YASİN ÇİÇEK İLE RÖPORTAJ

 

Özel Yazar Yasin Çiçek: “Siz başarılı oldukça farkındalık ve destek kendiliğinden geliyor.”

 

SORU-Bize kısaca kendinizi tanıtır mısınız?

YASİN ÇİÇEK- Ben Yasin Çiçek 1992 yılı Karadeniz Ereğli doğumluyum.

Dört kişilik ailenin üçüncü ferdiyim.

Yaşamımı akülü tekerlekli sandalyede sürdüren bir özel bireyim.

2011 yılından bu döneme çeşitli yazılar ve şiirler yazıyorum. Aynı zamanda ilçemizde yaşayan özel bireylerin sorunlarını dile getirmek adına yerel medyamızda köşe yazarlığı yapıyorum. Ben kendimi " Özel bireylerin kalemi" olarak tanımlıyorum. Bu bağlamda tüm özel bireylere örnek olmak için "İmza" adlı şiir ve edebiyat temalı bir kitap yazdım.

SORU-Nerelerde okudunuz bugüne  kadar?

YASİN ÇİÇEK- Özel durumundan dolayı okula gidemedim. Fakat ailemin ve kendi çabalarımla okumayı öğrendim. Okul çağında yaptırmış olduğum IQ testinin yüksek çıkması sonucu ilçedeki okullarca aransam da tedavi gördüğüm döneme
denk geldiği için tedavime öncelik verildi. Şu an eğitim hayatım açık öğretimden lise okuyarak devam etmekte.

SORU-ENGELLİ OLMA HİKAYENİZİ ANLATIR MISINIZ?

YASİN ÇİÇEK- Bebekken geçirdiğim yenidoğan sarılığı sonucu merkezi sinir sistemimde oluşan hasardan dolayı serebral palsi (beyin felci) adlı özel durumum meydana geldi.

Geçirdiğim rutin ameliyatlar ve hala görmekte olduğum fizik tedavi sonucu dediğim gibi yaşamımı akülü tekerlekli sandalyede sürdüren bir özel bireyim.

SORU-Yazı yazmaya başlama hikayenizi anlatır mısınız?

YASİN ÇİÇEK- Ergen dönemimde aldığım psikolojik destek sürecinde yazdığım günlükle yazma yeteneğimi keşfettim.

2012 yılından bu yana ise kendim gibi özel bireylerin kalemi ve sesi olmak adına Ereğli yerel gazetelerinde köşe yazarlığı yapmaya devam ediyorum.

İlçemizde ismimin ses getirmesi ise 583 gün süren "Asansör Direnişi " adlı mücadelemdi. Bu mücadelem yerel ve ulusal basında yer alarak başarıyla sonuçlandı.

SORU-İlk kitabı yayınlama hikayenizi anlatır mısınız?

YASİN ÇİÇEK- En büyük hayalimdi: Yazmış olduğum şiirleri ve bakış açımı diğer insanlara yansıtmak.

Maalesef toplumumuzda şöyle bir algı mevcut: "Engellenmiş bireyler aşık olamaz".

Ben bu algıyı yıkmak istedim.

Aşkı ve hayatı kendi penceremden anlattım.

Tabii ki kitap yazma aşamaları altı yıl kadar sürdü.

Yayınlatma aşaması ise bir yıl sürdü.

Bu aşamalarda fizik tedavi gördüğüm kurumun müdürü ve tedavimle ilgilenen fizyoterapistimin destekleri büyüktü.

Yayınevi arama sürecinde çok değer verdiğim bir hocam ön ayak oldu.

Yayınevinin destekleyici ve ilgili tavırları benim açımdan şanstı.

SORU-Ailenizden bahseder misiniz? Çabanıza  bakış açıları nedir?

YASİN ÇİÇEK- Öncelikle şunu belirtmek istiyorum: Ailem Allah tarafından bana verilmiş en büyük hediye.

Annem benim elim, kolum, ayağım, takılan dilim yani her şeyim.

Babam ise klasik Türk babasıdır koruyup kollayan her zaman yanımdadır.

Kız kardeşimi anlatmam gerekirse: En yakın arkadaşım, editörüm, öğretmenim, hemşirem, danışmanım yanı diğer yanımdır.

Ailem genel olarak en büyük destekçimdir.

SORU-Çok okuyor musunuz? Okumanın size  ne gibi  faydası oldu?  Hem sosyal yaşamda hem yazarlık yaşamınızda ne katkısı oldu?

YASİN ÇİÇEK- Evet kitap okuyorum.

Yerel medyamızda köşe yazıları yazdığım için ufkumu açmak adına daha çok siyasi kitaplar okuyorum.

Okumak sosyal yaşamımda kendimi rahat ifade etmemi sağlıyor, birde iyi bir konuşma egzersizi oluyor.

SORU-Yazdığınız ve yayınlamayı planladığınız   kitap   var mı ? Adı konusu nedir?

YASİN ÇİÇEK- Tabii ki kitap ya da kitaplar yazmak istiyorum.

Fakat henüz kesinleşmiş bir projem zihnimde yok.

İlk kitabımı hak ettiği seviyeye ulaştırmak amacındayım.

SORU-İstediğiniz desteği verseler daha neler yamak istersiniz?

YASİN ÇİÇEK- Destek olsa demeyelim.

Zira siz başarılı oldukça farkındalık ve destek kendiliğinden geliyor.

Hayalim: Milletvekili olup, özel bireyleri temsil etmek.

SORU-Yazarlıkta nereye gelmek istersiniz?

 YASİN ÇİÇEK- Özel bireylerin kalemi olmak, onlara ulusal mecralardan ulaşmak istiyorum.

SORU-Yazar olmak isteyen engellilere  neler anlatacaksınız?

YASİN ÇİÇEK- Genel olarak bir şey söyleyemem.

Zira herkesin yaşama şartları, çevresel konumları, bakış açıları özel durumları farklı.

Fakat şöyle diyebilirim: Saklanıp sobelenmeyi beklemeyin, görünür hala gelin ve sobeleyin.

Bizler kendimizi anlatmazsak bizi kimse anlamaz.

Korkmayın!

Yazın, anlatın.

Belki de Yüce Allah'ın sizin için verdiği görev budur.

Benimle iletişime geçtiğiniz ve bu fırsatı verdiğiniz için teşekkür ederim.

Çok tebrik ve teşekkür ederim Yasin kardeşim. Çok özel ve çok da güzel bir röportaj oldu anlayan anlamıştır.