İMAM-I GAZALİ'DEN HAYATÎ ÖĞÜTLER

Asıl adı Ebû Hâmid Muhammed olan İmam-ı Gazali Hazretleri Horasan bölgesinde Tus şehrinin Gazale köyünde 1058 yılında dünyaya geldi. 1111 yılında ise dünyaya veda eyledi. İslâm dünyasında Hüccetü'l-İslâm (İslâmın ispatlayıcısı) olarak tanınan İmam-ı Gazâlî, Selçuklu döneminde yaşamış, İslam'a yönelen hücumlara, dine yapılan taarruzlara karşı müdafaalarda bulunmuş, dinin anlaşılması için tartışmaya açılmış olan meselelere çözümler getirmiş bir müceddiddir, dinin yenileyicisidir.

                İmâm-ı Gazalî'yi halka tanıtan hacımca küçük, fakat tesiri bakımından büyük olan eseri Eyyühe'l-Veled olarak bilinen ve dilimizde Ey Oğul şeklinde bilinen eseridir.

                Gazali, üzerinde çalıştığımız "Ey oğul"un pîri ve üstadıdır. Bu alanda yapılmış olan çalışmanın ilki ve en mükemmelidir. Diğer çalışmalar büyük ölçüde bu kitabın üzerine bina edilmiştir.

                Birçok dünya diline çevrilen, UNESCO tarafından da yayınlanan Ey Oğul, batıda ve doğuda okuma rekoru kıran bir eserdir. "Müslümanın yirmi dört saati" demek olan bu kitap, ayrıca bir öğüt ve nasihatler bütünüdür.

                Günümüzde teşhis etmekte zorlandığımız, herkesin farklı farklı çözümler getirmeye çalıştığı sorunlarımızın teşhisini Gazali 11 asır önce yapmıştır. Okuyup anladığımız ve uyduğumuz bu prensipler (öğütler) toplumumuzun tek kurtuluş reçetesi olacağına inanıyorum. Doğru doğrudur, kim söylerse söylesin! İster Arap, ister Acem, ister Türk. Bizim görevimiz; doğruları bir arının bir gram bal yapmak için binlerce çiçeğe konduğu gibi çiçeğin bahçesine bakmadan her yerden almak olmalı. Hem dünyada hem de ahrette bizi kurtaracak bu öğütlerin kalplerimize nakşetmesi dileğiyle birkaç başlıkta paylaşmak istiyorum. Allah yanlışlardan doğrulara hicret etmeyi nasip etsin!

                Allah'tan Kork

                Ey oğul!

                Allah'tan nasıl korkulması gerekiyorsa öyle kork. Ona kulluk görevini gereği gibi yap. Haram kıldığı şeylerden mümkün olduğu nisbette kaçın. Allah'ın saadete uzanan yolundan ayrılma. Hayatını düzene sokan emirlerini sakın ihmal etme ki, yaşayışın sıhhat bulsun, gözlerin aydın olsun.

                Çünkü gizli ve kapalı hiçbir şey Allah'tan gizli ve kapalı değildir.

                Babana İtaat Et

                Ey oğul!

                Senin hayatını renk katmak için güzel belgeler koydum. Onları korur ve dediklerime kulak verir, günlük yaşayışını ona uydurursan hükümdarların gözleri ve gönülleri sana karşı ilgiyle dolup taşacaktır.

                O halde şu anda da, bundan sonra da babana itaat et.

                Boş Sözden Uzak Dur

                Ey oğul!

                Aklının hemen kabul etmeyeceği şeyi söyleme. Lüzumsuz lâftan, çok gülmekten, şaka ve alaya almaktan, din kardeşinle tartışmaktan sakın.

                Böyle yapmak saygıdeğerliği götürür, kin ve düşmanlık kapılan açar.

                Ağırbaşlı Ol

                Ey oğul!

                Ağırbaşlı, terbiyeli, saygılı ve nezaketli olmaya çok dikkat et ve itina göster. Ancak böyle yaparken gurura kapılma. Sonra senden bu sıfatla söz edilir.

