Şöyle bir geriye baktığımda…

Şöyle bir geriye baktığımda…

 

Günler haftaları, haftalar ayları derken bir yılın daha sonuna doğru geliyoruz. Şöyle bir dönüp geriye baktığımda bıraktığı izlerin mutluluk verici olduğunu görüyorum.

            “Gazeteciliğin yazar kadrosunda olmanın getirdiği sorumlulukla ilk yazımızı hazırlamanın telaşı vardı. Neyle ilgili, hangi konularda yazacağımızı belirlemek, gündemi takip etmek, şehir, bölge ve ülke ve hatta gün gelip Dünya gündemine dair fikirlerimi paylaşmak ayrı bir heyecan olacak.” Diyerek çıktığım yolda neler yazmışım neler… Bilhassa ilk yazım üzerine gelen yorumlar, gelecek için moral kaynağı olmuş, güç bulmuştum. “Peki ikinci yazı da konu ne olacak? Gezdiğin gördüğün yerler mi? Yoksa moda mı? Gündem terör, gündem şehitler, gündem gözü yaşlı analar, gündem tabuta sarılmış babasız kalan evlatlar… Bunları da yazacak mısın? gibi sorularla da karşılaştım… Bu soruların cevabı inanın bende de yok. Haydi Bismillah deyip başladık. İlerleyen zamanlarda hep birlikte göreceğiz inşallah…” deyip devam etmiştim.

            Elbet mutlu günlerin ve anların yanı sıra acı günler de yaşadık. Gündemde terör de oldu, şehidimiz de geldi…

            Dün ilimize gelen Emniyet Genel Müdürü’nün eşi vesilesiyle ilimiz protokolündeki eşler, bir kadın, eş, anne olmanın getirdiği hissiyatla şehit ailelerimizle, gazilerimizle acıları paylaştılar, hatıraları yad ettiler.

            Tokat’ımızda gerek yönetimde gerekse gelecek için vizyon belirlenmesinde kadın elinin değmesi, nezaket ve estetikten yana fikirlerin alınması bizleri ziyadesiyle mutlu kılar.

            Siyasete dair fazlaca yazmadığım aşikâr. Önceki gün yeni yönetimini açıklayan bir siyasi partinin yönetimlerde yüzde 25 kadın üye kontenjanına vurgu yapması dikkat çekiciydi. Gönlümüz ister ki daha fazlası olsun…

 

            Türkiye’mizin Dünya’da, ilimizin ise Türkiye’de güçlü, üretken olabilmesi adına erkek de olsa, kadın da olsa, gönlünde iline, ülkesine hizmet aşkı yatan her kesime Allah kolaylık versin. Kalın sağlıcakla…