GÖZÜMSÜNÜZ

GÖZÜMSÜNÜZ

 

Görme, canlıların beş duyu olayından biridir. Göz insanların dünyaya açılan bir penceresidir. Görülen, gözlemlenen tüm olaylar beyinde yorumlanır. Duyu organlarıyla zekanın büyük bir ilişkisi vardır. Gözün zekayla daha fazla ilişkisi vardır.

            En büyük ışık kaynağımız Güneş’tir. Güneşten aldığımız ısı ve ışık canlıların yaşam kaynağı olduğu gibi görme olayını da sağlamaktadır. Karanlıkta nesneleri göremeyiz. Karanlığı aydınlatmak için çam ağaçlarının yağlı kısmını yakarak, gaz yağına fitil koyarak, ocaktaki ateş ışığı, mum ışığından yararlanırız.

            Karanlıklar insanların ve hayvanların en çok korktuğu olgulardan biridir. Tüm kötülüklerin anası, kötülüklerin saklandığı yerin adıdır karanlık. Işık tüm gerçekleri aydınlatır.

            Gözümüz bizim için çok değerli bir organdır. Görme engelliye gözü sorarsanız size saatlerce önemini anlatır. Gözümüze bir rahatsızlık olduğunda nasıl da huzursuzlaşırız. Birini sevdiğimizde “gözünü yerim, gözümsün, gözüne kurban olurum” gibi sözlerle insanlar övülür. Kızılan insanlara “gözü kör olasıca, gözün çıksın, kör olasın da bir tas suyunu ben vereyim.” Gibi olumsuz cümlelerle kızgınlıklar belirtilir.

            İnsanın en büyük enerjisi gözlerden okunur. İnsanın iki organı birbirini diğer insanlardan ayırır. Parmak izi ve gözler her insanda farklıdır. Gözlerde o kadar büyük bir enerji var ki yıllardır halk arasında bu ‘nazar’ olarak değerlendirilmektedir.

            -Halk arasında nazar kelimesinin yerine “göz değmesi, göze gelme” de diyen olur. Bakışlarıyla tesirli olan kimseler özellikle mavi gözlü olan kişiler canlı ve cansız nesnelerde olumsuz yönde etki yapar. İnanışa göre nazar değmesin diye, ölmüş kaplumbağanın kabuğunu asarlar. Evlere bereket getirsin, nazar değmemesi için tohumlar ve buğday başaklarından yapılmış kolyeler asılır. Bazı evlere at nalı, üzerlik, nazar boncuğu asılarak nazar değmesinin önleneceğine inanırlar. Nazar değen kişilere kurşun da döktürülür.

            Gözle ilgili söylenen güzel sözler de vardır. Onlardan bazıları şunlardır:

            -Kalpten kalbe giden yolun ilk durağı gözlerdir sevdiğim.

            -Biri eğer gözlerini sizden kaçırıyorsa, emin ol ki o gözlerde sana ait bir şeyler vardır.

            -Gözlerinizin rengi ne olursa olsun göz yaşlarımız hep aynı renktedir.

            -Gözlerin konuştuğu dil her yerde aynıdır.

            -Hiçbir şey göz yaşından daha hızlı kurumaz.

            -Bir çift göze aşık diğer bütün gözlere körüm.

            -Gözler övülünce geri kalan yerler hiçbir şeye yaramıyor demektir.

            -Kapalı gözler, ruhu seyretmenin en güzel şeklidir.

            -Hiç kimse gözyaşlarını hak etmez, onlara layık olan kişi ise zaten seni ağlatmaz.

            -Siyah, kahverengi, yeşil, mavi, ele, çakır, fark etmez rengi, sen kalbinin güzelliğini gözlerine vurmuşsun. Her yer benim için değerlidir bana bak kalbime vursun gözlerin. Kalbimi ve kendimi o bakışlarınla tut hayatta sevgilim.

            Gerçekleri anlatmak için beden dili yüzde 60’ını, gözler yüzde 30’unu, diller yüzde 10’unu anlatılır.

            Gözlerin bakışlarını anlayanlar aslında birçok şeyi konuşmadan da anlatır. Doğruları, gerçekleri iyi görmeniz ve yorumlamanız dileklerimle…

            Süleyman Erkan / 27.01.2018 Cumartesi