                Halka tepeden bakma. Sonra senden bu sıfatla bahsedilir.

                Herkese Hoşnut Davran

                Ey oğul!

                Dostuna da düşmanına da hoşnutluk göster.

                Başkasına eza ve cefa etmekten kendini alıkoy ve bunu onlardan korkup ürktüğün için de yapma. Sadece iyi bir huy olduğunu düşünerek öyle davran.

                Orta yolu Tut

                Ey oğul!

                Bütün işlerinde orta yolu tut. Çünkü işlerin en hayırlısı orta yoldur. Az konuş. Karşılaştığın her Müslümana selâm ver.

                Yürüyüşüne Dikkat Et

                Ey oğul!

                Ölçülü adımlarla yürü, ayaklarını yerde sürükleyerek yürüme. Sağa sola baka baka yürüme.

                Etrafı rahatsız ederek, başını şunun bunun kapısına doğru döndürme.

                Toplantılarda Şunlara Dikkat Et

                Ey oğul!

                1. Uğradığın bir toplantıda yer alanların üzerine dikilip durma.

                2. Sokak ve caddeleri meclis gibi kullanma.

                3. Dükkânları sohbet yeri olarak seçme.

                4. Fikrî tartışmada kendini haklı çıkarmak için inat gösterme.

                5. Edep ve terbiyesini yitirmiş patavatsız kimselerle tartışma. Bir hüküm verirken "şahsî görüşümdür" de.

                6. Bir şeyi veya bir adamı överken aşırıya gitme.

                7. Bir mecliste oturmak istediğin zaman bağdaş kurup otur.

                8. Sakın parmak çatlatma

                9. Sakalınla oynama

                10. Yüzüğünle meşgul olma.

                11. Oturduğun bir yerde, bulunduğun bir toplulukta dişlerini kürdan ve benzeri şeylerle temizlemeye kalkışma.

                12. Burnunla oynama

                13. Parmağını burnuna sokma.

                14. Yüzüne sinek konarsa yavaşça onu kovmayı ihmal etme.

                15. Esnememeye dikkat et.

                16. Halkın seni hafife alacağı söz ve davranıştan sakın.

                17. Bulunduğun topluluk yol gösterici olsun.

                18. Sözlerin çok kıymetli bir nesne gibi paylaşılsın.

                19. Güzel sözlere kulak ver.

                20. Konuşulan bir sözün tekrar edilmesini isteme. Bu, onu dinlemediğini gösterir.

                Şu Kadından Uzak Dur

                Ey oğul!

                Huysuz ve karaktersiz kadından sakın. Çünkü böylesinin dili kocası üzerinde çirkin ve ağırdır. Dünyaya çocuk getirmesi, yüzündeki haya perdesini açmıştır. Artık ne ev halkından utanır, ne de konu komşusundan.

                Böyle kadınlar ne dünyaya yararlar, ne de âhirete. Bunlar ülfet ve sohbet edilmeye lâyık değildirler.

                Böylelerinin gizli hali olmaz. Aile sırrını sokağa dökerler. İyilik ve hayrı çoktan yere gömmüşlerdir.

                Asık suratlı olarak sabahlar, akşam nerede olduğu bilinmez.

                Onun sunduğu bir yudum su şerdir, zehirdir. Yemeği öfke, konuşması maskedir. Evi perişan, elbisesi kir ve pastır. Yılan gibi sokar, akrep gibi ısırır.

                Kocası evet dese, o hayır der. Böylesi kadınlardan uzak dur.

                Kadınların bir kısmı da geri zekâlı ve hantaldır. Ağır canlı ve kıt anlayışlıdır. Kocasını sever, kazancına razı olur; fakat güneş doğup yükseldiği halde hâlâ sesi duyulmaz. Yemekleri bayat, kapları kirli ve paslıdır.

                Şu Kadınla Da Hayatını Kur

                Ey oğul!

                Kadınların bir kısmı da sevimli ve merhametlidir. Bereketli ve feyizlidir. Soylu çocuk doğurur.

