SEVGİ SİZDEN UYGULAMA BİZDEN DİYEN OĞLUM

SEVGİ SİZDEN UYGULAMA BİZDEN DİYEN OĞLUM

 

      Değerli oğlum,

       Önce duamızı yapalım

       “Allah’ım

         Anne ve baba olarak biz çocuklarımıza gereken sevgiyi gücümüz oranında onları rahatsız etmeden vermeye gayret ediyoruz. En doğrusu olduğuna inandığımız bilgileri onlara sunuyoruz. Sen ki bunu bizden daha iyi bilensin. Anlayansın. Bizi sevensin. Sevgimizi anlayan bilgimizi özümseyen, hayatına uygulayarak bizden daha ilerde, vatanının bir adım daha ileri götürmeye çalışan insanlar olmasını sağla oğlumuzun kızımızın. Bunu yapacak güç yalnız sende. Amin”

        Sevgili oğlum,

        Bence dünyanın en güzel duygusu insanı sevmektir. Bu sevgi lafta olan sevgi değil yalnızca. Mesela bir yazarı sevip de kitabını almayan, sevdiklerine o kitabı hediye etmeyen insan onu gerçekten seviyor olabilir mi? Ama bizim toplumumuzda oluyor. İnsan kendine değil de, yazısını okumadığı, kitabını alarak çocuklarına hediye etmediği yazara  “ benim sevgimi anlamıyorsun” diyerek çıkışabiliyor ve bunu da sevgi sanıyor. Ya da çalışanına hakkını vermeyen bir patron çalışanını gerçekten sevmiş olabilir mi? Hasta iken ziyaret etmediği, bir telefon açarak geçmiş olsun demediği ve bayramlarda lütfen bayramlaşmaya giden tek halasını insan sevmiş olabilir mi? Bunu sözle söylemsinin ne anlamı var. Veya diyelim ki tek halasına gitmediği halde 3 teyzeye her fırsatta giden ve hatta teyzesinin üvey kızlarını bile seven sonra da “ Ben teyzemle halamı ayırmam, eşit tutarım ” diyen insan ne kadar samimi sevmiş olabilir. Benim asıl anlatmak istediğim  “ insanı insan olduğu için sevmek” evladım. İşte insanı sevmek önemli lafta değil. “Lafla peynir gemisi de yürümez, sevgi de olmaz” Sevgi davranışlara yansıtılınca gerçek değer kazanır. Yazarı okuyan, başkalarına kitabı hediye eden, Okuluna davet ettiren insanın  “ yazara seni seviyorum” demesine gerek kalmaz. Çünkü davranışı çabası ve tutumu bunu fazlasıyla göstermiştir. Bu sadece bir örnek. Sen düşünerek bu örnekleri çoğaltabilirsin. Yani sevginin hakikisi insanı zenginleştirir. Boş sevgi laflarının kıymeti harbiyesi yoktur. Derler ki “Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz kişinin aklı görünür rütbe ile eserinde”  Yani “ Kişi lafı ile değil işi ile değer bulur. İnsanın aklı ve rütbesi eserlerinde görülür.”

       Sevgili oğlum,

       İnsanı insan yapan ikinci şey de bilgidir. Ama günümüzde bilgi kirliliği o kadar çok ki, her dedikodu bile bilgi olarak geziyor ortalıkta. İnsanlar bilgiyi okuyarak, ilk kaynağından değil de dedikodulardan öğrenince o zaman o zaman okuyanı küçümsemek, yazanı daha çok küçümsemek, araştıranla dalga geçmek toplumun cahil kesiminin hazinesi oluyor nerede ise.  Okuyana araştırana değer vermek yerine O’nu suçlayarak “ Sen kendinin değerini bilmiyorsun” demek diplomalı insanların değerlendirme yöntemi oluyor. Empati yaparak anlamaya çalışmak yerine suçlamak en kolay iş. Başkasını suçladığın zaman suçlu olmuyor. Ben okuyarak duymamanın verdiği dezavantajları avantaja dönüştürdüm. Ama okumayı sevmeyen böyle bilgi edileceğine tabii ki inanamaz ve duydukları dedikoduları bilgi zanneder. Dedikoducuların dedikodusu ile nice ocaklar sönmüştür de gerçek bilgi ile donananın zararı çok az olur. O da anlaşılamamaktan. Gerçek bilgi insanı selamete, dedikodu ise rezalete ve bazen nezarete götürür. Bu yüzden gerçek bilgileri gerçek kaynağından öğren ve doğru olmayan bilgiye riayet etme.

