4. SİNOP KİTAP FUARINDA 2 GÜN

4. SİNOP KİTAP FUARINDA 2 GÜN

 

Sinop’ta yaşayan ve “Engelleri Aşanlar” kitabımızda tanıttığımız Gül Ustabaş Genç, kitabımızın tanıtımına büyük destek vererek kendisi 100 kadar alıp kitapseverlere armağan etmişti. Yıllardır sosyal medya aracılığı ile kendisi ile sohbet ettiğimiz ama yüz yüze görüşme nasip olmayan Gül Ustabaş Genç, her yıl yapılan Sinop kitap fuarlarına katılmamı istiyordu ama bir türlü nasip olmuyordu. Bu sene 4. Defa yapılan Kitap fuarına niyetlenerek, 2 günlüğüne de olsa gidelim dedik. “10 gün sizi misafir edelim” demelerine karşılık, biz 2 günü yeterli bulduk.

Sabah orada olacağımız ve Samsun aktarmalı gideceğimizden hem de Samsun’da dostları görelim dedik. Kanunen engellilere şehirlerarası “yüzde 30 indirimli” bilet kesilmesi gerekirken ve biletlerin arkasında taşıma sözleşmesinde bu yazarken gişe memurlarının işgüzarlığı ve sertçe “biz indirim yapmayız” diye kaba davranmasına “bir tatsızlık çıkmasın” diye ses çıkarmadık tabii. Samsun’da üniversiteden sınıf arkadaşım Maliye Müfettişi Hasan Akgül’ün ikram ettiği çorbalarımızı içerken ilk defa Sinop’u göreceğimizin heyecanını yaşadık. Bafra’dan sonra deniz manzaralı şosede denizi seyrederek yol aldık. Gerze gerçekten Karadeniz’in incisi gibi ta uzaklardan parlıyordu güzel evleri ile… Uzaktan beyazlar içinde kendine bakan insanlara gülümseyen bir gelin gibiydi sanki Gerze… Ya da damadını yani beyaza atlı prensini nazlı nazlı bekleyen gelin…

Bizi otogarda tabii ki Gül Hanım ile eşi Gencer bey karşıladı. Sabah kahvaltısını Gül hanım ve ailesi ile yaparak sonrasında fuar alanına geçtik. Tarihi Sinop Hapishanesi yan sokağında yapılan fuarda Erdal Kara ile tanıştık. Fuar Organizatörü de olan Erdal Kara tam engelli dostu. Erdal Kara bir bedensel engelli olan Ayşe Işık’ı anlattığı “Sarı Buğday Mavi Umut” adlı kitabını hediye etti. Kitap o kadar akıcı idi ki dönüşte yarısını otobüste okudum. Azimli olan her insanın ailesi dahil engelleri aşabileceğini gösteren bu kitaba fuarda gençler de ilgi gösteriyorlardı. Bizi fuarda standında misafir etti. Daha standımızı yeni açmıştık ki işaret dili bilen bir bayan “Sen kafadan engellisin” kitabının imzalatarak teşekkür etti.

Sonrasında Erkan Turan Hoca ve öğretmen arkadaşları işitme engelli Onur Azgeri (İşitme engelli milli voleybolcu) ve kardeşi Ramazan Azgeri, gelerek ziyaret ettiler. Akşam saatlerinde ise Onur ve eşi çocukları, Ali Ünlü eşi ve çocukları, Mehmet İbrahim Ertuğrul gelerek bizlerle sohbet ettiler. İşitme engelliler kitap okumayı pek sevmediğini alışkın olmadıklarını söylediler. Çocuklarına kitap imzalattılar. Ali Ünlü’nün ilkokul 2’ye geçen oğlu 7 yaşındaki Ege Ünlü, yaşından daha küçük görünmesine rağmen “Engelleri Aşanlar” kitabını hemen orada okumaya başladı. Çay evine geçerken de yolda kitabı elinden bırakmayarak okudu. Biz çay içerken o halen kitabı okuyordu ve eve gidince de okuyacağını söyledi. O’nun gayretle kitap okuduğunu gören Gül Hanım’ın oğlu aynı yaştaki Atakan da kitabı akşam okuyacağını söyledi. Daha sonra bize mesaj atan Gül Hanım Atakan’ın sözünü tuttuğunu ve “Sen de Kafadan engellisin” adlı kitabımızı severek okuduğunu söyledi. Ege ile Atakan ile gurur duyduk. Tüm işitme engellilerin çocukları çok okuyarak anne ve babalarından bir adım daha ilerde olsun istedik.

78 yaşında olmasına rağmen yıllardan bu yana Sinop’ta kitap fuarı düzenlenmesi için gece gündüz çalışan emekli öğretmen Erkan Turan da ilk kitabı olan kitabını hediye etti. Recep Yazıcıoğlu’nun liderlik sırları kitabımızı imzalarken “Recep Yazıcıoğlu gibi bir Karedeniz delikanlısı olan Erkan Hocamıza” diye imzalamamız Hocayı bayağı keyiflendirdi. Bizim amaçlarımızdan birisi de yaşlı ama gönlü genç insanları keyiflendirmek olduğundan bayağı mutlu olduk.

