KARA HABER

KARA HABER

(02.03.2018 sabahı en kara haberi aldık. Sekiz şehidimiz varmış. Onlara rahmet, kederli ailelerine, yakınlarına ve Türkiye’mize baş sağlığı diliyorum.) 

Bende mi var bir aksilik, yoksa hayat mı böyle? Ne zaman basın yayını hayırlı haber var mı diye açsam iç karartıcı haberlere rastlıyorum, arkadaş. 

Önceki gün bir ihbar üzerine gözaltında işkenceyle öldürüldükten sonra suçsuzluğu anlaşılıp görevine iade edilen öğretmen, dün önce İsrail askerlerince dövülerek öldürülen Filistinli genç, sonra bir kreşte birer damlacık çocuklara yapılan insanlık dışı muameleler…

Kreşteki olayı öğrenen öğrenci velisi, durumu tespit ve belgelemek için hizmetli olarak girmeyi başarır, kreşe.
            Normal sırada resimle meşgul olan çocuklardan birinin başına eğilen bayan görevli çocuğu sıkıştırıyor. Görevli değil sanki masallardaki kötü ve korkunç karakterlerden biri gibi görünmüştür çocuğa. Kendine göre iri yarı, dağınık saçlı ve tehditler savuran varlık çocuğun üstüne eğilmiş sürekli tehditler savuruyor.

            Boyamasından fırsat bulup kafasını kaldıran çocuk, alttan yukarı kendisine bağıran varlığı olduğundan daha iri, daha korkunç görüyor, olmalı.

Bağırmakla yetinmiyor, zaman zaman tokat da atıyor savunmasız yavrucuğa…

Hizmetli görevindeki velinin durumu gizli kamerayla tespit edip ilgili yere bildirmesinden sonra duruma el konulup kreş kapatılmış ama neyleyim ay bacayı geçmiş bir kerre. Testi kırıldıktan sonra kıranı cezalandırmak neye yarar ki? Önemli olan önlemini önce almaktır.

Kreş açanın maddî, manevi, ruhsal durumu incelendi mi? Hadi ruhsat verildi diyelim. Kreş, sonradan haberli habersiz, varlı vakitsiz denetlenemez mi? Denetim işini veli yapacaksa bunca müfettişe ne gerek var? 

Aydınlık, hayırlı haberler dileğimle.