TOKAT VALİLERİ RECEP YAZICIOĞLU (III)

Vali Recep YAZICIOĞLU ile ilgili yakın döneme kadar kitaplar yayımlandı, çok sayıda makale yazıldı. Biz bu eser ve makalelerden seçtiğimiz bölümlerle birlikte, görüştüğümüz bazı değerli şahsiyetlerden de vali ile ilgili hatıralarını yansıtmaya gayret edeceğiz.

                2007-2009 yılları arasında Tokat Valiliği yapan ve Vali Recep Yazıcıoğlu’nu anma etkinliğini ihmal etmeyerek büyük bir vefa örneği gösteren ve şu an Cumhurbaşkanlığı Başdanışmanlığını yürüten Doç. Dr. Recai AKYEL:

                “Tokatlılar Vali Recep YAZICIOĞLU’nu asla unutmuyorlar. Gelecekte de unutacaklarını zannetmiyorum. Vefa göstermek asaletin bir yansıması, göstergesidir. Güzeli tasvir etmek bir iyiliktir. Çünkü güzeli her insan takdir edemiyor. İşte Tokatlı bu konuda da her zaman üzerine düşeni yapıyor.

O’nun başarısında Tokat’ın şartlarının da rol oynadığını düşünüyorum. Rahmetli Yazıcıoğlu döneminde bir proje vardı. Devlet-Millet İşbirliği Projesi. Devlet Planlama Teşkilatı’nın yürüttüğü projede Tokat pilot il seçilmişti. Yani hükümet, o günkü yönetim bu projenin gerçekleşmesi için bütün kolaylığı rahmetli Recep Yazıcıoğlu’na gösteriyordu. Dolayısıyla yaptığı başarılı çalışmaları Ankara’ya yansıyınca O, her hangi bir bakanlıktan para isteyince hiç ikiletme olmuyordu. Bunlar valimizin başarılarını perçinlenmesinde büyük etken oldu. Bununla beraber ben Tokat’a geldiğimde vatandaşın benden istediği 'İkinci Yazıcıoğlu' olmamdı. Tabi, bu şu demek, Tokatlının gönlünde hâlen YAZICIOĞLU sevgisi var. Allah gani gani rahmet eylesin. Ne mutlu ki bu vatandaşa böyle bir sevgi bıraktı.  Ne mutlu ki Tokatlılara böyle bir vali ile tanıştılar ve ona daima vefa örneği gösterdiler.”

*KÜMBET Dergisi Sayı: 12 Yıl 2008

                22. Dönem Tokat Milletvekilliği yapan ve Tokat’ın ekonomisi, kültürü ile ilgili pek çok önemli toplantı ve teşebbüslerde rahmetli babası Vasfi Diren ile birlikte Vali Recep Yazıcıoğlu’nun yanında gördüğümüz DİMES Gıda. San.A.Ş ortaklarından 22. Dönem Tokat Milletvekili Orhan DİREN:

                "Valimiz Sayın Recep YAZOCIOĞLU Beyle tanışmamamızdan sonra yapılan bazı toplantı ve görüşmelerimizde Tokat’ın gelişmesi için gerekli organize sanayi, havaalanı ve otelin şart olduğunu konuşuyorduk.

                Otel konusunda iyi bir araştırma yapalım demişti. Bir gün vali bey Ankara’dan telefon etti. Akdeniz bölgesinde otelleri gezmem iyi olur ama resmî araçla devletin parasıyla bu yapılmamalı, bana bir araba gönderin onunla giderim dedi. Kardeşim Alı̇  DİREN Beyle arabamızı hazırladık. İkisi bizim arabayla geziye çıkıp otelleri inceleme gezisini başlattılar. Bu arada makam aracını da Tokat’a göndermişti. Bu davranışı bende çok büyük bir etki bırakmıştı, hiç unutamam. Nur içinde yatsın mekânı cennet olsun.”

*11 Mart 2018 tarihli bilgilendirmesi.

