ŞİMDİ OKULLU OLDULAR

Sn. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan hanımefendinin destekleri, Millî Eğitim Bakanlığımızın koordinasyonu, televizyon programı sunucusu Müge Anlı’nın öncülüğünde gerçekleştirilen “Okuma-Yazma Seferberliğinde; Fatih İlköğretim Okulu’nda iki buçuk ay içinde 80 saat diliminde 16 öğrenciye okumayı – yazmayı öğretmek nasip oldu. 19 yaş ile 70 yaş arası 16 bayan hemşehrimizin ilk öğretmenleri oldum.  Kursiyerlerin hayat öykülerini kaleme aldım.

OKUMA BİLMEYEN ANA – BABA

OYA ÇAM (1988/…)

 

Tokat Merkez’e bağlı Eski köyündendir, babam da annem de. Babamın adı İsmail, annemin adı Gülice Ağ’dır. Köyümüz Topçam dağına paraleldir. Topçam dağının tam tepesinde Çeten deresi vardır. Topçam’ın kar suyunu, yağmurunu, çeşmelerden akan suları Topçam’ın sırtından, Turhal’ın Dazya çayı ile Yeşilırmak’a akar. Eski köyü çok eski bir yerleşim yeriymiş. Bizim oralarda hayvancılık meşhurdur. Tarım arazisi azdır, kıttır. Töresine ve insanlarına bağlı çalışkan dürüst insanlardır. Köyümüze okul geç geldiğini babam söyler. Babamın yaşıtlarının çoğu okuma yazma bilmezler. Nasılsa yaşam okuma yazma bilmeden de dağda devam ediyordu.

Şehire toplum içine gelince bir kural ve düzende yaşatmak zorunda kalınca insana okuma yazmada ekmek, su, hava gibi gerek oluyor. Aksi taktirde yaşarsın ama zorlanırsın. Babamla annem okuma yazma aynı köylüler. Orada doğmuş büyümüş evlenmişler. Babamda annemde okuma yazma bilmezlerdi. Eski köyünden Tokat’a göç etmişler. Babam simit satarak evini geçindirirdi. Annem ev hanımıydı. Hem evin işlerine bakar bazen bahçeye yevmiyeye giderdi. Ispanak, marul, maydanoz, pırasa, şeker pancarı işlerine mevsimine göre giderdi. Hayat hem anama babama zordu, onların iki katı da biz yetişmekte olanlar için zordu.

Bizim sekiz kardeşimiz vardı. Dört kız, dört erkek. Kardeşlerimin içinde ben Oya Çam ve benim küçük kardeşim Cihan okuyamadı. Diğer altı kardeşim okudu. Eğer onlara da okudu denilirse. Sadece ilkokulu zoraki bitirdiler. Önüne bir yazı versen zoraki okur, yazı yaz desen zorlanır.

Benim okuyamamamın sebebi annem uzun süre yatalak hastalık geçirdi. O zamanlar benim okula gitmem okumam gerekliydi. Kardeşlerime bakacak, evi çekip çevirecek birine ihtiyaç vardı. Ayrıca küçük kardeşim Cihan’a da ben bakıyordum. Okul açıldı okula gitmek için boynumu büker anama babama bakardım. O siyah önlük, beyaz yakalık, saçları örülü, kurdeleli kızları gördükçe hep yere bakardım. Utanırdım, ıssız yerlerde bağıra bağıra ağlardım. Bana “niye ağlıyorsun kızım Oya denilince, kafamı duvara vurdum.” derdim. Bizim evin tek kalıcı misafiri, yokluk, fakirlik, cahillikti. Hiçbir zaman bizim aileyi terk etmedi. Biz kovsak, dışarı atsak bizden önce ocağımızın başına geçip otururdu. Belki biz ölünce yakamızı bırakır da, çocuklarımın yakasını bırakır mı bilmem? Okuma yazmak için devletin imkanları olsa da bizler o kapıyı bulup açıp giremezdik.

Her zaman hayalim de okuyup doktor olmak vardı. O beyaz önlüğü giymek, hastaların derdine merhem olmak vardı. Felek hayallerimi bana yar etmedi. Ben 1988 yılında Tokat’ta doğdum. Şimdi otuz yaşındayım.

On beş yaşına yeni basmıştım. Daha çocuk yaşta gözüm oyunda, gönlüm bir şeyleri öğrenmekteyken beni Rıza Çam’la evlendirdiler. Ben evleneli on altı yıl oldu. On altı yaşında İrem Su Çam adında bir kızım, beş yaşında bir oğlum var.

İlk önceleri yaşım genç, bu yaşta, bu çağda okuma yazma bilmeyen mi olur? diye okuma yazma kursuna gelmek istemedim. Sonra eşimin razılığını aldım. Mahalledeki komşularla geldik. İyi ki senin gibi güzel bir öğretmenle tanıştım. Bize hep moral verdin. Okumanın, öğretmenin yaşı da, zamanı da yok dedin, içimizdeki yangına su serptin, Allah senden razı olsun, inanın öğretmenim öğleden sonra olunca beni de bizim sınıftaki komşuları da bir sıtma tutuyor. Okula bir saat önceden geliyoruz. Arkadaşlarımla ben ne bir gün gelmemezlik yaptık ne de geç kaldık. Bir de sen sınıfa girince biz ayağa kalkıyoruz, sen “Nasılsınız komşular?” diyorsun, o laflar bizim hoşumuza gidiyor. Hocam bize verdiğin bu kitabı da defteri de ölene kadar çeyizimde saklayacağım. Hoşuma gidiyor. Okumayı da çat pat öğrendim. 09.04.2018 PAZARTESİ FATİH İLKOKULU BAHÇESİ 17:00 17:25

 

DEVAM EDECEK YARIN… EYÜP GÖÇMÜŞ: “OKUMAK İSTEMİYORUM?”