7. SİVAS KİTAP FUARINDA BİR GÜN

7. SİVAS KİTAP FUARINDA BİR GÜN

 

  Her sene geleneksel hale getirdiğimiz  Sivas Kitap Fuarı gezisini  bu sene, fuarın   6. Günü olan 8. Eylül.2018 Cumartesi günü gerçekleştirdik.

   Bu yıl  7. Kere düzenlenen 3-9 Eylül.2018 tarihleri arasında geçen  fuarın eski canlılığını kaybettiğini gözlemledik. Fuarın onur  konuğu  ünlü yazar Alev Alatlı idi.  Yayıncı arkadaşlara sorduğumuzda   onlarda aynı fikirde olduklarını söylediler ve geçen sene Tokat’ta yapılan kitap fuarını ve verimliliğini unutamadıklarını  bir kere daha vurgulayarak  “ Siz bir kere daha gündeme getirin. “ Geçen seneki Tokat kitap fuarından yayıncılar olarak  çok memnun kaldık, bu sene istenirse  daha geniş ve  geçen seneki  Belediyenin kitap hediye etme,  öğretmenlere hediye çeki  armağanı, öğrencilerin fuara getirilmesinin, yazarların okullarda konuşmalar yapmasının  çok faydalı ve verimli olacağına  inanıyoruz” dediler. Her gittiğimiz fuarda buna benzer şeyleri  duymak  bize  mutluluk verdi. Bir fuar  Tokat’ı böyle tanıtmış. Tokat’ı tanıtmak istiyorsak bence   fuarı her sene genişleterek  tüm ilçelere yaymak. İlçe Kaymakam Ve Belediyelerin desteği ile. Bakarsınız   Tokat Kitap fuarına gelecek olan ünlü yazarlar ilerde hikayelerinde romanlarında yazılarında Tokat’ı daha  çok yazarak  Tokat’ın “edebi tanıtım”  ını sağlarlar. Tokat’ın tanıtımı bence kitap fuarında ve  kitap fuarının genişletilmesinde   yatıyor. 

 Geçen senekilerin aksine fuara sabah erkenden değil de  öğle vakti  gittik. Çünkü sabahtan  öğlene kadar   millet uykuda  kalıyorlar genelde .  Cumartesi tatil günü olanlar. Biz de  boşuna erken gitmiş oluyoruz.  

   Öğle olmasına rağmen daha  önce randevulaştığımız arkadaş ve dostların  her zamanki gibi “işi  olduğu” bahanesine gene   muhatap olduk. “İş her işin başıdır” diyerek mazeretlerini kabul ettik.” işi olanın işine  engel olmak”  istemedik yani. Akşam iş çıkışı  geleceklerini söyleyenlerde  ne yazık ki   aramadılar ve   mesajlarımıza da cevap vermediler. Sanırım   insanlarımız   bahane üretmekte bile sıkıntı çekiyorlar. Cevap vermemek   daha mantıklı geliyor onlara. Biz de “selam” diyor geçiyoruz.

  Otogardan fuar alanı kadar  geze gez eğitmeye başladık. Yakın mesafelerde yürümek hem sağlık, hem de gözlem yapmak açısından faydalı.  Otogar yanında  yeşillikler içindeki Demiryol-İş sitesinden geçerek sokaklardan  Ulu Camiye çıktık. Otogardan Ulu Camiye kadar olan  sokaklar ve eski evler ile dolu geleneksel Türk  mahalle kültürünün  yaşandığı yerler. Sokaklarda  marketler  sık sık rastladığımız dükkanlar. Pideciler, esnaf lokantaları. Gözlemlemek   insana zevk veriyor. Yazılara  ve   hikayelere malzeme oluyor.   

    Fuar alanına geldiğimizde  işitme engelli dostlar İlhan, Tolga’ya rastlıyoruz ve oturarak  Beyoğlu Kafede  çay içiyoruz. İkisi de  samimi olarak bizi kucaklayarak sevgilerini belirtiyorlar.  Sonra  Belediye Selçuklu Tesislerine geçerek   Erdal Koç  isimli işitme engelli arkadaşımızla    sohbet ediyoruz .  Erdal Koç, Belediye Halkla İlişkilerde çalışan arkadaş,  Belediyenin kalem ve bloknotlarından getirerek bize “ bizimle alakalı anılarını yaz ağabey” der gibi hediye ediyor. Teşekkür ediyor ve    ikramları olan çay  simit ve suya teşekkür ediyoruz. Erdal Kardeşimizdeki içten   samimi  kardeşliği ve   cömertliğini  takdir ediyoruz. İşini ve  ailesi ile arkadaşlarını seven  Erdal Kardeşimiz ile   insanların kişisel gelişimine  önem vermemesinin onlara neler kaybettirdiği konusunda, kitap okumamanın  insana neler kaybettirdiği, başarılı  engelliler ve   insanların okuyarak nelerde başarılı olduğunu  konuşuyoruz.