                “Vali Yazıcıoğlu’nun makam odasında konuşmamızı acele acele sürdürüyoruz. Zira beş, on dakikaya kadar şantiyeleri gezmeğe çıkacak. Telefon çalıyor. İster istemez kulak misafiri oluyoruz:

-Ne randevusu kardeşim, diyor, Yazıcıoğlu…

Karşı taraf ısrar ediyor olmalı ki, tekrarlıyor:

-Bizde randevu falan yok kardeşim. Oturup orda bekleyecek vaktim yok. Gelince bulursun, ya da neredeysem oraya gelirsin… Vali, odada oturur da, ziyaretçileri beklerse, işler nasıl bitecek?

*Erdoğan Tamer-Saadettin Müftüoğlu,‘Altın Yıllarında Tokat’ . Tokat İl Özel İdaresi ve Tokat Belediyesi Birliği 1986

                “…

Anadolu’nun bazı yerleri, doğaca ve tarihçe çok zengin oldukları hâlde, şimdiki büyük geçit yollarının üstüne düşmedikleri için kuytuda kalmışlardır. Çok daha anlamsız ve önemsiz yerler konusunda çok şeyler biliriz de, böyle yerlerin varlığını unuturuz. Sırf trenimiz, otobüsümüz geçmediği, gözümüz takılmadığı için, Tokat gibi.

                Şimdiki genç vali, Tokat’a gelmeden önce de kaymakam olarak, Türkiye’nin ilçelerinden ilçelerine, arkadaşlarının deyimiyle ‘bir zıpkın gibi’ gidermiş. Şimdi Anadolu’nun bir kuytu köşesi daha ama bu kez il çapında zıpkınlaşmış bir büyük balina gibi kımıldamakta, onu zıpkınlayanlarla birlikte bu eski topraklar üzerindeki halkı da ufuklara doğru çekmenin mutlu sancısını yaşamaktadırlar…”

*Mümtaz Soysal, 18 Haziran 1985 Milliyet Gazetesi

                “…Tokat kentine 15 Mayıs 1984 günü yeni bir vali atandı. İlk bakışta olağan gibi görünen bu olayın, bir kentin kaderini ve hatta binlerce insanın yaşam çizgisini değiştireceğini kim bilebilirdi?

                Kim derdi ki, Trabzon ilinin Sürmene İlçesi, Köprübaşı nahiyesi, Yılmazlar Köyünden Müftü Mustafa Bey’in oğlu, Akçakoca Kaymakamı Recep Yazıcıoğlu, ilk kez vali olarak Tokat’a atanacak ve ayak bastığı bu ölü toprakların tarihi yeni baştan yazılacaktır.

                İki dağ ve akarsu arasına büzülmüş, geçmişteki görkemli günlerin anıları ile avunurcasına geleceğe yönelik, hırsları, kaygıları olmadan sessizce zaman tüketen Tokat kentinin başına gelecek gencecik bir talih kuşu kondu böylece…

                Kaf Dağı masallarında anlatıldığı üzere ‘Bir dev geldi, kocaman ağzını açıp şöyle bir üfürüverdi, kenti kaplayan beyaz bir ölüm tozu uçtu gitti…’

                Taşlaşan insanlar daldıkları uykudan uyandılar. Sokaklara, caddelere, binalara, bağlara, bahçelere kısacası her şeye yeniden can geldi… Ve sene 1988”

*Cemal İncesoyluer, Bir Kent Bir Adam, Bir Yorum, 1988

                (Tokat Gazeteciler Cemiyeti Başkanımız ve bir dönem Vali Recep Yazıcıoğlu’nun basın danışmanlığını yapan Cemal İncesoyluer, Tokat’ta bulamadığımız bu eserini Çorum İl Halk Kütüphanesi’nden getirttirme nezaketi gösterdi, hassaten teşekkür ediyorum)

                “…Hürriyet Gazetesi davet etmişti bir toplantıya, birlikte Ankara’ya gittik.

