FETHİYE KAŞ GEZİSİ

Son birkaç yıldır sevgili Coşkun Demirçelik’in organizesinde Tokat Öğretmen Okulu Mezunları, yurdun cennet köşelerinden birisinde buluşup hem hasret gideriyor, hem eğleniyorlar.

Buluşmaya, mezunlar, eşleri, öğretmenleri ve de bizim gibi katılımcıları arasında çokça öğrencisi bulunan diğerleri katıldık.

                Buluşmanın adı, Fethiye-Kaş gezisiydi. Katılımcıların toplamının yüz yetmiş kişi olduğu söylendi. Hepimiz, Letonya Tatil Köyü’nde konakladık. Kısa mesafeleri dört otobüsle gezdik. Beş gece altı gündüzü doya doya yaşadık.

                Ailemiz adına Saklı Kent’i ve ölü Deniz’i daha önce görmüştük. Fakat aynı yerlerin güzelliğini sevdiklerimiz ve dostlarımızla yaşamanın keyfi bir başka oluyor. Kaş ve Kekova’yı ilk gördüm. Kaş’da yanık dondurmanın tadına doyamazken otobüs terminalinde bile arkadaşların izmaritlerini atacak yer bulamamalarına çok sevindim. Herkesin uğrak yeri olan terminal bu denli temiz olursa başka yerlerin temizliği nasıldır kim bilir? Bir yeri temizlemek kadar, temiz tutmak da önemlidir, diye düşünüyorum.

                Kekova’da tarihi yaşadım. Burnumuzun dibindeki Meyis Adası’nın bizim olmamasına üzüldüm. Mavi yolculuklardan ayrı bir keyif aldık.

                Son günün akşamı eğlencesinde önce Sevgili arkadaşımız Şinasi Işık’ı ve de değerli öğretmenimiz, Mehmet Bural'ı andık.

                Yeri gelmişken Şinasi Bey’in sevgili oğlu İbrahim’in bu gezi anısına özellikle imal ettiği çam sakızı çoban armağanı eşarplar her yıl olduğu gibi bayan arkadaşlarımıza dağıtıldı. Artanlarına da bir arkadaşımızın el koyduğu söylendi, vebalı diyenlerin boynuna.

                Not: dokuz Mayıs akşamı, yabancı bir gurup gencin olağan üstü gösterisini elimiz yüreğimizde, ağzımız açık izledik. Kızlı erkekli o çocuk yaştaki gençlerin marifetlerine hayran kaldık. Günlerce, ve de yeri geldikçe beğenimizi anlatmaktan özel bir zevk aldık. Ne idi o bir kişinin omzunda birkaç kişinin yükselmesi. O tehlikeli atlayışlar, hele birinin ayağından ve kollarından ip gibi tutup çevirirken diğerlerinin o çevrimden yararlanarak ip atlamaları…

                Daha aklıma gelmeyen ve de başarıyla sergilenen ne numaralar, ne numaralar…

                Tokat Seyahat’in aynı otobüsüyle şoförün cümbüş ve udu, muavinin darbukası eşliğinde düğün alayı gibi şarkılı türkülü gidiş geliş. Hele de şoförün anılarıyla milleti gülme krizine sokması, gülmekten kırıp geçirmesi nedeniyle “Sahneye çıksa, bu performansıyla, Cem Yılmaz’ı bile gölgede bırakır.” Kanaati, çoğunluktaydı.

                Beş günlük bir geziyi bu kadar özetliye bildim. Kabulü ricasıyla