ŞİMDİ OKULLU OLDULAR

Sn. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan hanımefendinin destekleri, Millî Eğitim Bakanlığımızın koordinasyonu, televizyon programı sunucusu Müge Anlı’nın öncülüğünde gerçekleştirilen “Okuma-Yazma Seferberliğinde; Fatih İlköğretim Okulu’nda iki buçuk ay içinde 80 saat diliminde 16 öğrenciye okumayı – yazmayı öğretmek nasip oldu. 19 yaş ile 70 yaş arası 16 bayan hemşehrimizin ilk öğretmenleri oldum.  Kursiyerlerin hayat öykülerini kaleme aldım.

OKUMAK İSTEMİYORUM?

EYÜP GÖÇMÜŞ (2002/…)

 

Babam Kayserili. Kayseri’nin melih Gazi de doğmuş büyümüş. Bütün akrabaları oradadır. Ben Eyüp Göçmüş 2002 yılında Hasan ile Filiz’in erkek çocuğuyum. Daha sonra dünya ya gelmeden babam İstanbul Bağcılar’a göçmüş. Yıllardır orada oturduk. Hüseyin, Canan, Eyüp adında Çocuklarının en küçükleri benim. Abim Hüseyin Liseyi bitirdi, evlendi üç çocuğu var. O şimdi asker. Ablam Canan Yalova’da Üniversite’de ekonomi ile ilgili dış ticaret bölümünü okuyor. Babam Aydın okumayı da okutmayı da seviyor. Ben küçükken okula gitmek istemedim. Annem babam ne kadar ısrar ettilerse ben okula gitmek istemedim. Sokakta oyun oynadığım arkadaşlarım da okula gitmek istemiyordu. Ben de onlara uydum. Özgürce sokaklarda oynayıp durduk. Okul denince bir sancı, bir korku kaplıyordu içimi. Arkadaşlarımızla okulun çevresinden geçmez, yakınlarında bile oynamazdık. Her zaman arkadaşlarımın lafı, ailemin lafının önünde gelirdi. Ben de sokakta oynadığım arkadaşlarımın hiç biri de okumadık. Okulu nasıl olduysa bir öcü gibi gördük.

Zaman geçti aklım başıma gelince pişmanlığım arttı. Ne yazık ki ay bacayı çoktan aşmıştı. Şimdi benim yaşım on altı. Arkadaşlarım Liseye gidiyor, ben okuma yazmayı bilmiyorum. Belki sen olmasaydın Süleyman Hocam okula birkaç gün gelir sonra terk ederdim. Ama sen ne yaptınsa bizlere kendini de okulu da sevdirdin. Geç de olsa okur-yazar belgesini alacağım. İlk hatta yanıma geldin, sıramın önüne çöktün; “Eyüp sen temiz, dürüst akıllı bir gençsin, senin gözündeki parıltıyı görüyorum. Sen okumayı - yazmayı öğrenirsin hatta ilköğretim diplomasını da lise diplomasını da dışardan alırsın. Üniversiteye gider okursun.” demiştin. Senin dediğin gibi bizim diğer insanlardan ne eksiğimiz farkımız var da öğrenemeyelim. Hocam içime öyle bir ilham saldınız ki okuyup mimar olacağım.

Süleyman hocam içimde okuma isteğim vardı, ama sen bu isteğimin üstüne benzin döküp alevlendirdin. Okumamı daha ileri seviyeye çıkartıp, senin emeğinin hakkını ödeyeceğim.

Ben çocukken annem babam okula göndermek için gayret sarf ederdi. Bende ya ayağımı kırardım veya da kolumu kırardım. Aylarca kolum, bacağım askıda kalırdı. Aylardır evde yatalak yattığımı biliyorum. Babamda; “Tek oğlum kendine zarar verme, okula da gitme.” derdi.

Şimdi özgüvenim arttı, okuma yazmaya merakım başladı. Okulları bitirme arzum yükseldi. Teşekkür ederim hocam. Seni hiç unutmayacağım. 09.04.2018 PZTS. FATİH İLKOKULU BAHÇESİ SAAT 17:10, 17:40

DEVAM EDECEK YARIN: HAVVA GEÇMİŞ “ÇEVRENİN ETKİSİNDE KALMAK”