KIRK KIZLAR

KIRK KIZLAR

 

“Yaşayan Kırk Kızlar” kitabının yazarı Ayla Bağ, çıkarmış olduğu kitabını geçen günlerde imzalayıp hediye etmişti.  Kitabı okumaya başladım ama henüz tamamlamadım. Bu kitabın hazırlanma aşamasını ilk duyanlardandım ben de. Ayla Hanım kitap henüz çıkmadan, gazetemize ziyarete geldiğinde kitap hakkında bilgi vermişti. Kırk tane hayat hikayesi olacak ve herkes belki de sır gibi sakladığı bazı hikayesini gün yüzüne çıkaracaktı. Ayla Hanım, kitabın ilk sayfalarında ‘’Bu gerçek yaşam hikayeleri üzerinden üreten, çalışkan, sanatçı, şair, bilge kadın, mucize, üvey annelik makamı, şehit annesi, ahde vefa, affetmek, cömertlik, adalet, sevgi, azim, dik duruş gösteren örnek tavırlarıyla bulunduğu yere direk olan kadınların öncü olduklarını, hayallerini doğrultusunda engel tanımadıklarını gördüm. Dünya üzerinde insanlar bir direktir bu direkler üzerinde sevgiye ait bir not vardır ’’ diye not düşmüştü. Kitabı okurken bazı notlar çıkardım, her insanın kendini bulabileceği satırlarla karşılaştım. Hatta duygusal anlar yaşadım kimi satırlarda... Kimi satırlarda da şükrettim Allah’a… Hani beterin beteri var derler ya… Ders çıkardım bazı hayatlardan, öğütler aldım. Hayat insanlara maalesef ki her zaman eşit davranmıyor. Kimi zaman inişler yaşıyorsak, elbet bunun bir çıkışı olduğunu da düşünmeliyiz. Sabır, azim ve mücadelenin her şeyin üstesinden gelebileceğini, karamsarlığa kapılmanın hiçbir zaman fayda sağlamadığını elbette biliyoruz. Amma velakin insanız işte, sabrımızı tüketebiliyoruz zaman zaman.

Bu güzel hayat hikayeleriyle bizleri buluşturduğu için, kadınların gücünü kaleme alıp, azmin, mücadelenin ve sabrın sonunda aşılmayacak hiçbir engelin olmadığını, birebir yaşamış hayat hikayeleriyle sunduğu için Ayla Hanım’ı tebrik ediyorum.

 

Kaleminize yüreğinize sağlık…