Bir Şiir Bir Hikâye

Allahüekber

 

Ve ırgatsız ufuklarda

Kurt masalları

Penceremde kartal bakışı

Ocağımda süt beyazı

Düşünceler

Bir ikindi akşamı

Boğazda düğümlenmiş kınnap

Açlığı çarmıha gerer

Uzun övendire

Afacan çocuk elinde

Onca kuşu yere serer

 

Karlı bir dünya

Adam boyu köpek

Nazlı çocuğu alır götürür felek

Ilgıt ılgıt esen rüzgârın sesinde

Nağmelerle gelir Kur’an

Gözlerimde yaş

Mehtabın soyunduğu gece

Yıldız dağı dev

Sivrin yanında cüce

Annemin çığlıkları

Yıldızlardan bile yüce

 

Geceler soğuk düşleri

Yarınların

Aramızda tavşan kaç-tazı tut

Oyunları

Sara tutmuş yaylada bizim koyunları

Boynumuz kıldan ince

İçimizde hüzün çiçekleri

Elimizde nurdan yoğrulmuş

Kelebekler kelebekler

Dilimizde

Ninemin öğrettiği

Tek ses tek kelime

AllahüekberAllahüekber…

Tekbir ile gelen tekbir bekler

AllahüekberAllahüekber…

 

                Bu şiirde yazdıklarımı yıllar önce Dumanlı yaylalarında yaşadım.  İlk orucumu ikindi vakti bozduğumda babam çok kızmıştı. Ahıra götürüp beni asmakla tehdit etmişti. Tam 61 yıl oldu. 61 yıldır bu güzel ayın tadını doya doya yaşıyorum.

                Ne güzeldir Ramazana kavuşmak… Ne güzeldir oruçlu olmak…

                Yaylada bir fırtınama sırasında kız kardeşimi hortum, beş metre yukarıya kaldırdı, geri bıraktı. Birkaç saat sonra onu kaybettik…  Yani bu şiir yaşanmış acı ve tatlı hatıraların hikâyesidir.  Hiçbir şiir,  şiir yazmış olmak için yazılmaz. Hepsinin arkasında derin hikâyeler, garip hatıralar vardır. Önemli olan bu hikâyelerden, bu hatıralardan ders çıkarmaktır.

                Rabbim bir kez daha Ramazanınızı mübarek, oruçlarını makbul eylesin.

Mehmet Emin ULU