DİLEĞİ YÜREĞİN İÇİNDE…

Dileği yüreğin içine koymak, gerçekleşmesi için çaba sarf etmek, mutluluğa katkı

sağlayacak ne varsa adım adım tanış olmak için planlı şekilde çalışmaları sürdürmek.

                Sağlıklı doğum için dua etmek. Yeryüzü meleklerine gülümsemek ve nasip olması için planlı ve projeli çalışmalar başlatmak. “ İyi ki doğdun kızım” diyebilmenin gerçek olacağına inanmak. “seni çok istiyorduk, gelişin hepimizi mutlu etti. Dünya hayatın huzurlu, mutlu, sağlıklı ve güzel olsun. Seni Allah saklasın.” Adını da Emriye koyduk ki büyük annemiz de her daim bizimle olsun diye.

                Bilmek, vaktine erişmek, hayali bitmeyen ve dua akışının kaynağı, izahında zorlanılan bir arzu ve isteğin bir ömrün bitmeyen ufku olarak hep canlı olacaktır.

                Zümrüd-ü Anka’ da diyebiliriz.

                Günaydın, gözün aydın, gönlün aydın kelimelerine bir ömür hasret olan ve sevgi ötesi bir aşka kavuşmanın heyecanını yaşamaya hazır olan bir yürek titreyen duygularla bekliyor. “Gel ey yeryüzü meleği, dünya hayatını cennet kılmak için.”

                Bahar geldi. Yenilenen doğa güzelliğinde unutulmaz anılar, saatlere selam verip mesafeleri cm. yakınlığında nefes nefese kıldı. Dudakların alev alışındaki dakikalardan geriye ritim tutan diller kaldı. İnsanın insana en büyük ikramı, ona ömrünü vermesi, zaman ayırması, ömrünü adaması değil midir?

                Akşamın sabah hazırlığı, sabahın tazeliği, serinliği ve dahi güneşi insan hayatının önemli anlarıdır. Uykuya dalışın dinlenmişliğinde, serinliğin zindesi ve güneşiyle; insan için hepsi özel ve güzeldir.

                Hayalin bittiği anlar, bütünlüğün bitişine ulaşmadır. Dünya hayatının donması, günübirlik, rutin bir döngünün tekrarından öte bir şey değildir.

                “Benden bakmak” diye bir ifade var. Zaman zaman dans eden duyguların satır aralarında. Cümle ve paragraf bağlantılı bir den çok okurum. “Bakmak” “ Benden bakmak”. Hedefte olan ne ise ona ulaşmak. Benden sana ulaşmak gibi. Yâda benden bakıp seni görmek, sana uzanmak, tutmak, koklamak, dünya hayatına seninle gülümsemek. Adım adım bal tadında bir zamanın tüm nimetlerinden faydalanmak.

                Gel ey güzel çocuk. Melek çocuk. Gecikme, mola verme, ara verme beklendiğini biliyorsun.

 

 Hoş geldin, güzel bebek,

Sen bize yar oldun. 

Can verdin, bize melek,

Ömrümüz sana olsun.

 

Ey çocuk, çok geciktin,

Hasrettin, hiç gelmedin,

Gurbetten dönmedin,

Gel artık, sabah olsun.

 

12.03.2017 /Ankara