WC

Yaşamak bir mücadele biçimidir. Yaşarken yaşatmak sosyalleşmenin ta kendisidir. Sosyal yaşamda tüm canlılarda olduğu gibi insanların da bir takım ihtiyaçları vardır. Nefes alma, su içme, yemek yeme, barınmak, eğitim, çalışma, sağlık … İnsanların yaşam gereği kirlenirlerse yıkanırlar, yer içerlerse dışkılıklarını çıkartırlar.

            Günümüzde teknolojinin ilerlediği, medeniyetin sınırlar tanımadığı bir çağda yaşıyoruz. Evlerimiz, şehrimiz sokaklarımız da bizlerle beraber yaşar, gelişir, güzelleşir. Bir şehrin eğitim düzeyine bakmadan önce caddelerine, sokaklarına, kaldırımlarına, bahçe duvarlarına, evlerin tertip düzenine, wc’lerine bakmak gerekir.

            Her iş yerinde, bazen sokakların kıyısında köşesinde wc’leri görmemiz mümkün. Sizce yeterli mi? Sokakta, caddede gezerken albenileriyle donatılmış giyim mağazalarını, otelleri, maketleri, lokantaları görüyoruz. Her yer ışıl ışıl insanın içi açılıyor. Peki ya aynı güzelliklere sahip, sizler bulunduğunuz kentlerde, şehirlerde hiç orijinal, hijyenik bir WC’ye rastladınız mı?

            Türklerin özünde İslamiyet’in yaşamında olmazsa olmazlarından birisi de temizliktir. “Temizlik imandan gelir.” Almanya’ya, Frankfurt’a eşimle gezerken bir parkın yola bakan kısmında bir WC gördük. İhtiyacımızı gidermek için içeri girdim. Girmemle çıkmam bir oldu. Yanlış bir yere geldim sandım. Tekrar yazıyı okudum, içeri girdim. İçerde kimsecikler yoktu. Yerler, duvarlar fayansla kaplanmıştı. Boy aynası, lavaboların camlarının önünde tarağı, fırçası, kremi, kolonyası, yan tarafta kurutma makinesi mevcuttu. Kağıt havlular bir tarafta, tertip düzene diyecek yoku. Eşimi de WC’ye çağırdım. Birlikte erkeklerin ve bayanların WC’lerini gezip elimizdeki telefonlarla da fotoğraflarını çektik.

            Tuvaletin bir kültür olduğunu gösterircesine, herkes evindeki tuvaleti nasıl temiz tutuyor, bakıyorsa burası sanki daha bakımlıydı. WC’ler sosyal yaşamın, sağlığımızın bir parçasıdır. Bu bilinçle Avrupalı bunu görmüş, sosyal belediyeciliğin bir görevi olarak halkına sunmuştu. Halkı da bu bilinçle parkını, çiçeğinı ve WC’sini kendi malından daha özenle koruyordu.

            Bizim şehrimizde WC ihtiyacımız olduğunda ilk önce bir işyeri, cami gibi yerler aramaya başlarız. Bazen de gizli saklı olan WC’lerin yerini birilerine sorarız.

            Neden yaşamımızın bir parçası olan WC’lerin albenisi bulunan mağazaların yanlarına halka açık yerlere koymuyoruz? Konulan bu wclerin şehirde oturanların ortak malı olduğu bilinciyle davranmıyoruz. Şehrimiz evimizse bize gelen misafirler yatacaklar, yiyecekler, içecekler ve WC ihtiyaçlarını giderecekler. Bize en iyi not verecekleri yer WC’lerimizdir. Dünya’da ilk defa kanalizasyon sisteminin Tokat’ta kurulduğunu biliyoruz. İki at koşumu arabayla içinden giden bir kanalizasyon.

            Her ülkenin, şehrin bir markası vardır. En iyi markalar insanların rahat bulduğu, huzurlu olduğu ortamlardan çıkar. Rahatın ve huzurun olduğu yerde insanlar bulunur. Bizleri yöneten yöneticilerin bu konuyu ciddi olarak bir kere daha düşünmesi gerekmektedir.

            Yaşamımızdan WC’yi çıkartamayız. Çıkarttığımızda bu dünyadan yolcuyuz demektir. Sağlıklı, bilinçli, bilgili, eğitimli yaşamlar diliyorum.

 

Süleyman Erkan / Bedestenlioğlu / Tokat