Osman Ünal Hoca ile tanıştık Kırıntı dergisini 79 sayı çıkaran Kırıntı Yayınları sahibi Osman Ünal Hoca da Erdal Kara da, Tokat’ta geçtiğimiz yıl yapılan kitap fuarının çok muhteşem olduğunu ve Fuarda kitap imzaladıklarını ve bu sene ne zaman yapılacağını sordular. Biz de resmi açıklamayı beklediğimizi ve söylerken geçen senekinden daha güzel ve verimli bir fuar beklentisinde olduğumuzu söyleyerek Fuarın bu kadar yayıncılar, okurlar arasında beğeni ile söz edilmesinden dolayı da Tokatlı bir yazar olarak gurur duyduk.

Aynı sorulara Mart ayında İstanbul’da yapılan CNR kitap fuarında da muhatap olmuştuk. O zaman da hem şaşırmış hem de sevinmiştik. Yani “Tokat’ta da istenirse güzel fuar yapılabiliyormuş ve halkımız ve öğrenciler de sahip çıkabiliyormuş.” Bu güzel görüşünün ülke genelinde yaygınlaştığını gördüğümüz için. Umarım Tokat Kitap Fuarı her sene bir öncekinden daha titiz ve büyük olarak yapılır da ülke genelinde “Tokat Kitap ve Yazar Dostu Şehir” markası yerleşir. Geçen sene bunun yapılmış olması daha güzellerini de yapabilecek kapasitede bir Tokat’ın var olduğunu gösteriyor.

Kitap fuarında “Mor Sokak Sakinleri” hikaye kitabının yazarı Serpil Tuncer Hanım ile de görüştük. Kendisi Sinoplu ama beyi Tokatlı olan Serpil Hanım ile kitaplar, fuarlar hakkında kızları ile beraber sohbet ettik. Serpil Hanım da Tokat kitap fuarından övgü ile söz etti. O’na da Tokat Gazetelerinden hediye ettik. Söyleşi için sözleştik. Kendini göstermek isteyen yazarlara, gençlere, Üniversitelilere her zaman köşemizin açık olduğunu vurguladık.

Bizim imza günümüzde ünlü gazeteci Saygı Öztürk’ün de imza günü vardı ama gelmemişti. Sonra gelecek dendi. Ünlü yazarların imza gününün ve söyleşilerinin kalabalık olduğunu söylememe gerek yok.

Uzun zaman aradan sonra bir araya geldiğimiz ve son yıllara eşinin memleketi olan Gerze ilçesine yerleşen ve denize nazır evinde hem kitaplar yazan hem de 58. Yaşında ikinci baharında yakaladığı 3. defa babalığı doyasıya yaşamaya bakan Pazar’da doğup büyüyen, ilkokulu ve ortaokulu Pazar’da okuyan edebiyat öğretmeni ve tarih yazarı İbrahim Ünsal Uçar haklı olarak Gaziosmanpaşa Üzerine gençlik romanı yazmasına rağmen Tokat’ta kitap fuarlarına davet edilmediği, okullarda konuşmalara çağrılmadığı için sitem de etti. Gerze’de açtığı kitapçı dükkanında yeni kitaplar yazarak gelenler ile sohbet ettiğini vurguladı. “Çanakkale Cephesi” adlı kitabını hediye etti. Gaziosmanpaşa hakkında kitap yazan Tokatlı bir yazarın Tokat’a davet edilmemiş olmasına biz de şaşırdık. Önümüzdeki fuarda bunlar telafi edilir sanırım.

Osman Ünal Hoca “Yüksel Yazıcı” Hocanın bir kitabını  hediye etti.

“Kaçak Savcı Zekeriya Öz” kitabının yazarı Bekir Öztürk ile tanıştık. Bize kitabını armağan ederek sohbet ettik. Bu tür fuarlarda yazarlar kitaplarını hediye ederek bizim görüşlerimize önem verip, kitapları hakkında görüş istemeleri her yazar gibi bizi de mutlu ediyor. Biz de gücümüz oranında okutarak yazarları ile röportaj yapmaya, daha güzel eserler ortaya koymaları için de olumlu görüşlerimizi ortaya koymaya çalışıyoruz. Fuarlar bu açıdan verimli de oluyor bizlere. Hem yeni yazarlar ile hem yeni kitaplar ile tanışarak gelişmek açısından önemli.

Uzun seyahatlerimde yanımda oturan gençler ile sohbet etmeye bakarım. Üniversite hazırlık öğrencileri “hele puan gelsin” der. Üniversite okuyanlar Üniversite hayatında yeterince bilinçlenemediklerinden, pişmanlıklarından bahsederler. Genelde gençlerin özgüven sahibi olmayan ve özgüvenli olmak için çaba harcamayan tutumlarına üzülürüm. İletişim sevmeyen ve konuşmaları nezaketen yapan, öğrenme amacında olmayan gençlerin hayatta da çok başarılı olmasını pek bekleyemeyiz. Bunları genelde o birkaç saatlik seyahatte gençlere anlatmaya bakarım ama amaç öğrenmek olmayınca gençlere pek tesiri olmuyor. Ama biz gene de umutla anlatmaya devam ediyoruz. Anlatacağız, yazacağız ki gençlere karşı görevimizi yapalım. Dinlemiyor ve dinlemek istemiyorlarsa bu onların sorunu bizim değil galiba.

