İMLA (YAZIM KURALLARI) DEMİŞKEN

İMLA (YAZIM KURALLARI) DEMİŞKEN

                Bunca yıllık Türkçe ve edebiyat öğretmeniyim. Bir matematik öğretmeni karşıma geçip bana dilbilgisi dersi vermeye kalkarsa sabır ve soğukkanlılıkla dinlerim. Anlattıklarından doğrularını onaylar, yanlışlarını düzeltir, yeni bilgileri öğrenirim.

                Türkçe öğretmeniyim dedimse Türkçeyi tamamen tekelime aldığımı iddia edemem. “Bin bilirsen bir bilene sor” demişler.

                “-de” diye bir aidiyet ekinden söz ediliyor. Fransızca öğretmenimizin malik, Türkçe öğretmenlerin iyelik zamiri dedikleriyle mi karıştırılıyor acaba. İyelik zamirleri, ismin kime ait olduğunu belirtir, çekimlidir. (-im,-in, -i, -imiz. –iniz, -leri) (defter İM,defter İN, defter İ… gibi.)

                Dilbilgisinde sekiz çeşit sözcükten söz edilir ama aslında sözcük çeşidi iki tanedir: fiil ve isim soylu sözcükler. Fiilin iş, oluş hareket bildirdiğini, ismin ise bir varlık ya da kavramı karşıladığını herkes bilir. Kalan adlandırmalar, ayrıntıdır.

                İsmin yerini ek ya da sözcük olarak tutar, zamir olur. Belirtir ya da niteler sıfat, ilgi kurar edat, fiil, fiilimsi, sıfat, zarf gibi belli sözcük çeşitlerini niteler, zarf olurlar.

                İki türlü “-de” vardır. Hal ekidir bitişik, yazılır, “EvDE oturuyor.” Bağlaçtır ayrı yazılır. “Ev DE temizlendi.”

                Yazanlara belki yararı olur diye bildiklerimi özetledim. Umarım ukalalığıma verilmez.