Engelli iyi dostlar seçmeli

Sevgili Engelli Kardeşim,

Önce duamızı yapalım,

Allah’ım engelli bir kulun olarak kulluk görevlerimi yapmaya gayret ediyorum. Fani bir insan olarak gene de çok hatalarım var biliyorum. En büyük düşmanım olan nefsimden beni koruyacak olan gene sensin sen. Şeytanın şerrinden koruyacak, arkadaş ve dost maskesi altında şeytan görünümlü dostlardan ve arkadaşlardan koruyacak gene sensin sen. Bana, beni çıkarları için değil sırf senin rızanı kazanmak için sevecek dostlar yolla. Amin”

Sevgili engelli Kardeşim,

Daha önce sana arkadaşlık konusunda mektup yazmıştım. Toplumumuzda dostluk ve arkadaşlık aynı zannedilir. Oysa  ki, dostluk ve arkadaşlık farklı şeylerdir. Bazı insanlar ile zorunlu olarak arkadaşlık etmek zorunda kalabilirsin. Mesela okul arkadaşı gibi, iş arkadaşı gibi ama dostunu sen istemezsen kimse sana dost yapamaz. Sen isteyerek ve severek ve baskı altında kalmadan seçersin dostunu. O yüzden dostluk arkadaşlıktan daha ilerde bir şey. Dostunu iyi seçersen dostun iyi olursa seni ileriye kötü olursa geriye taşır. Bunu bildiğimden hep ileri taşıyacak dostlar ararım. Sen de öyle yaparsan rahat edersin.  

Sevgili engelli Kardeşim,

Dostlukta ölçüm peygamberin şu ölçüsü olmuştur. “Güzel dost bulursan onunla otur konuş, bulamazsan tek başına kal” Yani boş konuşan insanlarla oturmak insana zarar. Boş konuşmaktansa yalnız kalında faydalı kitaplar okumak hedefimize yönelik güzel şeyler düşünmek ve bolca dua etmek ne güzeldir değil mi? Boş konuşan insanlar şeytan bize sevdirmeye bakar. Bugün yaşlı insanlara sorarsan başarısızlıklarının hatalarının çoğunun sebebini kötü ve art niyetli dostlarına bağlarlar.

Sevgili dostum, engelli Kardeşim,

Tefhim-ul Kuran’da  (25/FURKÂN-28: «Vah yazıklar bana, ne olurdu da filanı dost edinmeseydim.») ayeti kerimesi engelliler için dostuna ne kadar önem vermesi gerektiğini göstermesi bakımından çok önemli.

Değerli engelli dostum,

Diğer insanlar gibi ne yazık ki engelli kardeşlerimizin çoğu da dost seçiminde kulaktan dolma bilgilere baktıkları ve kendi düşünce ve iradelerine çok zaman değer vermedikleri için, bu özgüvensizlikten ve kendine değer vermemekten meydana gelir. O yüzden dostlarımızı kendi görüşümüze göre seçmek zorundayız.  Bana çok zaman dost bildiğim insanlar gelerek “Senin hakkında şunları duydum, bunları duydum” derler. Bana gerçekten dost olmuş olsalar duyduğu her şeye inanmaz ve yanlış şeyler duymuşsa doğrusunu öğrenir. İnsanlar çok zaman duydukları inandıkları için de dost kaybederler. Duydukları bir şey için gerçek dostlara önyargı ile yaklaşarak küserler sonradan onun hakkında duyduklarının çoğunun aslı olmadığını anlayınca da kalbini kırdıkları dostları kendilerine sıcak bakmadığı için dost kaybetmiş olurlar. Bu yüzden başkaları söylenenlere bir kere dikkat edecekse engelli kardeşlerimiz birkaç kere bakmalılar. İyi anlamadan kimseye olumsuz davranışta bulunmamalılar. Yoksa çok zarar ederler dostlarını kendilerinden uzaklaştırdıkları için.

Sevgili dostum değerli engelli Kardeşim,

Bizi Allah’ın ilk emri olan “Oku”yu yaşayan ve bizi de okumaya sevk eden, bize kitaplar hediye eden, bizlere güzel kitaplar okumamızı tavsiye eden insan yaşı ne olursa olsun gerçekten bizim gerçek dostlarımızdır. Bize güzel kitaplar hediye eden insanlar gerçekten az bulunur dostlardır. Yemek içmek de dostluğun gereği ama en önemli yemek içme de bize hayatta lazım olan bilgi ve sevgidir. Bilgiyi okuyarak sevgiyi de hissederek yaşarız. Ne yazık ki çok zaman kitap hediye ettiklerim insanların çoğu dostluğa devam etmek yerine iletişimi bile kesen insanlar oldular. Ben ise hayatımda bana ilk kitap hediye eden insan olan Osman Kanmaz eniştemizi hiç unutmadım ve sohbet ve yazılarımda anılarımda ve kitaplarımda bahsederim.

Sevgili engelli dostum,

Engelli insan, bu mektubu okuduktan sonra dostlarını bir gözden geçirmeli bence. Dostlarımız bizimle sevgi ve bilgi mi paylaşıyor yoksa dedikodu paylaşarak bizi dedikoducu yapmaya mı gayret ediyorlar.

Sevgili engelli dostum,

Bana en güzel dostlar kitaplar, dergiler ve gazeteler. Toplum ise ne yazık ki, ”Oku” emrine rağmen okuyanı sevmiyor ve nerede ise yazarlara hakaret etmek için fırsat kolluyor. Güzel yazanı bir beğense öteki beğenmiyor. Bu yüzden bizlerde ne okuduğumuza dikkat ederek güzel şeyler yazan kitapları sevmeli ve bu güzel kitapları bize hediye edenlere saygı ve sevgi ile onların dostluğuna inanarak bir tavır sergilemeliyiz ve engelliler buna çok da dikkat etmeli. Çünkü engellileri seviyor görünerek kullanmak isteyen insan sayısı çok toplumumuzda.

Sevgili engelli dostum,

Mektubumuzda duamızı da edelim,

“Allah’ım,

Bize gerçekten bizi sana yaklaştıracak, hakikati görmemizi sağlayacak, bizi gerçek dostlara yaklaştıracak ve kötü dostlardan uzaklaştıracak kibirden uzak, boş konuşmaktan uzak Hak’ ka ve Hakikate yakın  gerçek dostlarla   dost olmamızı  sağla. “Oku”mayı emrettiğin gibi bize okumayı faydalı kitapları okumayı, bize faydalı kitaplar hediye edecek ve faydalı kitaplar  ile tanıştıracak  kitaplar  hediye edecek   dostlarla  tanıştırmayı nasip eyle. Amin.