BİR GÜN OLUR DA…

BİR GÜN OLUR DA…

 

Hepimizin gönlünde gün yüzü görmemiş, dile gelmemiş hayallerimiz vardır. Günler, haftalar bir bir geçip giderken ne zaman olacağına yönelik bir ‘belirsizlik’ sardı mı içimizi, hayallerimizin olabileceğinden yana bir tereddüde düştük mü, hayallerimizin de üzerimizde bir ağırlık oluşturduğunu biliriz.

            Hayatın içinde onca yükle yüz yüzü iken bir de hayalimizin yükünün altında kalmanın zorluğu da vardır. Gönlünüzden geçen o güzellikleri silmeye, ‘OLMAZ’ demeye gönlünüz razı gelmez. Aklımızla gönlümüz arasında bir çekişme başlar. Aslında aklımızın da yattığı ve ‘OLABİLİR’ diye rıza gösterdiği bir hayal iken, zamanın şartlarıyla birlikte gerçekliğin doğurduğu sonuçlar bu kez aklımızı çelip, ‘OLMAZ’ noktasına vardırınca işin sonucuna dair karar vermek de ikilemli olabiliyor.

            Bir gün olur da, OLUR ya da OLMAZ diye karar verirsem, yeni hayaller kurmamızın önüne engel olsun istemem. Hayallerimiz olsa da olmasa da yeniden hayal kurmak, “o halde çayı koy! Yeniden başlıyoruz” demek, bu zor hayatta ayakta kalabilmenin de motive edici yönü olsa gerek.

 

            Hayalsiz olmayacağı gibi, hayallerimizin de hakkımızın hayırlısı ise olması dileğiyle, kalın sağlıcakla.