              Sevgili oğlum,

              İşte bu aşamada gerçek bilgi ve sevgiyi anlayan insan belki parasal olarak zengin olmaz ama gönülce zengin insan olur. Bu açılardan fakir olan insanlar onu kolayca anlayamaz veya yanlış anlar. Bilgi ve sevgiyi gerçek manada özümsemek de her kişinin değil er kişinin gönlü mühürlenmemiş, beyni de doğru çalışan insanın harcıdır. Başkalarının karşısında yılışarak sırıtarak konuşan bunu da sevgi ve bilgi zanneden insanlar bunu pek anlayamaz.

             Çok sevgili oğlum,

             Hayatına baktığım zaman sevgi ve bilgiyi aynı potada doğru anladığını ama gene de yetersiz kaldığını görüyorum ve bunu zamanla geliştireceğine ve insanlara daha faydalı ve onları sevgi ile bilgi ile aydınlatan bir konuma geleceğine candan inanıyorum. Bu da doğru insanlarla ve doğru iletişimle olacak bir şey.

           Sevgili oğlum,

           Bilgi ile dolmaya devam ederken sevgimizi de artırarak ama lafla değil, hatalarımızı kabul ederek ve doğru sevgiyi öğrenerek uygulayarak insanlara dayatmadan empati yaparak ve istek ve hevesi olmayan insanı zorlamadan gelişmeye bakmak ve hep ileriye bakmak, senin de dediğin gibi sadece kendinle rekabet içinde olan Peygamberin “ İki günü denk olan ziyandadır” sözünün gereği her gün bir öncekinden daha sevgi ve bilgili olmaya bakarak ilerlemek insana mutluluk veriyor.

        Sevgili oğlum,

         İnsanları bilgilendirmek, sevgi ile moral vermek güzel şey de. İnsanlar karşısındaki insana dayatıyorlar bilgi vererek onları kendi haline bırakmak yerine. Mesela her söylediklerini uygulamamızı istiyorlar” Sözümü dinlemiyorsun” derler. Halbuki,  kendi çocuklarına, azgın nefislerine söz anlatamayanlar, kendisinin her söylediğinin doğru zannetmeye başlıyorlar. Zamanla kendilerinin yalanlarına kendileri bile inanıyorlar. Derler ki “Yukarı camide bir yalan uydurdum. Orta camide duydum. Aşağı camii de bende ona inandım” 

       Sevgili oğlum, 

       Dayatma ile zorlama ile korku ile bir şeyi karşımızdakine kabul ettirmiş görünebiliriz ama o korku ve sevgi ortam ortadan kaybolduğunda ne anlattığımız fikir kalır ne sevgi ortada. Buna çok ama çok şahit olarak koskoca adamların nasıl komik duruma düştüklerini üzülerek gördüm. Onların o duruma düştüklerini gördükçe yalnız kalmak daha güzel geldi bana.

        Sevgili oğlum,

      Mektubumuzun sonuna gelmişken duamızı yaparak sözü uzatmadan noktalayalım.

       “Allah’ım,

        Peygamberimize insanlık aydınlansın,  karanlıklardan aydınlıklara çıksınlar, önce Seni sonra Peygamberini ve ailesinden başlamak üzere tüm inanlar faydalansın diye bu kitabını indiren sen kitabında bilgi ve sevginin önemini kendi bilgin ve sevginle göstermektesin. Anlayan insan senin sonsuz bilgi ve sevginden bir damla bile nasiplense hayatında çok büyük değişmeler ve gelişmeler olacak. Gene Kitabında belirttiğin gibi mal ve evlat sevdasında olan insanlar aşırıya kaçarak bilgi ve sevginin önemini anlamadıkları gibi sevgi ve bilgiyi yanlış anlıyorlar. Anlatanlara da sağır diye kör diye alay ediyorlar ama Allah’ın sevgi ve bilgisini göremeyen duyamayan anlayamayanın asıl sağır, kör ve akılsız olduğunu anlamadıklarını kitabında sen anlatıyorsun Yarabbi. İnsanları sevgi ile bilgi ile donatacak olan da gene sensin sen. Bunu sağla. İnsanlar anlasın onlar anlamasa da bana  ,aileme ve çocuklarıma bilgi ve sevginin önemini anlamaları  ve  yaşamalarını yaşatmalarını sağla.. Amin.