HERŞEY BİTTİ SIRA ŞEKERDE Mİ?

HERŞEY BİTTİ SIRA ŞEKERDE Mİ?

                Herkesin ağzında “yerli ve milli” sözü tekrarlanır durur. Kendi toprağında ürettiğin ve dışarıya sattığın her şey yerli ve millidir.

                Şimdi ise bu yerli ve milli olan her şeyi özelleştirme bahanesiyle satmaya çalışıyoruz. Özelleştirme işlemi dünyanın her ülkesinde yapılabilir ve bu bugüne kadar da yapılmıştır. Eğer bu özelleştirme“para gelsin de nereden gelirse gelsin “mantığı ile yapılıyorsa burada kırk kere düşünmek gerekir. Bu milletle dalga geçmek ve haysiyetiyle oynamaktır.

                Bunların örneklerini 16 yıl boyunca gördük ve görmeye de devam ediyoruz.

                AKP iktidarının meşhur Maliye Bakanı Kemal Unakıtan vardı. Oğlu da ABD’den tavukları için 7-8 bin ton mısır ithal ediyordu. Samsun Kavak’ta kesimhaneleri bulunan ve köylü ile beraber ortak çalışan, Türkiye’nin en büyük tavuk yetiştiricisi olan Köy-Tür ve Bolu Mudurnu’da tavuk yetiştiriciliği yapan ‘Mudurnu tavukçuluk’ vardı. Bu işletmeler dünya markası idi. Bu işletmeler Unakıtan zamanında batırıldı.

                Maliye Bakanı Kemal Unakıtan Tekel’in içki ve sigara fabrikalarının özelleştirilmesine kimlerin ilgi gösterdiğini, “İngiliz’i var, Japon’u var, İspanyol’u var” diye cevapladı. Unakıtan işçilerin ve toplumun özelleştirmeye ve yabancılaştırmaya karşı çıktığını söyleyen gazetecilere, “Babalar gibi satarız” diye meydan okumuştu.

                Türkiye’nin en önemli işletmelerini yabancılara satan ve yabancı sermayenin Türkiye’nin kaymak, çok kârlı şirketlerine ”sınırsız” sahip olmalarını sağlayan AKP’nin 16 yıl boyunca yabancılaştırarak yerli ve milli olmaktan çıkaran satışlarına:

                Türk Telekom (Ürdün), Telsim (İngiliz), TÜPRAŞ (İngiliz-Shell-Koç), Tekel (6. Sigara fabrikası İngiliz Biritish&Amerikan Tobacco) , PETKİM (Azerbaycan- Socar), TURKCELL (Fillandiya), DİJİTÜRK (Katar)… Ve buna ilave limanlar eklenebilir.

Tokat Milletvekili Şükrü Ayalan o tarihlerde: “Başbakanımız ve Maliye Bakanımız ile görüştük, TEKEL ihalesini alan firma ile görüşüldü. İlgili taraflar bir araya geldi, fabrikamız üretime devam edecek. Çalışanlarımız mağdur edilmeyecek. Yaşayan herkes de bunu görecek” diye açıklama yapmıştı. Babalar gibi satıldı. Çalışanlar Türkiye’nin değişik yerlerinde devlet kadrolarında istihdam edildi. Sigara fabrikası kapatıldı.         

                AK Parti Tokat 6. Olağan İl Kongresinde Tokat Milletvekili Celil Göçer:

“Herkes taşın altına elini koymalıdır.  Sanayiciler,  sivil toplum kuruluşları, esnaf odaları… Tokat buradan güçlenerek çıkmalıdır… Buradan ikinci bir TORKU oluşturmak suretiyle çok güçlü bir şekilde çıkarak şeker sektörünü ayakta tutmaya devam eder.” diyor. İcraat yok temenni var sadece…

                AKP Tokat Milletvekili Zeyit Aslan: “Turhal Şeker Fabrikası blok satıştan çıkarılıp, tekli satışı üzerine oldu. Şunu ifade etmem lazım ki bu gündemin yoğun tartışılmasında maalesef bizim kendi teşkilat mensuplarımızın da katkısı var. Şunu görüyorum özellikle teşkilat mensubu arkadaşlarımızda ‘ya bu nerden çıktı durup dururken’, ne güzel her şey günlük gülistanlık gidiyordu, şimdi birden bire bizi sıkıntıya sokacak, insanların tepkisini çekecek, muhalefete söz söyleme hakkı doğacak böyle bir kararı neden aldınız?