                Kendisine her zaman güvenilir. Komşuları arasında itibarlıdır.

                Aile sırlarım korur, kimsenin yanında açmaz.

                Cömerttir, eli açıktır. Bağırıp çağırmaz, alçak sesle konuşur.

                Evi ter temizdir. Çocukları çiçek gibi, gönül alıcıdır. Hayrı süreklidir. Kocası da o nispette yumuşak huyludur.

                Namus onun şiarı, terbiye değişmez vasfıdır.

                Fırsatları Kaçırma

                Ey oğul!

                Fayda sağlayacak fırsatları kaçırma. Muhtaç olduğun şeylere iyice sahip çık. Görülmesini acele ettiğin işlerinde dikkatini başka taraflara dağıtma.

                İçinde bulunduğun toplumun âdet ve geleneklerine saygılı ol.

                Âhirette seni rüsvay edecek çirkin âdet ve geleneklerden sakın.

                Bir şeyin neticesini iyice düşünüp hesaba katmadan yapmakta acele etme.

                Soysuz Adamlarla Tartışma

                Ey oğul!

                Soysuz adamlarla tartışma. Sonra onun kötü arzularını kendine çekmiş olursun.

                Namus ve şerefini koruyan insanlara herkes izzet ve ikramda bulunur. Böyle kimseler halk tarafından itibar görür. Hakkı bilmek, doğruluktan gelen bir fazilettir.

                Kendini zavallı ve fakir göstermeye çalışan kimse hakarete uğrar.

                Az Kelime İle Çok Şey Anlat

                Ey oğul!

                Bir meseleyi yazarken gereksiz kelime kullanma. Az kelimeyle çok şey anlatmaya çalış.

                Sonu gelmeyecek arzular peşinde koşmak, sapıklıktır.

                Başkasını kınayan ve hep kusur söyleyen adamın dostu olmaz.

                Din süslerin en güzelidir.

                Kuru gürültü, boş yere vakit harcamaktır.

                Sarhoşluk insanlıktan uzaklaşıp şeytanlaşmaktır.

                Yapılan bir akdi bozan kimse sırtına bir kin yüklenmiş olur.

                Yumuşak söz büyüklerin ahlâkındandır.

                Evlenmek İstediğin Kızı İyi Seç

                Ey oğul!

                İnsanın hanımı huzur ve sükûnet kaynağıdır. Bir kızla evlenmek istediğinde ailesini iyice araştır ve öğren. Çünkü temiz ve asil bir aile tatlı meyveler yetiştirir.

                Bilmiş ol ki kadınlar parmaklarımız kadar birbirinden farklıdırlar.

                Şirret ve karaktersiz kadından sakın. Onların dış görünüşlerine aldanma, böyleleri kocasına karşı kaba ve hırçındır.

                Kocası kendisine saygılı olduğu zaman bunu bir üstünlük sanar. Hiçbir iyiliğe karşı teşekkür etmesini bilmez. Az şeye de hiç kanaat etmez.

                Dostunu İyi Seç

                Ey oğul!

                İki çeşit dost ve kardeş vardır. Birisi, başına bir bela geldiği zaman seni korur; diğeri de mutluluk ve ikbal günlerinde senin dostundur.

                Belâ gelip ikbalden düştüğünde dostluk yüzünü gösteren kardeşi hakiki kardeş ve dost bil ve dostluğunu korumaya çalış.

                Saadet günlerindeki dosta pek güvenme. Sıkıntılı günlerinde dostluk bağını uzatmıyorsa, onu düşmanların düşmanı bil.

                İnsanları İyi Tanı

                Ey oğul!

                Heveslerine ve nefsine uyan aşağılık çukuruna yuvarlanır. Zarif görünümlü insanlar fazla ilgini çekmesin, dış görünüşe pek aldanma. Çünkü insan, kalbiyle, düşüncesiyle ve diliyle adamdır, kıyafetiyle değil.

