ENGELLİ ÇEVRESİNİ İYİ ANLAMALI

ENGELLİ ÇEVRESİNİ İYİ ANLAMALI

Sevgili engelli kardeşim,

Önce duamızı yapalım.

 

“Allah’ım, beni engelli yarattın ama beni kafadan engelli insanlar ile şeytanın ve şeytan kılıklı insanların şerlerinden alaylarından koruyacak olan gene sensin sen. Beni çevremi iyi anlamamı, beni seviyor görünerek doğruları yanlış anlamam için çaba harcayanların şerrinden koru. Beni gerçekten seven ve bana doğru bilgiler aktaran beni her zaman yukarılara çekmeye çalışan güzel insanlarla tanıştır ve beni onlara onları bana sevdir. Amin”

Sevgili engelli dostum,

Sen de biliyorsun ki gazeteleri okuduğumuz zaman haberlerde dolandırıcıların, kötü niyetli insanların daha çok engelli, tek başına yaşayan yaşlı ya da küçük çocuklara musallat olduğunu ve onları çeşitli gerçekmiş gibi yalanlarla dolandırdıklarını okumaktayız. Bu hayatta bunlar olurken, birçok insanın da bazen bilerek bazen bilmeyerek şaka ya da kötü niyetle engellileri başka engellilerle takıştırmak için yalan şeyleri gerçekmiş gibi anlatarak “falanca arkadaşın senin hakkında şunu yazıyor, şunu söylüyor, şunu yapıyor” gibi yalanlar ile O’nu gerçekten seven insanlar ile aralarına nifak sokmaya çalıştığını ve fesat çıkarmaya baktığına çok zaman üzülerek şahit oluyorum. Çok engellinin de “engelli özür dilemez, hata yapmaz” düşüncesi ile kalbini kırdığı arkadaşlarından özür bile dilemediklerine şahit oluyorum. Bu da ister istemez insanı üzüyor. Engelliler güçlü olsa, bilgi sahibi olsa kötü niyetli insanlar da engellileri kullanamaz tabii ki.

Sevgili engelli dostum,

Bizimle iletişim kurmaya çalışan insanların ne amaçla ve niyetle bizlerle iletişim kurmaya çalıştıklarını anlamaya çalışmak zorundayız. Cehaletten ya da bilerek bize zarar vermeye, bizi yanlış yönlendirmeye, şaka adı altında bizi küçümsemeye çalışan bizi kullanmaya çalışan insanlara karşı onlardan uzak durarak, tepki göstererek hatta bizi daha çok rahatsız ederlerse kolluk kuvvetlerine şikayet ederek onların saçma tutumlarından uzak kalmaya bakmalıyız. Biz güçlü olacağız hakkımızı arayacağız ki, bizim de onurlu ve insan gibi yaşama hakkı olan engelliler olduğumuzu anlamaya çalışsınlar onlar da.

Sevgili Kardeşim,

Güçlü insanı, hakkını arayan insanı ve medeni ve demokratik yollardan haksızlıklara karşı koyan, insanı engelli olsun olmasın kimse kolay kolay kullanamaz. Engelli olsun sağlam olsun istisnalar hariç kimse başkasına zorla zarar veremez ve gene biz ne kadar istersek isteyelim karşımızdaki insan çocuğumuz dahi olsa kendisi severek istemezse faydalı olamayız. Çok zaman “aman başkalarını kırmayalım” derken kendi onurumuzu o insanların kırmasına, bizi üzmesine müsaade ederiz. Halbuki biz isin vermezsek o zaman onlar da bize zarar veremez. Bunu sağlam olanlarda, engelli olanlarda engelli yakınları da bilerek engellileri sevgi çemberine alarak mantıkla korumaya bakmalılar. Çocuğumuzu seviyor diyerek başkalarının engellileri kullanmasına onunla alay etmesine müsaade etmelerine izin vermemeliler. Bir müdür dahi olsa engelli memur ya da işçisi ile alay etmeye insani olarak hakkı olamaz. İnsan kendisinden üstte insana şaka yapamazsa alttakine de yapamaz. Yapan insanın insanlığından şüphe ederim ben.

Değerli engelli Kardeşim,

Dikkat edersek en çok şaka engellilere ve güçsüz insanlara yapılmaya çalışılmaktadır. Bunun adına “sevgi” diyerek yutturulmaya da çalışılmaktadır. Sen hiç güçlü gördükleri siyasetçilere, iş adamlarına müdürlerine ve amirlerine durmadan şaka yapan ve sonra da “ben onu sevdiğim için yaptım” diyen adama rastladın mı? Yapanı hemen devlet büyüklerine ve büyük adamlara hakaret etmekten cezalandırmaya çalışırlar. O yüzden sen güçlü olmaya bak. Sana şakada ölçüyü kaçıran adamı şikayet etmekten de çekinme. Ama kim seninle ne niyetle konuşuyor, bunu bil.