                Şunu söylemek lazım, şeker fabrikalarının özelleştirilmesi 2018 yılının gündemi değil, bundan 18 yıl önce alınmış bir karar. Turhal Şeker Fabrikası satış kararı alındı ve birden ortalık alevlendi. 2009 yılında şeker fabrikası satış kararı alınmıştı.”

                Zeyit Aslan, şeker fabrikasının satılmaması konusunda kendi teşkilatını suçluyor. 2009’da satış kararı alınmış. 2009 döneminde AKP iktidar da değil miydi?

Z.Aslan Danıştay daha sonra satış kararını bazı mevzuat eksiklikleri nedeniyle iptal etti. 2011 yılında tekrar satışa çıktı, satış bitti. Blok satış, toplu satış doğru değil… Turhal Şeker Fabrikası verimli bir fabrika, iyi üretim yapan bir fabrika, istekli satışa çıkarılırsa Tokat’ta talip olur alır işte oraya geldik. Fabrikanın arazileri var, özel sektöre bu cazip gelebilir. Sonra fabrikayı satabilir. Satıştan sonra firma en az 5 yıl çalıştırmak zorundadır.

Biz daha önce özelleştirme deneyimi yaşadık. Özelleştirmeden sonra Sigara fabrikası kapandı. Sigara ile Şeker özelleştirmesi arasında fark var. Tekel blok satıldı. Firma verimsiz gördü ve Samsun’daki fabrikaya kaydırdı.”

Doğru diyor Aslan, Samsun’daki fabrikada da kapatılmıştı. Şimdi yerinde alışveriş merkezleri var. Giresun Seka kâğıt fabrikası ve Bursa Merinos da kapatılmışı. Bu satma ve kapatılma işi bir proje ve oyunun parçasıdır. Şeker fabrikalarının da başına bu gelecek.

                Tarım alanında bir dünya devi Yahudi Cargill  şirketi kendi uzmanlarını Türkiye’ye gönderiyor ve Türkiye’deki maşaları ile birlikte şeker fabrikalarının zarar ettiğine dair bir rapor hazırlıyor. Bu rapora göre bizimkiler de 14 şeker fabrikasının özelleştirmesine karar veriyor. Cargill’in Türkiye’deki NBŞ (Nişasta bazlı şeker) kotası şu anda % 15’dir. Bu kotayı şirket %50’ye çıkarmaya çalışıyor. ABD Dışişleri Bakanı Rex Tillerson Cumhurbaşkanı ile görüşüyor. Cumhurbaşkanı bu konuda hiç konuşmuyor. Esas konuşması gereken O’dur. Onun için şeker fabrikalarının kapatılmasını hükümete bildiriyor. Hükümet bunu emir kabul ediyor.

                AKP Milletvekilleri ve hükümet kanadı her zaman olduğu gibi “bunlar kapanmayacak” diyor. Yalnız çelişkili ifadelerde bulunuyorlar.

Tabii güvenir ve inanırsanız…

Öncekiler için de aynı şeyleri söylemişlerdi.

Devlet don mu dikecek” diyerek SÜMERBANK’ı özelleştirmişlerdi mesela. Devlet don dikmesindi ama kurumlar da yaşansındı.

                Et-Balık Kurumu kapatıldı, ete muhtaç olduk. Şimdi Müslümanları kesip doğrayan Sırbistan’dan et ithal ediyoruz.

                Buğdayın genetiğini bozduk buğday ithal ediyoruz.

                Saman ithal ediyoruz.

                İthal etmediğimiz sadece Fındık ve Zeytin kaldı, yakın da onu da ithal ederiz.

                AKP Hükümeti en fazla oy aldığı bölgelerdeki şeker fabrikalarını satmayı düşünüyor. Nasıl olsa % 60’ın üzerinde oy alıyor.

                Onların bir hesabı varsa Allah’ın da bir hesabı var.

                Bir hesabı soracaklar bulunur.

                Akgün kara günden öcünü alır bir gün.

                Tokatlı Şeker Fabrikana sahip çıkacaktır. Yoksa atı alan Üsküdar’ı değil Tokat’ı geçmiş olacak. Hesabını sorma zamanıdır.