                Benzi sarı, zayıf kimseleri hor görme. Çünkü insan iki küçük et parçasıyla ölçülür: Kalbi ve dili. Öyleyse insanların bu iki değerinden faydalanmaya çalış; gerisi et, kan ve kemiktir.

Fitneden Sakın

                Ey oğul!

                Düşman ülkesinde de olsan fitne ve fesat çıkarmaktan sakın.

Kendinden aşağı kimselere karşı çoluk çocuğunu, şeref ve itibarını yaygı yapma.

Malını kendinden fazla kıymetli ve üstün tutma.

                Fazla Konuşma

                Ey oğul!

                Fazla konuşma. Sonra bulunduğun toplulukta taşınması güç bir yük olursun.

Seninle beraber oturana karşı âlicenap davran. Yanına oturmak isteyene güzel, nazik, hareket et.

Başkasının gözüne dikkatle bakıp durma.

                Fazla lügat parçalayıp yaldızlı söz söyleme. Çünkü bu sözlerin dış görünüşü belki güzel sayılabilir, fakat gerçekte güzel değildir.

                Kendinden Fazla Söz Etme

                Ey oğul!

                Çocuğunu çok beğendiğini başkalarına anlatma.

                Hizmetçinin çok hünerli olduğundan başkalarına söz etme.

                Atından ve kılıcından bahsetme.

                Gördüğün rüyaları her yerde anlatmaya kalkışma. Çünkü gördüğün rüyadan sevinç duyduğunu belirttiğin zaman beyinsiz ve seviyesiz insanlar bu konuda seni rahatsız etmeye başlarlar.

                Kişiliğini Korumak İçin Şunlara Dikkat Et

                Ey oğul!

                1. Saçını sakalını tarayıp öyle sokağa çık.

                2. Beyaz kılları koparmaya kalkma.

                3. Lüzumundan fazla güzel kokulu şeyler sürünme.

                4. Bir ihtiyacını dile getirirken üzerinde ısrarla durma.

                5. Birtakım arzularının yerine gelmesi için küçülme.

                6. Servetinin tam listesini, mevcut paranın tam rakamını çoluk çocuğuna verme. Çünkü bunlar onu az görecek olurlarsa kendilerini zayıf sanarlar. Çok görecek olurlarsa yaşayışlarında değişiklik yapmak isterler. Onları hırpalamadan belli ölçüde idare etmeye çalış.

                Tartışmada Şunlara Dikkat Et

                Ey oğul!

                1. Birisiyle tartışırken vakar ve efendiliğini elden bırakma.

                2. Bilgisizliğini ortaya koyma. Bu konuda aceleci olma.

                3. Delillerini getirirken çok iyi düşün.

                4. Tartıştığın kimseyle aranda hakem olarak yumuşak huyunu gör.

                5. Elinle ve parmağınla fazla işarette bulunma.

                6. Fazla heyecanlanıp yüzün turp gibi olmasın.

                7. Şakakların terlemesin.

                8. Karşındaki adam sana ölçüsüz davranır, küstahlıkta bulunursa sen de nezih ve ağırbaşlı davran.

                9. Seni kızdıracak olursa, yine ölçülü konuşmaya çalış, kendi şerefini düşün.

                Hükümdarla Görüşmede Şunlara Dikkat Et

                Ey oğul!

                1. Devrin hükümdarı sana yakınlık gösterirse, onunla mızrak ucunda bulunduğunu hesapla.

                2. Hiçbir zaman onu bu yakınlığından cesaret alıp haddini aşma ve kendini güven içinde hissetme.

                3. Son derece efendi ve yumuşak davran.

                4. İlâhî hükümlerden biri zedelenmedikçe hükümdarın hoşuna gidecek şekilde konuş.

                5. Onun sana lütufları seni ölçüsüzlüğe sürüklemesin.

                6. Sakın hükümdarla yakını arasına girme. Ancak iyilik ve hayırlı işlerde gir. Çünkü hükümdarla yakınları arasına giren kişinin düşüşü çok ani ve sür'atli olur.

                Konuşurken Şu Noktalara Dikkat Et

                Ey oğul!