Rüzgârlı Sokaktaki gazeteye geldik, merdivenlerden çıkıyoruz. Ben Grand-tuvalet giyinmişim üzerimi Vali beyin üzerinde mont falan var.

                Bir hanım geldi, merdivenlerin başında bana yönelerek:

                -Sayın Valim, hoş geldiniz, buyurun, dedi.

                Ben mahcup oldum ve:

                -Vali, bu beyefendidir, ben değilim, dedim. Vali Bey bunun üzerine bana dönerek:

                -Bir daha seninle bir yere gitmeyeceğim, senin yanında beni valiliğe yakıştırmıyorlar, dedi.

                Dedi, ama yine de tüm gezilerine beni davet etti, beraber gittik.”

*Dr. Ömer Balak, Vali Recep Yazıcıoğlu’nun yakın dostlarından.

                “…Tokat ilinin dağından taşına, köyünden şehrine, görünüşünden alt yapısına, sanayisine ve turizminde bugün ne görünüyorsa mutlaka onun bir izi vardır.

                O, Türkiye Cumhuriyeti’nin yetiştirdiği devlet-millet işbirliğini en iyi gerçekleştiren gönüllerin valisidir.

                O, bir şantiye şefidir…

                O, bir turizm kahramanıdır…

                O, bir halk hayranı…

                Büyük bir insan…

                O, Türk Milletinin ve Türkiye Cumhuriyeti’nin aşığıdır.”

*Ayhan Nasuhbeyoğlu 2003-2005 yılları arasında Tokat Valisi.

 

                “Onunla tanışmamız yıllar öncesine, Erzincan'a vali olarak geldiği ilk günlere rastlar.

Tüm dünyada “Sevgi Yılı” olarak kabul edilen 1991 yılında Kültür Bakanlığı adına açtığım “Sevgi” konulu resim sergisinin Erzincan’da da açılacağını öğrendiğimde Erzurum’da Üniversite mezuniyet aşamasındaydım.

                Serginin açılışına hazırlığı için Erzincan’a gittim ve o çok merak ettiğim 'Süper Vali' ile tanışmak istedim. Telefonla randevu talep ettim. Sekreter valinin o gün vilayette olduğunu randevu vermediklerini gün içinde gelebileceğimi söyledi.

                Vilayete gittim. Vali Beyin kapısına geldiğimde kapı ardına kadar açık vali içerideki insanlara heyecanla bir şeyler anlatıyordu. Beklemek istedim. Sekreter:

                -İçerdekilerin çıkmasını beklemeyin Vali Bey kabul eder, siz buyurun dedi.

                Doğrusu alışılmışın dışındaki bu tarz biraz garibime gitmişti.

                Tokat’taki icraatlarını duymuş, aykırı biri olduğunu işitmiştim. Bu daha kapıda başlıyordu. Kapıyı çalıp içeri girdiğimde gördüğüm manzara karşısında hayretler içinde kaldım. Bir kaç bürokrat ve bir oda dolusu yaşlı insan. Vali Bey onlarla o kadar iyi bir diyalog içindeydi ki sohbetlerini bozmaktan imtina ederek kendimi tanıttım. Haberi olmuştu sergimden. Ayağa kalkıp boynuma sarıldı.

                -Yahu ben seni daha yaşlı bekliyordum. Maşallah çok gençmişsin, buyur otur dedi. Hatırımı sordu, Erzincanlı olduğumu öğrenince sevindi. Oradakilere sergimden bahsedip onura etti. Resme karşı bu kadar ilgisi olması beni o an çok mutlu etti.

                Bir hafta sonra resim sergimin açılışı Vali Bey tarafından yapıldı. Akabinde konuklara bir de sevgi konulu slâyt sunup, seminer verdim.

                -İşte bu güzel oldu, sergiyi tamamladı, dedi.

                Onun yakınlığı, bizi ona yakın etti. Bu tanışıklık, ileride bir dostluğa dönüştü.”

