DARISI BAŞIMIZA

DARISI BAŞIMIZA

 

“Âlemde her varlığa canı Allah veriyor,

İzzeti ve şerefi, şanı Allah veriyor!

A gönül ceylanı sen, şükrünü zikrini bil,

İnci, mercan, hava, su, nanı Allah veriyor!”.

 

Şu saatlerde Ordu’da büyük bir sel felaketi yaşanıyor. Ordu, Fatsa ve Ünye seller altında metrekareye yüz elli kilogram yağmur düşmüş. Bu bir felaketten başka bir şey değil.

Tabiatı tahriş eden bir medeniyetin ne tür facialara yol açacağı aşikârdır. Artık yaşadığımız toprakları adam gibi koruyup kollamanın zamanı çoktan gelip geçmişti. İnşallah bu sıkıntıyı can vermeden atlatırız.  Karadeniz’deki kardeşlerimize büyük geçmiş olsun diyorum.   

Benim bu hafta anlatmak istediğim aslında yaşadığımız toprakların dağın, taşın, akan suyun esen yelin farkına varmak. Yaratılan her şeyin asla ve asla boşuna yaratılmadığının farkına varmak..

Gök de, yer de, bulut da, yağmur da, deniz de, ırmak da, dağ da, taş da mutlak bir güzelliği dile getirmek için insanın hizmetine sunulmuştur.

Gülün güzelliği, bülbülün ötüşü, ırmakların çağıldayışı da bir başka güzelliğin yansıması olduğunu asla unutmamalıyız.

Bazen “hava ne kötü” diyenlere şaşıyorum. Havanın kötüsü mü olurmuş? Bütün havalar birbirinden güzeldir, birbirinden özeldir.

Her şey Rahmani güzelliği yansıtır. 

O güzelliklerin farkına vararak, Rabbimize daha çok yaklaşmak, muhtaç olanlara destek vermek; insanlığın öldüğü, utanç duvarlarının yükseldiği, kardeşin kardeşe ihanet ettiği şu imtihanlar dünyasında bir gönül almak, bir kalbe girmek, bir masum yüzü güldürmekten daha güzel ne olabilir?

Şunu hiçbir zaman unutmayalım:

Ateşin yakması,

Suyun akması,

Gecenin karanlığı,

Gündüzün aydınlığı,

Güneşin ışığı,

Ayın nuru…

Hepsi bir Kudret elinden çıkmıştır. Fakirlik, yoksulluk, acizlik, güç, kuvvet, kudret gibi değerler insanlara ait vasıflardı. Bunlar da bize imtihan için verilmişti.

Rabbimizin yarattığı bunca nimet, bunca varlıklar üzerinde düşünürken O’na daha çok yaklaşmak, insanlığa ve yaşadığımız dünyaya hizmet etmek daha kolaylaşacaktır. Hatta bu hizmeti yapmaktan büyük bir haz alacağımız da muhakkaktır.

Bir şairin dediği gibi:

 

“ Hamd ederim, ömürlerdir, ismini yâd ederim,

   Rabbim, lütfün olmasa nice feryâd ederim!...”  

 

Kurban bayramına yaklaştığımız şu günlerde çevremize daha duyarlı olmak, hepimizin görevidir. Bu duyarlılığı şehrimizin yöneticileri yaptıkları hizmetlerle yapmaya gayret ediyorlar.

Darısı duyarsız olanların başına!....

                                                                                  MEHMET EMİN ULU