                1. Söz verdiğinde onu mümkün olduğu ölçüde yerine getir.

                2. Konuştuğunda ancak doğruyu söyle.

                3. Sağırlara seslenir gibi konuşma.

                4. Dilsizlere hitap eder gibi sesini kısma.

                5. Makbul söz söyle, güzel konuşmaya çalış.

                6. Seni dinleyenin olduğu takdirde konuş.

                7. İlgi duyulmayan yerde konuşma.

                8. Halkın kabul etmeyeceği ve garip karşılayacağı olaylardan söz etme.

                9. Bazı sözleri devamlı olarak tekrarlayıp durma: "Yani, ondan sonra, evet evet evet, hayır hayır hayır," ve benzeri gibi...

                Büyüklerin Sofrasında Dikkatli Ol

                Ey oğul!

                Büyüklerle bir sofraya oturduğun zaman fazla su isteme. Etin kemiği ile fazla meşgul olma. Hiçbir yemeği ayıplama ve sof-radaki hiçbir yiyeceği küçümseme. Sonra sofra sahibini üzmüş olursun.

                Gözü Aç ve Savurgan Olma

                Ey oğul!

                Kendini iyice sıkıntıya sokmuş bir miskin gibi gözü aç; mal kıymeti bilmeyen, ilerisini görmeyen bir sefih gibi savurgan olma. Sana ait hakları belirle. Dostuna saygılı, düşmanına insaflı ol.

                Nimetlere Şükret

                Ey oğul!

                Allah'ın verdiği nimete daima şükret.

                Musa Aleyhisselâm, münacatında, "Yâ Rabbi! Âdemoğullarına el, ayak, göz, kulak ve sair birçok nimetler verdin. Âdemoğulları bu nimetlerin şükrünü nasıl îfa edebilir?" diye sordu.

Cenab-ı Hak ona şöyle buyurdu:

                "Yâ Musa! Verdiğim nimeti Benden bilip, kendi işinden ve çalışmasından bilmeyen kulum, ona verdiğim nimetin şükrünü eda etmiş olur. Verdiğim nimetleri kendinden ve çalışmalarından bilip, Benden bilmeyen kulum da nimetin şükrünü eda etmemiş olur. Kula lâyık olan gece ve gündüz Bana tespih ve hamd etmektir."

                Fakirlere İhsan Et

                Ey oğul!

                Cenab-ı Hakkın ihsan buyurduğu nimetten fakirleri ve muhtaçları hissedar etmek şükürdür. Eğer kapına bir fakir gelirse, onun kalbini hoş et, öyle gönder.

                Sadakayı Gizli Ver

                Ey oğul!

                Sadaka verirken gizli vermek, kendine bir musibet geldiğinde bağırıp çağırmayarak, yaygara yapmayarak gizlemek gerekir.

                Bir günah işlediğinde ceza gelmeden hemen tevbe et. Sadaka vermek sıddıklar nişanıdır. Onlar sıddıklar zümresindendir.

                Tamahkâr Olma

                Ey oğul!

                Tamahkâr olma. Kalbin katı ve kara olur. Çok mal arttırmak için hasislik etme.

                Salih İnsanların Sohbetinde Bulun

                Ey oğul!

                Âlimlerin ve salih insanların sohbet ve meclisinde bulunmayı elden bırakma. Peygamber Efendimiz bir hadislerinde şöyle buyurmuşlardır:

                "Bir kimse ulema ve salihlerin meclis ve sohbetine giderse, Cenab-ı Hak o kimsenin her bir adımına karşılık kabul olunmuş bir hac sevabı ihsan eder."

                Âlim ve salih zatlar Allah'ın dostlarıdır. Onları ziyaret edenin sevabı Allah'ın evini ziyaret edenin sevabı gibidir.

                Dargınları Barıştır

                Ey oğul!

                Dargın ve küsülü olanları barıştır ki, sen de yarın Kıyamet gününde mesrur ve şad olasın.