  Sonrasında ana caddede   geziye çıkıyoruz. Mehmet  Kömsöken, Erdal Koç ve ismini unuttuğum bir arkadaş ile.  Büyük Otel önünde Sivasspor’un   otobüsü var. Takım otobüse biniyor.  Teknik Direktör Samet Aybaba ile  Sivaslı gençler selfie çekiyorlar. Yanlarından  selam vererek geçiyoruz.

   Fuar alanına  geldiğimizde Pelin Çift  hayranlarının ,imza alanını doldurarak imza için uzun kuyruklar  oluşturduklarını görüyoruz. Bir yayıncı arkadaş  “ Herkes selfie çekiniyor, kitap imzalatıyor ama okuyan fazla yok galiba, kitap imzalatmak  da şova döndü” diyor.

    Ünlü olmayan bir çok  yazarın kitapları elden ele dolaşarak  çok kişi tarafından okunurken,  ünlü olan yazarların  kitaplarının imzalatılarak  okunmaması da  ülkemizin  okuruna has bir tercih işte. Amacı okurla faydalı bilgi sunmak olan yazarlar  sanırım bu konuda  okuruna faydalı olmanın mutluluğunu yaşıyorlardır. Konserlerde yaşanan sanatçı ile selfie çekinme  kitap fuarı alanlarına   da yansımış.

   Akis kitap standında bizim kitaplarımız da vardı. Aslen Şenyurt’lu olan, Hasanbaba köyünün eniştesi  Akis kitap standı sorumlusu İsmail Zengin  ile kitaplar ve fuarlar konusunda uzunca sohbet ettik. “Memleketim Tokat’a  kitap fuarı geçen sene  çok güzel yapıldı. Bir Tokatlı olarak gurur duyduk. Yayıncılar  çok memnun kaldılar ve   gelen yazarlar da  gerçekten mutlu oldular Tokat’ı  tanımaktan. Fuar Tokat’ın tanıtımına çok katkı sağladı. Bu sene de mutlaka daha geniş çerçevede yapılmalı  bence  ” dedi. İsmail beye gerçekten hak verdik. Tokat kitap fuarını da her yerde soruyorlar. “Ne zaman yapılacak” diye. Biz de  merakla bekliyoruz resmi ağızlardan . Her sene geleneksel hale gelirde biz de  bu yazı gibi “7. Tokat  kitap  fuarı muhteşemdi”  yazalım. Bu hayal değil herhalde.

    Stantlarda kitap  çoktu. Kaliteli kitaplarda vardı. Kalitesi olmayan  çalakalem kitaplarda. Her çok satan kaliteli olmadığı gibi, her az satan da kalitesiz değildi. Herkes ilgi alanına sevdiği ve merak ettiği yazarlara  kendi okur kalitesi oranında değer veriyordu yani.   

    Kangal’lı  ilahiyatçı ve yazar İsmail Mutlu , 100 e yakın  dini konularda kitap yazan insan. İnternette sohbet ettiğimiz İsmail Mutlu  abimizle yüz yüze  sohbet ettik. “Tek yastıkta bir ömür” kitabını imzalattık.  Bizi samimiyetle  misafir ederek çay ikram etti. Oğlu Bilal da yıllardır  fuarlarda  Bilal Sami Gökdemir’in kitaplarını satıyor.

