OYUN SALONU

Mehmet Şahin “Hocam bir günde şu öğretmen evi idaresinin oyun salonu olarak öğretmenlere uygun gördükleri bodrumun uygunsuzluğundan bahsetseniz ne güzel olur.”

                Sevgili Mehmet Hoca, işaret ettiğiniz konuda kimler yazıp konuşmadı ki…

                Bir zamanlar ilimizden milletvekili seçilen Ankara’dan çok Tokat’ta görülen hatta öğretmenevinin süit odasına postunu atan bir gazeteci vardı. Öğretmenevlerinden sorumlu olduğunu söylerlerdi. Ona kimler rica etmedi ki, “Öğretmen kumar oynamaz. Onlara şimdiki yeri bile çok!”sözleriyle her ricayı geri çevirdiği söylenirdi.

                Sevgili dostum, eski milletvekili Ergun Dağcıoğlu’nun bizzat bodruma inip oyun salonunu inceledikten sonra “Burada oturulmaz da oyun da oynanmaz. İlk fırsatta gündemime alıp yetkililerle konuşacağım” dediğini anımsıyorum.

                Bu konuda milli eğitim müdürlerine mi, valilere, iktidar ve muhalif milletvekillerine mi gidilmedi? Sonuç, sıfıra sıfır, elde var sıfır.

                Hatta şu andaki müdürümüz Orhan Gökçe, kameriyelerin yerine havadar bir oyun salonu yaptırmaya kalktı da yıktırmak zorunda kalıp, yerine şimdiki kameriyeleri yaptırmıştı. Yapımına başlanan oyun salonunun bir bayanın şikâyeti üzerine yıktırıldığı söylenmişti…

                Sevgili hocam, bu kadar üst düzey girişimlerle çözülemeyen konu, bir emekli öğretmenin yazısıyla mı çözülecek?

 

                Yeni tanıştık. Hatırın kalmasın. Etkili olacağını sanmıyorum ama hatırın için göle maya çalmak hesabı, bir de ben yazayım bakalım. Yazması bizden takdiri ve gereği yetkililerden “Ustamın adı Hıdır, elimden gelen budur” diyor, sevgiler sunuyorum…