                Musa Aleyhisselâm münacatında, "Yâ Rabbi! Küsülü iki kişiyi barıştırana ne ecir verirsin?              Senin rızanı kazanmak için halka zulmetmeyenlere nasıl bir mükâfat verirsin?" diye sordu.

                Hak Teâlâ şöyle buyurdu:

                "Ben de yarın Kıyamet gününde ona selâmet verip korktuğundan emin ederim."

                 Merhametli Ol

                Ey oğul!

                Cenab-ı Hak şefkati ve merhameti sebebiyle Musa Aleyhisselâma peygamberlik verdi. Ey oğul! Sen de şefkat ve merhameti elden bırakma ki merteben yüce olsun.

                Yeryüzünde olan mahlûkata merhamet eyle. Resul-i Ekrem Efendimiz (a.s.m.) şöyle buyurmuştur:

                "Yâ Ebâ Hüreyre! Yeryüzünde olan mahlûkata merhamet eylersen, Allah da sana merhamet eder."

                Anne-Babanın Rızasını Al

                Ey oğul!

                Anne-baban yaşlanınca elinden geldiği kadar onlara yardım et. Çünkü ebeveynin, sen küçükken türlü türlü zahmetini çektiler. Devamlı onların hayır duasını al. Beddua ederlerse dünyan da, ahretin de yıkılır. Anne-babanın rızası Allah'ın rızasıdır. Onların öfkelenmesi Allah'ın gazabıdır.

Resul-i Kibriya Efendimiz (a.s.m.), "Cennet onların ayağı altındadır" buyurmuştur.

                Bir hadiste şöyle buyurmuştur: "Anne-babasına iyilik edenin, onların gönlünü alanın ömrü bereketli ve uzun olur. Yarın kıyamette azap görmez."

                Yakın Akrabalarına İyilikte Bulun

                Ey oğul!

                Amcan ve halan baban hükmündedir, teyzen ve dayın da ana hükmündedir. Onlara anne-babana ettiğin hürmet gibi hürmet et. Hayır dualarını almaya çalış, sakın ihmal etme.

                Âmâ Akrabana İyilik Et

                Ey oğul!

                Senin evindeki bereket direği, rahmetin vesilesi, sana gelecek musibetlerin gidericisi evindeki yaşlı âmâ akrabandır. "İdare edemiyorum, geçimim dardır" deme. Onların vesilesiyle gelen bereket olmasaydı, geçimin daha da darlaşacaktı.

                Hocana Hürmet Et

                Ey oğul!

                Hocana tazim ve hürmet et. Çünkü hoca hakkı ana-baba hakkından fazladır. Ana-baban dünyanı mamur ederken, hocan âhiretini mamur eder. Onun içindir ki, hocaya hürmet, ana-babaya hürmetten efdaldir.

                Hocanı gördüğün zaman elini öp, hürmet et, diz çöküp edeple otur. Senden bir isteği olursa, kendi işini bırak, önce onun işini gör.

                Eğer fakir ise elinden geldiği kadar yardım ederek hayır duasını al. Çünkü hocanın talebesine duası, ana-babanın evladına duası gibidir.

                Kardeşinin Ayıbını Gizle

                Ey oğul!

                Mü'min kardeşinin bir ayıp ve kusurunu görürsen onu gizle, ifşa edip yayma.

                Resul-i Ekrem (a.s.m.) şöyle buyurmuştur:

 

                "Kim bir mü'min kardeşinin kusurunu görür de, halkın yanında onu rüsvay etmezse, Allahü Taâla Kıyamet gününde onun ayıplarını örter, mahşerde halkın huzurunda rüsvay etmez."

Hayırlı İşlerde Devamlı Ol

Ey oğul!

Hayırlı amellerinde sebat et ve işlemede devamlı ol. Bir gün yapıp bir gün terk etme.

Peygamber Efendimiz (a.s.m.) şöyle buyurmuştur: "Allah katında en sevgili amel, daimi yapılan ameldir. Daimî yapılan amel kişiyi maksuduna ulaştırır."

 Anne Babana Karşı Gelme

Ey oğul!