Okumak için fuarlarda imzalı kitap almak da işaret değil. Önemli olan kitabın bize ve hayatımıza ne kattığı ve onlardan nasıl faydalanacağımız. Tabii ki sevdiğimiz kitabın yazarı ile tanışmak sohbet etmek güzel ama önemli olan kitabın bize kattığı. Beğendiğimiz kitapları gençlere hediye ederek, tavsiye ederek bunu yapmaya gayret etmeye bakmamız lazım.

Recep Yazıcıoğlu zamanında, O’nun yanında stajını tamamladığını öğrendiğimiz Sinop Valisi Köksal Şakalar’ı hafta sonu olması dolayısı ile ziyaret edemedik. Gül Ustabaş Genç Kardeşimiz “Recep Yazıcıoğlu’nun Liderlik Sırları” kitabımızı bizim adımıza Vali beye takdim edeceğini söyledi. Bir Valiye ustasını anlatan kitabı sunmak sanırım o’nu mutlu eder.

Sinop aşığı olan 78 yaşındaki İhtiyar delikanlı Erkan Turan’ın Sinop’un gönüllü kültür ve turizm elçisi olması kendisi gibi emekli öğretmenlere de ilham veriyor ve onlara umut, sevgi ve bilgi saçıyor. Erkan Turan Hoca ile yüz yüze konuşmanın ve kucaklaşmanın mutluluğunu yaşadık. Ancak Erkan Hoca 78 yaşında ilk defa kitap sahibi olan bir yazar olmanın heyecanı ile kitabını Sinop ileri gelenlerine takdim ettiğinden fazla görüşemedik. Konukseverliğine gerçekten de teşekkür ederiz.

Kitap fuarları okulların açık olduğu zamanlarda yapılmalı ki, şehre gelen ünlü ve tanınan yazarların okullarda öğrenciler ile buluşması sağlansın. Amaç sadece kitap satmak değil, öğrenciler ile yazarları yüz yüze getirerek, yazarların öyle insanüstü insanlar olmadığını görerek çocuklarda, gençlerde yazmak hevesi varsa özgüven geliştirsinler.  Bu Tokat kitap fuarında çok güzel yapılmış ve güzel sonuçlar vermiş, 26 Haziran Ortaokulu öğrencileri bunu “Erdemliler Takımı”  adlı kitaba dönüştürerek hem ikinci kitabı çıkarmış hem de yeni baskı yapışlardı. Yazmaya hevesli gençleri teşvik etmek bu açıdan çok önemli. Bizlerde okullarda gençler ile buluşmayı çok isteriz. Yeter ki ciddi davet olsun.

İki gün boyunca kitap fuarında bunları izledik, düşündük, yaşadık ve yazdık.

Aslında sadece kitap fuarları zamanında değil senenin her zamanı festival ve fuar havasında okullar yazarları okullarına davet ederek öğrenciler ile tanışmasını sağlamalı, sponsorlar ile yerel yönetim desteği ile alınan kitaplar öğrencilere özellikle köylerden gelen öğrencilere hediye ederek onların da kitap okuması sağlanmalı. Çünkü kitaba en ok ihtiyacı olan köylerde yaşayan çocuklar. “Engelleri Aşanlar” kitabımızın 3 yıl önce Tokat’ın ilçesi Pazar’da, her liseliye 1 tane hediye edilmesinden 3 yıl sonra bile bizleri ziyarete gelen gençler oluyor. Bu gençlerin teşekkür ederek “kitabınızı elden ele ailemiz okudu” demesi bunu gösteriyor. Karşılaştığımız gençlerin 3 yıl sonra bile kitabı anlatması gerçekten sevindirici. Eminim 30 yıl sonra da hatırlarlar. Bizim 40 yıl sonra bile bize kitap hediye eden Osman Konmaz ağabeyimizi ve 30 yıl sonra bile bize kitap hediye eden Recep Yazıcıoğlu valimizi unutmadığımız ve imzalı kitaplarını saklayarak çocuklarımıza ve misafirlerimize gösterdiğimiz gibi… Maksat imzalı kitap değil insanların birbirine değer vermesini kitap hediye ederek göstermelerinin 30 yıl, 40 yıl sonra unutulmadığını da göstermek. “Bir kitap hediyesinin 40 yıl sevinci vardır” Al bizden de bir özdeyiş işte.

Kitap fuarlarına davet edildiğimiz kadar katılmaya, yazarlar ile ve gençler ile röportajlar yapmaya, yeni kitaplar ile okurlara buluşmak için dostlardan enerji depolayarak Tokat’a döndük. Gökten 3 elma düştü, biri bize, biri okuyana biri de Sinop’ta bizi ağırlayan dostlara. Afiyet olsun…