ŞİMDİ OKULLU OLDULAR

 

Sn. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan hanımefendinin destekleri, Millî Eğitim Bakanlığımızın koordinasyonu, televizyon programı sunucusu Müge Anlı’nın öncülüğünde gerçekleştirilen “Okuma-Yazma Seferberliğinde; Tokat ilimizdeki kurslarda, okuma yazmayı öğrenmekte olan kursiyerlere eğitim veren isimlerden biri de nacizane bendim.

            Fatih İlköğretim Okulu’nda iki buçuk ay içinde 80 saat diliminde 16 öğrenciye okumayı – yazmayı öğretmek nasip oldu. 19 yaş ile 70 yaş arası 16 bayan hemşehrimizin ilk öğretmenleri oldum. Yıllardır öğretmenlik yapmış olmama rağmen, ortalama yaşları 50 civarında olan okuma yazma heveslisi öğrencilerimin yıllardır içlerinde yaşadıkları okur/yazar olma sevdalarını gerçekleştirmek üzere görev almış almak beni ziyadesiyle heyecanlandırmıştı. Eğitim işi neticede bir sevda ve gönül işidir. Bu sevdaya gönül verenler eğitim ateşi ile yanar.

Her biri ile tanıştık. Onların hayat hikayelerini dinledik. Hayat hikayelerini yazıya dökerek, okumayı öğrendiklerinde ilk okuyacakları kitap hayat hikayelerinin yazılı olduğu kitap olmasını arzu ettik. Anlattıkları kısa öyküleri, onların okuma yazma öğrenmekle kazanımlarını yansıtsın, kendilerinden sonrakilere ışık olsun istedik. Hayat hikayelerinin çıkarılması hususunda kursiyerlerden yanıtları alınabilecek sorularımız oldu.

Neden okuyamadınız?

Okuyunca ne olmak isterdiniz?

İçinizde okuma veya okuyamamakla nasıl bir duygu var?

İlk okuma yazma kursuna katılınca ne hissettiniz?

Harfleri, heceleri, cümleyi tanıyınca sizde ne gibi bir duygu gelişti?

Okumamakla, okumayı karşı karşıya getirirsek ne düşünür söylersiniz?

Çocuklarınızı, torunlarınızı okuturken neler düşünürsünüz?

Okuttuğunuz çocuğunuzu bir görev ve sorumluluk karşısında gördüğünüzdeki duygularınız ne olur?

Okuma istek ve duygu duygularınızı geliştirip, başkalarına anlatmak ister misiniz? ( Rol model olmak)

Okuma yazma kursuna gidiyorsunuz diye size mahalle baskısı yapıldı mı?

Yaşınız ne olursa olsun okuma yazma kursunu bitirince okul basamaklarını sırasıyla bitirmek, diploma almak ister misiniz?

Okuma yazmakla ilgili neler söylemek istersiniz?

            Tüm sorulara içtenlikle yanıtlar çıktı. 80 saat sonunda, her biri okur yazar olurken, “ŞİMDİ OKULLU OLDUK” diye, Sevgi Yolumuza konu ettik. Geriye bırakılan hoş ve ibretlik anıları keyifle okumaları dileğiyle…

            Seferberliği başlatan sn. Cumhurbaşkanımız ve Eşi hanımefendiye, ilimizde Sn. Valimiz ve İl Milli Eğitim Müdürü ile Fatih İlköğretim Okulu Müdür ve personeline ve çok kıymetli kursiyerlerimize sonsuz teşekkürlerimle…

CAHİLLİK İÇİMDEKİ EZİKLİK

(Fadime Yalaper-1958)

 

Tokat merkez Altıntaş Kayasuyu köyünde doğdum. Biz küçükken babam Zekeriya Kılıç Almanya’ya çalışmaya gitti. Bize dedem Süleyman Kılıç baktı, büyüttü. Okul çağına gelince dedem beni okula göndermedi. “Kız çocukları okula mı gidermiş? Okula geden, kız çocukları kötü yola düşüyormuş!” diyerek beni okula göndermedi. Emsallerim okula gidip geldikçe içimde bir sızı oluyordu. Arkadaşlarımın yanına gidemiyor, onlarla konuşamıyordum. Tarla, bağ, bahçe, hayvanlara ve ev işlerine hep beni yollarlardı.

On yedi yaşına gelince beni gelin ettiler. Hasan Yalaper’le evlendim, çoluk çocuğa karıştık. Nasıl bir okuma özlemim vardı anlatamam. Okuyanı, okula gidenleri nasıl uzaktan uzağa severdim. Çocuklarımı okuttum. Okuma özlemimle konuşsam kitaplar dolusu yazı çıkarılır.

Okuma seferberliğini duydum, hemen yazıldım. Hiç olmazsa büyük yazıları okurum, dedim. İlk önce çekiniyordum. Allah razı olsun senden Süleyman hocam. Sen çıktın karşımıza, okumaya istekliydik ama şimdi senin sayende daha çok sevdik. Biz sevdikçe okuma da yazma da kolaylaşıyor. Fatih İlköğretime gitmek için saat 15.00’i iple çekiyorum. Okula devamsızlık yapmıyorum, okuyacağım. Hikaye kitapları alıp evimde bir de kitaplık kuracağım.

(21.03.2018 Çarşamba günü saat 17:15’de Süleyman Erkan’a konuştu.)