      Diriliş ve Çağaloğlu standında   daha önce Röportaj yaptığımız  Sivaslı genç şair Emre Korkut’un şiir kitabı “ virgülden sonra” kitabını Siyami Boylu  hediye etti. Siyami bey bana ve yanımdaki işitme engelli arkadaşlara da kitaplar verdi. Fuarlarda    bize kitap hediye edenler” Siz kitapların dilinden anlıyorsunuz, Kitapları okuyarak olumlu olumsuz yorumlar ile  bize yol gösteriyorsunuz. Bu yüzden size kitap hediye ediyoruz” diyorlar. Bizde  bize hediye edilen kitapları okuyarak  görüşlerimizi   tarafsız olarak anlatmaya bakıyoruz”

      Beyoğlu Kafe’ye geçerek Sivas İşitme Engelliler Spor Kulübü ve Derneği Başkanı Mustafa Epik ile sohbet ettik. İşitme Engelliler  Kulübü  bu sene İşitme  Engeliler 1 liginde mücadele edecek. Gençlik ve Spor Bakan Yardımcısı Asrın Güreşçisi Hamza Yerlikaya’nın  desteği ile zorlukları aşacaklarına ve  1 ligde de başarılı olacaklarına inanıyorlar. Bizde onlara inanarak   manevi desteklerimizi her zaman göstereceğimizi söyledik.

      İşitme Engelliler lisesinin açılmasını  çok istediklerini söylediler  işitme engelliler. Bu konuda   Valinin  kendilerini çok desteklediğini  vurguladılar. Ama çalışmaların yavaş gitmesinden   şikayetçiler. Öğrenci azlığından dolayı açılmasına  pek sıcak bakmayan   Milli Eğitime  “Zamanla  öğrenci sayısı da artar” diyorlar. İşitme Engeli Lisesi acıması demek, Sivas İşitme Engelliler Spor kulübüne de  futbolcu temin edilmesi demek. Eğitim ve sporun iç içe  işitme engellilerin gelişmesi demek. Öğretmenlerde  kaliteli ve işini seven olursa  İşitme  engellilerin daha  çok gelişmesi ve   ilerlemesini sağlar okumayı seven  öğretmenlerde okumayı seven  öğrenci yetiştirir.

      Sivas  Kitap Fuarının okulların açık olduğu zaman dışında yapılması ve  öğrencilere yeterince duyuru yapılmaması sonucunda  sönük geçtiğini düşünüyorum. Bana sönük gelen fuar başkalarına  güzel de gelebilir. Faydalı  ve  güzel kitapların internetten araştırılarak   fuara öyle gelinmesi  okurun kararsız tutumunu değiştirebilir.4 Eylül tarihine  denk gelmesi de  Sivas Kongresine verilen öneme atıf yapıyor. Cumhuriyetin temeli Sivas’ta atıldı. Bu temeli atanların torunları da  çok okuyarak   Sivas ve Türkiye’yi ileri taşıyacak demek istiyorlar.

     Fuarda,     Sivas’ta günlük yazılar  yazan  Dr.. Berat Demirci’nin Çağaloğlu Diriliş Standında imza gününe gelen Sivas Valisi  Davut Gül’e rastlayınca  Ölümünün  15. Yılında “Recep Yazıcoğlu’ nun liderlik sırları” kitabımızı hediye etmekten  memnunluk duyarak hatıra fotoğrafı çekindik. Okuma yazmayı sevdirmeyi ta kaymakamlık günlerinden beri  çaba harcayan ve  kızlarını okula gönderenlere  altın hediye eden  Davut Gül’ün çabalarını Yavuz Donat Köşesinden  Sabah gazetesinde de okumuştuk.  Kendisini takdir etmiştik. Vali beyle oturup sohbet etme imkanı bulamadık. Önceki Sivas Valilerine de   Recep Yazıcıoğlu kitabımızı hediye etmiştik. Dileğimiz bu kitabı  Valiyi sevenlerin alarak   kaymakam ve vali olmak isteyen gençlere ve yakınlara hediye etmeleri.

    Biz orada iken  Sivas’ta Üniversite okuduğunu söyleyen Recep Yazıcıoğlu’nun köylüsü olduğunu anlatan sarışın bir genç ile sohbet ettik   ama    kitabı almadı. Hayret ettim. Bizde galiba sevgiler lafta kalıyor. Sevdiğimizi söylediğimiz   kişileri anlatan kitapları alıp okumuyoruz. Bayramda   çok dindar geçinen bir  uzak akrabamıza   “siyer” ve “meal” okuyup okumadığını sorduğumda sırıtarak  okumadığını söylemişti. Ben hayret etmiş ve  ondan soğumuştum. Sevgimizi  ilk emir “oku” yu düşünerek meal ve siyer okuyarak ve çevremize de hediye ederek göstermeye  çalışsak “oku” yu emreden umarım bundan  çok mutlu olacaktır. Ama okumadıkları gibi okuyanla  da  alay eden  toplumda  insanlardan fazla  beklentide de olmamak lazım. Okumak, okuyanı sevmek, kitap alıp hediye etmek her kişinin değil er kişinin işi. Var mı öyle erler  beri gelsin beyler!    Bu zamanda  gerçek er olmak her kişiye naip olmuyor.

