EĞİTİM

EĞİTİM

Eğitimin ana temeli sabırdır. Sabırla gözlemleyen inceleyen, dinleyen, araştıran kuralına göre soru soran birey eğitime hazır demektir. Söze başlarken eğitim ve öğretim diye söze başlarız. Biliriz ki eğitimsiz öğrenim olmaz. Eğitimini önceden aldığı davranışlarını düşünceyle birleşerek öğrendiklerinin üstüne eklerse,  mükemmelliğe yakın birey davranışlarını görebiliriz. Öğrenmeye tecrübeler, deneylerle belgelenmiş, doğruların, yanlışların sözlü yazılı beden diliyle başka bireylere aktarılması desek yanılmayız.

Eğitim görmek demektir; nesneleri görmek akla iletmek, akılla birlikte bedenin çalışmasına yol vermek. Eğitim işitmek demektir, duygularını akla iletir. Akıl neler yapılacağını bedene iletir. Beden çevreyle iletişim kurar.  Eğitim doku demektir, dokunmakla akılla iletişim kurar. Akıl bedenin davranış biçimini yönlendirir. Eğitim dil demektir. Bilgileri akıl yöntemiyle dil ve ses yardımıyla karşısındakine aktarır. Dil eğitimini iyi öğrenen güzel konuşma sanatını gerçekleştirir.

Kısaca diyeceğim odur ki eğitilmiş bir insan sevilir, sayılır. Nasıl ki eğitilmiş bir canlıya hayran olur beğenir takdir ederiz. Kurallı, düzenli, tertipli davranışların adıdır eğitim. Eğitilmiş insanlarla yaşayan toplumlar gelişime ve değişime açık insanlardır. Eğitim istem dışı bir davranışı, istenilen bir davranış haline getirme işlemidir. Eğitilmiş bir bireyle eğitilmemiş bir birey arasında büyük farklılıklar vardır. İlk eğitim anne kucağında başlar, aile ile büyür çevre ile pekiştirilir. Okullarla geliştirilir. Yaptığı işler ve ürettiği eserlerle taçlandırılır. Eğitilmiş insan bulunduğu ortamda başarıya en yakın insandır. Eğitilmemiş insan vücudunda ki organların hepsi sağlam, sadece bir organı rahatsız. O vücut ne kadar rahat ederse eğitimsiz, görgüsüz insanda buna benzer. Eğitimde doğu ile batı arasında farklılıklar sürekli olmuştur. Bunun en büyük nedenlerinden biri kültürel farklılıklardır. Doğuda bilgi direkt verilir. Önemli olan bireylerin saygı ve itaatidir. Baskıcı ve kontrollü olan doğu eğitimi toplumsallığı ön plana çıkartır. Batıda bu olay tam tersine işler. Batıda geleceği tahmin edebilmek, gelecekte hangi sorun ve problemlerle karşı karşıya kalınacağı ve sorunların nasıl hangi yöntemle çözüleceği anlatılır. Çözüm yöntemlerinin çok yönlü insanları eğiterek geliştirirler. Özgürlükçü, bireyselliği ön plana çıkaran bir ortam oluşturulmuştur.

Edward W. Sait’in şu sözü dikkate değer. “Değişim doğunun becerebileceği bir olgu, bir şey değildir. Değişim, batının yapabileceği bir şeydir”

Eğitimin amacı topluma yararlı üretken, düşünen, soran, sorgulayan bireyler yetiştirip hem bireyin hem de toplumun rahat ve refahını artırmaktır. Eğitilmiş bir birey kendiyle, toplumla doğa ve çevreyle barışık bireydir.

“Eğitimdir ki bir milleti ya özgür bağımsız şanlı, yüksek bir topluluk halinde yaşatır; yada esaret ve sefalete terk eder” M. Kemal Atatürk

“Gerçek kurtuluş ancak cehaletin ortadan kaldırılmasıyla olur. Cehalet kaldırılmadıkça toplum yerinde kalıyor demektir. Yerinde duran bir şey geriye gidiyor demektir” M. Kemal Atatürk

Eğitim; düşünmeyi bilen, doğru bilgiye hızla ulaşandır. Eğitim; insan olma onurunu ve durumunu koruyan, öğrenmeyi öğrenen kişilerin davranışını pekiştiren bir alandır.

 

Eğitim insan ve emeğini yok saymayan, özgür girişimi destekleyendir.  Eğitimde ilk dönem M.Ö 700 yıllarında karşımıza ilk çıkan isimler, Sokrates, öğrencileri Platon, Aristoteles ve Konfüçyüs’tür. Eğitim bu kişilerin görüşleriyle şekillenmiştir. Sokrates kişiye göre doğrunun tanımını yapmaya çalışmıştır. Bununla beraber adalet, cesaret, hak, hukuk, devlet gibi kavramları tanımaya çalışmıştır.

Sokrates’in öğrencisi Platon devlet üzerine eğilmiş, devletin hükümdarlarının filozof olması gerektiğini vurgulamış, Aristoteles ise dengeli bir yapıya bürünmüş ve insanın aklı ile tutkuları arasında bir denge olması gerektiğini savunmuş.

Eğitim küçük yaşlarda başlar, gençlikle gelişir. Orta yaşta olgunlaşır, yaşlanınca bireyin kendi de bulunduğu toplulukta rahat eder. Eğitimli günler dilerim.

 

Süleyman Erkan

16.09.2018