NE ZAMAN KINAYACAĞIZ?

NE ZAMAN KINAYACAĞIZ?

 

Kına, önemli günlerde ele, başa yakılan kırmızı bir bitki tozudur. Arabistan’da yetişen kına ağacının yapraklarını kurutup öğütülerek yapılır. Kuzey Afrika, Hindistan ve Sri Lanka’da büyük kına ağaçları yetişir.

            Kınamak, sosyal toplum kurallarına uymayan, kuralları bilerek veya bilmeyerek çiğneyenlere sözlü veya davranışlarla uyarmak… Kınamak, yaptığı yanlış ve hatayı toplum içindeki bireyi belirlemektir.

            Topluma uymayanları elbette yasalar uyarıyor. Bir de bilinçli toplumlarda çevresine, doğasına, insanına, yasalarına ahlak ve kanunlarına özünden sahiplenenler var. Bir de bilinçli bilinçsiz yanlış ve hata yapanlar var. Neden yanlışları kınamıyoruz?

            Yere tükürenleri, toplum içinde argo ve küfür edenleri, yere sigara, çöp atanları ne zaman kınayacağız?

            Kendi çıkarları için toplumu hiçe sayanları, toplumun ortak malını kendi malı gibi kullananları, yeşilliği katledenleri ne zaman kınayacağız?

            Yalan söyleyenleri, hırsızlık yapanları, namussuzlukta şöhret yapanları, kul hakkı yiyenleri, kendinden başkasını düşünmeyenleri ne zaman kınayacağız?

            Kamu malını çalanları, çalmasına göz yumanları, toplumun yetişen gençlerine kötü örnek olanları ne zaman kınayacağız?

            Trafik kurallarına uymayanları, direksiyon başında sigara içip telefonla konuşanları, yüksek sesle çevre kirliliği yapanları, yaya geçidinde geçen yayaya fırsat vermeyen sürücüleri, kurallara uymayan yayaları, kaldırımları işgal eden esnafları, kaldırımı kendi keyfince kullanan yayalar ve telefonla çetleşenleri ne zaman kınayacağız?

            Söz verip sözünü tutmayan vekil, belediye başkanı, muhtarları, kendi kariyeri için yalan söyleyen siyasetçileri, devlet fabrikaları ve iş yerlerine siyaseten yönetici, işçi alıp sonra da zarar ediyor diye özelleştirilen siyasetçileri ne zaman kınayacağız?

            Dünya coğrafyası içinde zor ve güç bir yerde Demokrasi ve Cumhuriyetle yönetiliyoruz. Bu güzel yurtta bizlere Cumhuriyeti kuran başta Mustafa Kemal Atatürk ve arkadaşlarına, vatan için gözünü kırpmadan şehit ve gazi olanlara ne zaman gereğinden fazla sahip çıkacağız?

            Türk büyüklerine, bayrağına, vatanına saygısızlık yapanları topyekun bir araya gelerek ne zaman kınayacağız?

            Acıları, sevinçlerimizi birlikte ne zaman daha gür bir sesle, birlikte kucaklayacağız?

            Var olan değerler elden gidince, gençlik eldeyken kıymetini bilmeyince, zaman geçip çaresiz kalınca mı kınayacağız?

            Giden zaman geri gelmez. Yapılan büyük hatalar kolay kolay düzelmez. Var olan yasaları, kanunları çok iyi öğrenip, öğretmeliyiz. Toplum kurallarına uymalı, insanca, onurluca bir yaşamı Türk ulusunun yüreğinde hep beraber yaşatmalıyız. Yanlışa yanlış, olumsuza olumsuz demeliyiz. “Haksızlık karşısında susmamalıyız.” Eksiklik, yanlış yapanları bedensel, sözel uyarıp, kınamalıyız.

            Kınamak için geç kalınmış sayılmayız. Kırmadan, incitmeden… yaşam bizim, toplum bizim, bu vatanın tüm değerlerine birlikte sahip çıkmalıyız.

            An bu an, zaman şimdiki zaman. Geç olmadan yanlışları, hataları akıl birliğiyle kınamalıyız.

Süleyman Erkan