   Fuarda HER Sene olduğu gibi  kurumların da  standı vardı. Sivas Belediyesi , Cumhuriyet Üniversitesi gibi. Yayınlarını ücretsiz ya da  ücretli dağıtıyorlardı. Sivas Belediyesi Standında “Sözşehri” diye bir dergi dağıtıyorlardı. Sivas etkin Anadolu Kadınları Derneği  Başkanı  Emine Birnur Karaca  önsözü ile Derneğin yayın organı olduğu anlaşılan dergi 11. Sayısınız Ekim-Aralık.2018  olarak  çıkarmış.Kaliteli kağıda  basılmış olan derginin konuları ise şunlar: “Ben Hayatta  Önce Babama Güvendim Semra Kıralık, “ Sivas Belediye Başkanı Sami Aydın ile röportaj,  “En Hakiki Mürşid: Güven, Yard.Doç. Ahmet Dağ, Sivas Gökmedrese ve Benzerleri, Müjgan Üçer, Recep Toparlı ile Röportaj,  Efsunlu nesi, Haydar Mermer, Eylülü sevdiren Adam Mustafa Kutlu.  11. Sayının dosya konusu ise Güven . Sivas’ta üstelik kadınlar tarafından böyle güzel derginin yayınlanması bizi hakikaten şaşırttı. Tokat’ta bir zamanlar çıkan Heeri  Life Dergisini hatırladık. Kadının hayatta   daha çok söz sahibi olması gerektiğine daha çok inandık. Kadın kendini böyle dergiler ve  yazılar yazarak, kitaplar yayınlayarak daha  çok anlatmalı.

    Fuarlarda hediye edilen kitapları okuyarak ya da  biz kendimiz satın aldığımız kitapları okuyarak  gelişim yolculuğumuza  katkı sağlıyoruz. Beğendiğimiz kitapları okumak isteyen ev  arkadaşlarımız , komşularımıza veya iş arkadaşlarımıza da okumaları için ödünç vererek ve  okumalarını sağlamak , “okumak boş iş” diyen sözde  Müslüman geçinenlere  rağmen bize huzur ve   mutluluk veriyor. Okumayıp da  çay evlerinde  dedikodu etmek sanki çok güzel ve verimli iş. “Danışan dağ aşmış danışmayan düz ovada şaşmış” misali ben de derim ki, “okuyan   cehaleti aşmış, okumayan da  cehaletten ne yapacağını  şaşmış”

     Kitap fuarları işte bu cehaleti aşmak, kitapları okumak için almak, hep bir adım ilerde olmak için var. Ünlü  pop yazarlar ile selfie çekinmek için , şov yapmak için değil. Selfie çektiğin kitabı okusan faydalansan neyse ne. Yazar ile sanatçı ile  veya spor adamı ile selfie çektirmek ne kazandırır insana. Biz kitap hediye ederken  fotoğraf çektiriyoruz ama bu  “kitap hediye etme kültürü” nün yaygınlaşması için.

      Kitap Fuarları okur yazarın bir araya gelmesinin yanında ,  dostların da seneler sonra bir araya gelmesine vesile oluyor. İsmail Mutlu hocamızın  sosyal medya  kitap fuarı paylaşımlarından bunu da görüyoruz. Kitapların dostlukların pekişmesine de hayatımızı   kolaylaştırmasında da  ilk emri yerine getirmemizde de   faydası bu. “Okumak boş iş” diyenler  tabii ki bu  kitap fuarlarındaki güzellikleri göremezler. Görmek de istemezler. Görenler  hem bu dünyayı hem  öbür dünyayı görenlerdir.

     8. kitap Sivas kitap Fuarında  buluşmayı dileyerek   akşam 9 civarı Sivas’a veda ederek “Tilkinin dönüp dolaşıp geleceği yer  Kürkçü dükkanıdır”  misali  Tokat’a döndük.