TUVALET TAKDİRNAMESİ

 

                Sevgili arkadaşım Prof. Dr. Saim Sakaoğlu, telefonda “Basın İlan Kurumunda görevli Çetin Oranlı dostum var. Tokat’a yeni atandı. Tanışır, bir çayını içersen iyi olur” demiş, adresini ve telefonunu vermişti.

                Yerel basında köşe yazan arkadaşlarımdan Sevgili Mehmet Tapar ve Osman Kablanla beraber Çetin Bey’in kapısını çaldık.

                Pırıl pırıl zevkle döşenmiş, aydınlık ve şık bir dairede güler yüzle karşılandık. Tanıştık. 1974 Ordu- Kumlu doğumlu Çetin Oranlı, ziyaretçilerinin çocuklarının yaşlarında idi. Bu genç yaşında yüksek lisans, yöneticilikler çeşitli yazı dizileri, kitaplar yazmış, evli ve üç çocuğu varmış. Kısacası vatana millete gelecek vadeden bir genç…

                Ziyaretimizin anısına SÖZÜN ARDI (iz bırakan söyleşiler) adlı kitabını takdim etti. Kitap, adından da anlaşılacağı gibi alanlarında tanınmış kişilerle yapılmış söyleşilerden oluşuyor. Bunlardan biri sevgili dostum Prof. Dr. Saim Sakaoğlu diğeri efsane valilerimizden rahmetli Recep Yazıcıoğlu ile ilgiliydi.

                Ne de olsa kurt bildiği deliğe kaçar hesabı insan önce bildikleriyle ilgileniyor. Önce arkadaşım Saim’in söyleşisini bir çırpıda okudum. Sıra, ben öğretmen, o vali olarak Tokat’ta 5,5 yıl görev yaptığımız Türkiye’nin sıra dışı valisi rahmetli Recep Yazıcıoğlu’nun söyleşisine geldi. Bu söyleşiden onun nasıl bir yönetici olduğuna örnek olacağına inandığım bir bölüm aktarmak istiyorum:

                “16 yıllık kaymakamlık, 15 yıllık valilik geçmişimiz var. 31 yıllık bir hizmet döneminden sonra Merkez Valisiyim. İlk olarak Rize Kalkandere’de görev yaptım. İlk icraatım, Savcı ile birlikte silahları kuşanıp kepçenin üzerine çıkarak cadde açmak oldu. Geçenlerde oraya gidip açtığımız caddeyi gördük. Bir kilometre uzunluğunda… Orada cadde açmak zor iştir. Kimsenin arsasına bile yaklaşamazsınız. Şimdi oranın bir bayan kaymakamı var. “Üçüncü caddeyi açmamız lazım, siz otuz yıl önce nasıl başardınız?” diye sordu. Ben de ona nasıl başardığımızı anlattım.

                Habur’a atandım, göreve başladım. Baktım ilçede tuvalet yok. Hemen bu sıkıntıyı gidermek ve tuvalet yapmak üzere bir kampanya başlattık, ilçeye tuvalet yaptırdık. Bundan dolayı bana takdirname verildi. Yani benim ilk takdirnamem; tuvalet takdirnamesidir! Ama ben ilçeden ayrıldıktan sonra tuvaletin yerini kiler yaptılar!”

                Tokat’ta ondan önce de valiler çalıştı, ondan sonra da. Ne var ki vali deyince akla ilk önce Recep Yazıcıoğlu gelir. Aynen bizim köyde öğretmen denilince akla ilkokul öğretmenim İsmail Şahin’in geldiği gibi...

                Öğretmenime sağlıklı uzun ömür, valime gani gani rahmetler dilerim…