ÜZÜLDÜM

ÜZÜLDÜM

                Ben binince otobüsün yarısı boş gibiydi. İnerken kolay olsun diye arka kapıya yakın bir koltuğa oturdum. Önümdeki ikili koltuğun koridor tarafında tek başına başı kapalı, orta yaşlarında bir kadın oturuyordu.

                Çocuk bindi, yaşlı bindi, kadın bindi, erkek bindi. İnsanlar boş buldukları yerlere oturdular. Yer bulamayanlar, ayakta sıkış tepiş oldular.

                Önümdeki koltukta tek başına oturan kadın, ne pencere tarafına kayıp bir yolcuya yer verdi, ne de kadın olsun erkek olsun yolculardan birisi “Bacım sola kay da ben de oturayım” demedi.  O da yaşlılara yer vermemek için cam kenarında uyuma ya da dışarıyı seyretme numarası yapan gençler gibi telefonuna diktiği gözünü bir saniye ayırmadı.

                Durakta inince sevgili bayan öğrencilerimden birine rastladım hal hatır sırasında üzgün olduğumu belirtip otobüsteki kadını anlattım.

                -Onların yanına kimse oturamaz öğretmenim. Ama bizim gibi başı açıkları görünce “Öte var ben de oturacağım!” diyenden geçilmez.

                Vedalaşıp ayrıldık.

                Cumartesi günü öğretmenevine o da gelecekmiş…