Zeytin Dalı Harekâtı ve 15 Temmuz Şehitleri

20 Ocak 2018’de Ordumuzun başlattığı “Zeytin Dalı Harekatı”, 8. gününde. Harekâtla ilgili gelen son dakika bilgilerine göre, 16 bölge teröristlerden temizlendi, 214 hedef vuruldu, 343 terörist etkisiz hale getirildi. Askerler ile ÖSO birliklerinin yoğun yağış ve sise rağmen Afrin'e ilerleyişi sürüyor, Türkiye sınırı ile Afrin arasındaki birçok köyde ise kontrolün sağlandığı bildirildi. Öte yandan teröristlerden temizlenen köylerine dönen vatandaşlar "Duyduk ki Türkiye gelmiş, ben de Türkiye'nin yeğeniyim, çok sevindim, hemen evime döndüm" dedi. (Basından)

                Bu operasyon şu anda bir haftalık bir operasyondur. Neticelerini şimdiden kestirmek mümkün değildir. Ancak eskisinden daha hayırlı olacağı muhakkaktır. “İnsanlık için savaşan” bir ordunun mağlup olması mümkün değildir. O halde emperyalist emeli olmayan ve mazisinde leke bulunmayan, Mehmetçiklerden oluşan bu ordu her yönüyle galip gelecektir. Emperyalistler mağlup olacak, on bin kilometre öteden gelen akbabalar; kartallar gelince tıpış tıpış geldikleri yere geri gidecekler.

                Kenetlenmiş bir millet, kabuğunu kırmak isteyen bir millet, inancı tam bir ordu, arkasında maddi destek ve duaların olduğu Mehmetçikler bu operasyonu, dünyanın canlı yayınla izleyeceği bir zafere dönüştürecektir. Allah yardımcıları olsun.

                Afrin, Halep iline bağlı bir ilçe. 3 bin 900 kilometrekare yüzölçümüne sahip bir ilçe. Bu küçücük bölgede sivil öldürmemeyi önceleyen bir ordunun operasyon yapması iğneyle kuyu kazmaktan daha zordur. Bu güne kadar ÖSO ve TSK bir tane sivil öldürmedi. Öyle bir harekât ki yaklaşık 4 bin kilometrekarelik dar bir alan içinde 72 uçakla aynı anda düşman hedefleri vuruluyor ve sivillere zarar gelmiyor! Dünyada bu operasyonu bu temizlikte yapacak başka bir ordu yok! Bu; iman ister, tecrübe ister, hazırlık ister.

                Afrin operasyonunda kullanılan silahların çok büyük oranının milli ve yerli üretim olması, operasyonun bir başka güzel yönü. Milli silahlarımızın olmamasının nelere mal olduğunu Kıbrıs Barış Harekâtında gördük. ABD “size üç gün süre”, bu süre bitince harekâtı durdurun deyince, Kıbrıs harekâtını bitirmek zorunda kalmıştık. Şimdi de aynısını söylüyor. Hem zaman hem de bölge olarak sınırlandırmak istiyor bizi. Harp sanayimiz milli olunca, “hadi oradan” diyebiliyoruz artık! Milli sanayi damarlarımızdaki kan gibidir, ithal kan bize uymaz!

                2 yıl boyunca ABD ve avanelerini de arkasına alarak Türk Ordusu'na kanlı bir karşılama yapmak için hazırlık yapan teröristlere dünyayı şaşırtan bir darbe indiriliyor. Örgüte ait sığınak, barınak ve silah mevzisi olarak kullanılan yerler tarumar ediliyor. Ordumuzun 1,5 yıl içinde bu duruma geleceğine kimse inanamazdı. Böylesi kanlı bir operasyonda bir tek sivilin burnu kanamamış. Bunu becerecek tek orduyuz, emsalimiz yok kardeşim!

1,5 yıl önceyi bir hayal edelim.

                Parçalanmış, temelde de ikiye ayrılmış bir millet. FETÖ’nün ayrıştırdığı, manüple ettiği bir millet ve siyaset.

Ordumuz, kendi içinde hainler ve vatanseverler diye ikiye ayrılmış bir ordu. Mehmetçik ve  Conilerden oluşan karma bir ordu. Tek vücut halinde savaşması imkânsız bir ordu haline getirilmişti. Bir buçuk yıl önce kendi içindeki hainlerin yaptığı darbe nedeniyle çok büyük bir yara almış, kolay kolay toparlanamayacağı düşünülen bir ordu. Ama Millet galip geldi ve milli ordusundan hainleri tek tek ayıkladı.

                Ordu FETÖ’cü subaylardan arındırılmasaydı İdlip operasyonu yapılabilir miydi? Bugün dünya tarihinde benzeri görülmemiş bir operasyon olan “zeytindalı operasyonu” yapılabilir miydi? Sivilleri koruyan, onları doyuran, giydiren, muayene eden ve teröristleri imha eden bir operasyon! “Mazluma şefkat ve zalime tokat” şeklinde iki ayaklı bir operasyonu 1,5 yılda yapar hale geldi bu ordu.

                Evet, Afrin operasyonunu 15 Temmuz şehitlerine borçludur bu ülke. Zeytin dalı operasyonunu bu millet 15 Temmuz’da başlatmıştır. Halk, 15 Temmuzda sadece FETÖ’cülere karşı sahaya inmedi; aynı zamanda tüm millet düşmanlarına karşı da sahaya indi. Evet, milletimiz darbeyi önlemeseydi bu gün Türk Ordusu olur muydu, bu operasyonları yapabilir miydi? Başta Ömer Halisdemir olmak üzere 249 şehit ve binlerce gazimizin emeği var, Zeytindalı Operasyonunda. Allah mekânlarını cennet eylesin.

“Kontrollü darbeyi(!)” kontrolden çıkarmasaydı bu millet, bu günlerde neler yaşayacağımızı düşünebiliyor mu bazı geri zekâlılar! 

Kahrolası beyinsizler ve hainler, hala 15 Temmuz’u sulandırmaya çalışacak mısınız? Hala  ‘kontrollü darbe’ diyecek misiniz? Hala darbe girişiminin ‘ipliğini çıkaracağız’ diye anıracak mısınız? Yok, “darbe girişiminin siyasi ayağı varmışmış, asıl darbe OHAL kanunuyla yapıldı, insanlar boşuna öldüler, köprüde asker katledildi…” gibi hainlerin bile söylemekten çekineceği söylemlerin ne kadar tutarsız, hasmane söylemler olduğunu gördünüz, değil mi? Bu vatan hainlerinin; “operasyonu destekliyoruz, burunları kanamadan geri dönmelerini arzu ediyoruz” gibi timsah gözyaşı şeklindeki desteklerine sakın ha inanmayın. Bunlar, tamamen korkularından dolayı verdikleri demeçlerdir. Bir kısmı bu demeçleri verirken diğer bir kısmı da Türk ordusunun birlikte operasyon yürüttüğü Özgür Suriye ordusunun El kaide kaynaklı olduğunu söylemesi, "Savaş bir halk sağlığı sorunudur" gibi haince demeçleri paslaştıklarının bir göstergesidir.

                Bu ülkede Mehmetçik dış operasyon yürütüyor. Allah her birini tek tek korusun ve başarılı kılsın. Bu dış operasyon bittikten sonra vakit kaybetmeden iç operasyona başlamaları gerekiyor. Kime karşı mı diyorsunuz? Onlar kendilerini paylaşımlarıyla ele veriyorlar.

İsmet YALÇINKAYA

27/01/2018