Sevgili engelli dostum,

Engellileri gerçekten seven bir insan olarak yazılarımı onların gelişmesi, onlarla alay edenlerle mücadele üzerine kurarım ama bazen engelli kardeşlerimizi yanlış bilgilendirerek bu niyetimizi tam tersi amaçla engellilere anlatan ve bize karşı tavır almalarına sebep olduklarına şahit olduğum durumlar olduğu için çok üzüntü duydum. O kötü niyetli insanların amaçları da engellileri birbiri ile sürtüşmesine sebep olarak hastalıklı bir memnuniyet duymaları “biz böyle insanı birbirine takarız.” diyerek insani olmayan saçma hazlar duyduklarını görünce üzüntümüz kat kat arttı. İşte biz engelliler hata ettiğimiz zaman hemen birbirimizden özür dileyerek birbirimize yaptığımız en küçük iyiliklerde bile birbirimize teşekkür ederek insanların “bak engelliler birbirini ne kadar seviyor ve engellerine rağmen nasıl dayanışma için de oluyorlar, biz sağlam insanlar olarak onlar kadar bile olamıyoruz” diye düşünerek engellilerin yardımlaşma ve dayanışması karşısında hayat dersleri alsınlar. Almıyorlarsa bu onların sorunu yani.

Sevgili engelli dostum,

Engellilerin kanundan ve insani haklardan doğan hakları var. Bunu burada anlatmaya gerek yok. Bu hakları bizler demokratik yollardan almaya bakmamız lazım. Ama kimseye hakaret etmeden kimseye kötü söz söylemeden ve demokratik yollardan ve kanuni olarak. Biz bu hakları bilmezsek ve almaya çalışmazsak bizden daha akıllı olduğunu sanan insanlar bizlere bile haber vermeden bizim haklarımızı alabilirler. O yüzden kanunları iyi bilen ve engellileri gerçekten seven engelli ve sağlam insanlar ile iletişimlerimizi sağlam tutarak haklarımızı aramak bizi suiistimal eden ve üzen insanlardan uzak kalmaya bakmalıyız. Bu bizim hayatta rahat yaşamamız ve mutlu olmamız için önemli.

Sevgili engelli dostum,

Bizi kullanmak isteyen insanlara biraz sert davrandığımız ve haklarımızı arayacağımızı sertçe ama onları kırmadan söylediğimiz zaman inanın çoğu geri adım atacaklardır. Bu ülkede engellilerin kanunlardan Allah’ın verdiği haklardan hakları var. “Özgürlüğün fazlası hayvanlara mahsustur” düsturu gereği kanunların verdiği yetkiler dışında engellileri kullanmaya kalkan insanlara gene engelliler el ele vererek derslerini vermeliler. “Haksızlık karşısında susan tek dilsiz şeytandır” düsturu gereği haksızlıkları kabullenirsek o kötü şeytan kılıklı insanlar bizim üzerimize daha çok gelmeye ve kullanmaya bakacaklar. O yüzden engelli yakınları da engelli yakınlarının haklarını korumak ve insani olarak engellilere yaklaşmayan insanlara sözlü ve kanuni haklarını kullanarak gereken tepkiyi göstermeliler. Engellinin çevresinde hakiki manada onu seven koruyan ve Allah için ona yardım eden insanların olmasına dikkat etmeliler. Öyle insan yoksa aileleri sevgi ile engellileri kucaklamalılar.

Sevgili engelli dostum,

“Okumayı sevmek” burada önem arz etmektedir. Okumayı seven insan bilgi sahibi olur. Bilgi sahibi olan cesaretli olur. Cesaretli olan insanı da kimse kolay kolay kullanamaz. Ben okuyarak bunu elde ettiğim için gerçekten de bunun faydasını gördüm. Çevremiz okumamızla alay etse de gerçek manada onlar kendi “okumayı sevmemiş olmaları” ile alay ettiklerinin farkına varamayacak kadar zavallılardı. Engelliler okumak ve  “anlamıyorum” mazeretlerine sığınmadan anlayana kadar okumak veya güzel şeyler anlatanlar ile sık sık bir araya gelerek anlamadıklarını da sorarak öğrenirlerse hayatları onlara daha kolay gelecek muhakkak.

Sevgili engelli dostum,

Duamızla mektubumuzu noktalayalım.

“Allah’ım, bu mektubum boyunca senin yüceliğini hissettim. Anlayışsız insanları bu mektup boyunca hatırlayınca senin bana verdiğin güç ile okuma sevgisi ile irade ile o anlayışsız insanları hazır cevap vermek ile nasıl insanlık dersi verebildiğimi ve bunu da senin sayende yaptığımı görünce senin büyüklüğünü daha iyi anlattım ve sana defalarca şükrettim.” derdi veren dermanının da verir” diyerek anlama engelli olmadığıma yeniden şükrettim. Yazarak, doğruları konuşarak, insanlara faydalı olmaya çalıştığımı ve bunu da senin bana verdiğin güç ile yaptığımı görünce şükürlerim daha da arttı. Öyle güç sahibi hissettim ki engellileri kullanmaya çalışanlara karşı daha güçlüyüm artık. Bana bu gücü veren sana şükürler olsun. Bu gücümü arttırma ve engellilere daha faydalı olma gücü bana nasip et. Amin.”