*Köksal Pabuçcu , Adam Gibi Vali Recep Yazıcıoğlu 2005 (Tokat’ta Vali Recep Yazıcıoğlu’nu Anma Programı düzenleyen vefalı bir dostu)

                “Yiğit meydanında belli olur” diye bir atasözümüz vardır. Kolaydır, kuru laf üretmek, sözde atıp tutmak kolaydır ama, iş başında kendini göstermek zordur. İşte biz, önceki gün, şehirde 2.5 saat süren bir tur attık ve yiğidi meydanda gördük.

                Bu yurt, bu toplum için iş yapmak lâzım iş. Kürsülerden nutuk atmak, nasihat çekmek devri geçti artık. Taş üstüne bir taş koymak, yapılan eserleri korumak, başlanan işleri yarıda bırakmamak, iyinin, doğrunun yanında destek olmak gerek. Ahkâm kesici, fetva verici, fesat ve nifak saçıcı değil…

Tokat Valisi Recep Yazıcıoğlu yakın maiyeti, kaymakamı, müdürü, memuru, işçisi, köylüsü ve şehirlisiyle bugünden bir efsanedir artık. Yaşayan efsane”

*Cemalettin Yarkın, Gazeteci (onu adım adım takip eden ve basın hayatında paylaşan vefalı bir yazar)

                 “Vali Yazıcıoğlu, kendisini makamına hapsetmemiş, hakla iç içe olmuştur. İmza atmak gibi bürokratik işlerini akşamdan tamamlayarak, sabah daire amirleri ile Ankara’dan veya varsa başka illerden gelen misafirleri ve kendisini her zaman desteklemekten bıkan çalışan basın mensupları ile dağ taş demeden gezer, konuşur, dinler, tespit eder çözmeye çalışırdı sorunlarını.

                Güzel ve etkili konuşması ile insanları kendisine bağlar, konuşurken de vücudunu konuştururdu. Seneler sonra bunun “Beden dili” olduğunu ve her hareketin, yüz ifadesinin bir anlamı olduğunu ve fizyonomi diye adlandırdığını öğrenmiştim, kişisel gelişim dergilerinden.

                Vali Beyin konuşmaları tabi ki boş konuşmalar değildi. Bu konuşmalar vatan ve millet sevgisi üzerine, çalışmak üzerine, memurları ve vatandaşları bilinçleştirmek üzerineydi.”

*Turan Yalçın, Hizmetkâr Lider Recep Yazıcıoğlu, 2010 (Diğer bir eseri: Recep Yazıcıoğlu’nun Liderlik Sırları 2013)

                “…Recep Bey trafik kurallarına harfiyen uyan biriydi. Yaptığı hizmet adına hızlı yaşamayı çok severdi. Fakat arabadayken sürati sevmezdi.

                Tokat’ta görev yaparken, bir akşam kılık değiştirerek eski bir motosikletle şehir turuna çıkar.

Kendisini durduran bazı polisler ondan rüşvet isterler. Paraların seri numaralarını kaydeder ve rüşvet alan polisleri aynı akşam emniyet müdürünün makamlarına çağırttırıp onlara gerekli cezayı verir…”

*İhsan Özmek, Vali Recep Yazıcıoğlu’nun makam şoförü

                “Tokat’tan gittikten sonra, Tokat basınının duayenlerinden rahmetli Fethi Günesen, onun Tokat’tan ayrılışının ardından, gazetesinde yazdığı bir yeni yıl taşlamasında:

                'Sanki bir rüya idi, ölmez isim bıraktı

                Recep Yazıcıoğlu bir yıldız gibi aktı’ demişti.

                Evet, Vali Recep Yazıcıoğlu bu dünyadan bir yıldız gibi aktı gitti. Gelecek haftaki yazımızda Devlet Eski Bakanlarımızdan Sayın Metin GÜRDERE’nin Vali Recep Yazıcıoğlu ilgili hatıralarını konu edineceğiz.