HALİÇ'İN KOKULARI, KILIÇDAROĞLU'NUN DOKULARI

Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç, "Değişime karşı çıkan, çağın nabzını tutamayan Statükonun kibirli mensupları artık halkı ikna edememektedir." Demiş.

Sen misin bunu söyleyen, muhalefet liderleri açtı ağzını yumdu gözünü… Öyle şeyler söylediler ki; bu güne kadar ne duyuldu, ne de işitildi.

Sankim Haşim Kılıç, Hukuk bilmeyenlere hukuk öğretmek istemekteymiş. Efendim, değişim ve gelişim ileriye doğruysa, gelişim ve değişimmiş, geriye doğruysa çağdışılıkmış…

A benim bahti yârim, “Başörtüsü için bunca laf ettiniz, ter döktünüz… Ortada henüz fol yok yumurta yok… Üstsüzler için niye laf edip ter dökmüyorsunuz? İlk insanların üstü başı mı vardı? Ne gerek bunca giyime kuşama, herkes dal satır çıksın sokağa…”

Fesüphanallah…

Çıplaklığı savunmak şimdi ilericilik mi, gericilik mi?

Hem Kılıçdaroğlu ile Kılıç’ı bu işe niye karıştırdınız ki? Demiyiniz!

Efendim, biri kitabın ortasından konuşurken, öbürü eski defterleri karıştırıyor.

Vallahi eski defterler açılırsa; CHP’nin kokuları ortaya saçılır.

Kılıçdaroğlu, söz ipliğine düzdüğü dokularla Haşim Kılıç’a cevap veriyor: “Bu sözler, Haliç’in kokuları gibi ortalığı kokutur!”

Vah! Vah!

Sevgili Başkanım Kılıçdaroğlu!

Haliç’in ne zaman pis pis koktuğunu unuttunuz galiba?

CHP’li belediye başkanı Metin Sözen zamanı ve ondan önceki CHP’li Belediye Başkanları zamanında…

İstanbul, ne zaman CHP’den kurtuldu; işte o zaman Haliç de, ülkede kokmaktan kurtuldu…

Şimdi Haliç, masmavi… Galata Köprüsünden Eyüp’e kadar her yerde balık tutuluyor…

Pırıl pırıl, baktıkça içiniz açılıyor.

Piyer Loti’den Marmara’ya doğru gözlerinizle İstanbul’u doyasıya seyredip, bin yıl tarihi güzelleri, ruhunuz derinliklerine tiksinmeden, yüksünmeden doya doya çekebiliyorsunuz.

CHP döneminde eşimle Haliç kenarında bir kez gezmiştim… Gezmez olaydım… O koku hala burnumun direklerini sızlatıyor…

CHP zihniyeti bir zamanlar ülkenin her yerini kokutmuştu; bugünkü sosyal sıkıntıları çoğu o günlerden milletin ve devletin sırtına bir kambur gibi yüklendi…

Dersim Katliamının kokularını kim duymazlıktan gelir?

60 İhtilalindeki katillerin iğrenç kokuları hâlâ ülkenin üstünden gitmedi.

Bu kadar geriye gitmeye ne gerek var?

Sokaklardan yakalayıp, derviş kılığına sokturduğunuz Müslüm Gündüz ve Fadime Şahinlerin 28 Şubat kokuları hala ufkumuzdan gitmedi…

Üstelik siz ve sizin gibiler de 28 Şubat’ın altına imza atacak kadar söylemlerde bulundunuz…

Bu kızgınlığınızın sebebini anlıyorum.

HSYK seçimlerini kaybettiniz. Arkasında olduğunuz zihniyetin yargıdaki desteği %18’i geçemedi.

Aslında CHP’nin de %20 fazla oyu yok ya… Gel de bunu millete anlat…

Ya o, kaleleri kuleleri almak kelimeleri de ne demek?

Bu ülkeyi ve kurumlarını işgal edenler vardı da, birileri oraları yeniden mi feth etti?

Evet, evet bu ülke, Başkan Haşim Kılıç’ın dediği gibi “Çağın Nabzını Tutamayan Statükonun Kibirli Mensupları” tarafından işgal edilmişti.

Şimdi sözün sahibi millet, kalelerini ve kulelerini millet adına geri alıyor.

Korkmayın, korkmayın!

Şapka düştü kel göründü…

Şurada seçime ne kaldı ki…

                                                                                              Mehmet Emin ULU