okuduklarını engelliler defalarca okuyup anlamaya gayret ederek anlasınlar ve asla vazgeçmesinler. Mitat Enç ve Gültekin Yazgan gibi kendisine tepeden bakanlardan uzaklaşarak kendilerini gerçekten seven insanlarla daha sık görüşsünler, olumsuz konuşan insanlara kulak asmasınlar. Biz izin vermezsek kimse de olumsuz tutumlarını ve sözlerini bize empoze edemez. İstisnalar hariç kimse bizim öğrenmemizi de engelleyemez. Biz istemedikçe de kimse bize güzel şeyleri de öğretemez. Bunun üzerine iyi düşün ve notlar çıkar Hüseyin hayat bize gülümsüyor. Biz de ona daha güzel gülümseme ile cevap verelim de mutlu olalım”

Daha sonra notlarıma ve planlarıma baktım.

“Hüseyin gelecek sefer konumuz da  “Engellilerin işe girmesi” konusunu konuşalım. Engellilerin iş bulması konusunda aileler eğitim kurumları neler yapabilmeli ve engellilerin üretken olması için neler yapılabilir bunu konuşalım. Bakalım engellilerin işe girmesi mi zor yoksa engelliler kendilerini işe mi hazırlamıyor, eğitim de olduğu gibi  “işe girmek zor “ mu diyorlar.”

Daha sonra sustum. Çantamdan kitaplar çıkaracaktım. Kişisel Gelişim kitabı olarak” Savaşçı” kitabını çıkardım. Doğan Cüceloğlu’nun. Öğretmenlikten bıkan bir öğretmen ile meslek sevgisi üzerine, ona meslek sevgisini aşılayan bir kitaptı. Ben birkaç defa okumuş beğenmiş ve çevreme de tavsiye etmiştim.  Hüseyin okumamış okuyacağını söyledi.

Engelli konusunda ise Ayhan Bahçeli’nin Topal Öyküler ile Halis Kuralay’ın “Kör Öyküler”, Turan Yalçın’ın “Sağır Öyküler” kitaplarını hediye ettim. Bu hikayeler içinde engellilerin işe girmesi bir kör, bir sağır ve bir topalın hayat hikayelerinden okuman sana  farkındalık aşılayacak” dedim.

“Hüseyin kitapları sevinçle alarak “ bu kitaplar bana hayatımı kolaylaştıracak farkındalıklar katacak mutlaka. Hem ben hem arkadaşlarım hem de  ailemle severek okuyacağım,  öyle umut ediyorum ki, bu  kitaplar çok kişinin de hayatına dokunacak” dedi.

“Kitap alacak param” yok bahanesine sığınarak  sigaraya ve boş şeylere para harcayanlara inat okumayı sevenlere  kitaplar hediye etmek bana büyük mutluluk veriyordu. “En güzel  hediye, ‘oku’ emrini pekiştirecek  kitaptı .Hem  bu dünya hem  öbür dünya saadetini kazandıracak, hem  de başkalarının hayatına dokunacak güzellikler. Bunu  bilmeyen ve  laf olsun diye  “ ben de  kitap hediye ederim” diye karşısındakini kandırmaya çalışanlara   kimse inanmıyordu. Yalanı söyleyenler bile…

Kitapları sevinçle çantasına koyan  Hüseyin “Ağabey siz bana dünya hazineleri kazandırıyorsunuz. Başkaları gençleri sohbete davet ederek sadece  sohbet ediyorlar, siz ise hem   kitap hediye ederek   görüş ufkumu genişletiyorsunuz hem de   ana daha  çok düşünme fırsatı veriyorsunuz  “ Söz uçar yazı kalır” sözünü  adeta bana aşılıyorsunuz. Sohbetiniz de samimi olduğundan unutulmuyor. Siz sadece dini  sohbet  yapmıyorsunuz hem   bu maddi hem manevi yaşantımızı zenginleştirecek şeyler anlatıyorsunuz  manevi  yaşantımızı   zenginleştiriyorsunuz.” Dedi.

Manevi yaşamın sadece dini yaşantı olmadığını ve karşılıksız her iyiliğin bir manevi yaşam olduğunu anlattım. “

İyilikleri Allah rızası için yapmanın öneminden bahsettim.  İnsanlar samimiyetle  yazılan yazıları ve  samimiyetle söylenen yazıları er ya da geç de olsa  kabulleniyorlar Hüseyin, bizde iyi niyetle bize yaklaşanların değerini senin bizim değerimizi bildiğin gibi bilirsek hayat bize her zaman  bugün birbirimize güldüğümüz ve mutlu olduğumuz gibi gülümser ve  bize torpil yapmaya devam eder.

Sizde bu  yazıları dikkate okuyarak  düşünerek evrenden (Allah’tan) torpilinizi isteyin yani dua ederek. Kendi kendinizi eğitin   bunu ihmal etmeyin engellilere bakışınızı bira z olumlu olarak değiştirin. Bakın hayat daha güzel gelecek size.

BİTTİ