KİŞİSEL GELİŞİM VE KISKANÇLIK

Sevgili Kişisel gelişim Yolcusu,

Sana son zamanlarda gençlerin anlamadığı ve birbirine karıştırdığı 3 kelimeyi açıklamak istemekteyim. Olabilir ki, hem sen faydalanacak hem çevrene anlatacaksın. Bu terimler gıpta etmek,  kıskanmak ve kabullenmek.

Bu terimler nedense hep karıştırılır ama hepsi de bir birbirinden farklıdır.

GIPTA ETMEK – Kendisinde olmayan ama başkasında olan bir nimete imrenmek ve keşke onda olan bende de olsa diye istemektir. Mesela evi olmayan bir insanın evi olan arkadaşı için “ Ne güzel bir ev sahibi oldu. Keşke benim de bir evim olsa Allah bana da ev verse “ diye düşünmesi ve konuşması gıpta etmektir. Bu bir güzel duygudur.

Sevgili kişisel gelişim yolcusu,

KABULLENEMEMEK- Bir insana güzel şey nasip olursa onu ona yakıştıramamaktır. Yani onun olmasını bilincinin kabul etmemesi.  Yukarıdaki örnekte açıklayacak olursam” Bende olmayan onda nasıl olur? İkimizde aynı çabayı harcadık ona nasip oldu bana neye olmadı? O bunu hak etmedi?”. “ düşünmek ise olan bir şeyi kabullenememektir. Burada bir isyan vardır. Yukarıdaki örnekte ise isyan yok kabullenme var. “Onda olan bende de olsun “ var. Burada ise “ bende olmayan onda nasıl olur” düşüncesi var.

Sevgili kişisel gelişim yolcusu,

KISKANMAK- Kıskanmak ise kesin olarak iyi olmayan şeydir.  Bende olmayan başkasında da olmasın var. Yani şu ki Bende olmayan kesin onda da olmasın. “Ben ev sahibi olamadıysam, o da ev sahibi olamasın. Bu ev satılsın, onun elinden alınsın .” inancı hâkim. Yani bende olmayan benim sevmediğimde hiç olmamalı. İnancı

Canım dostum,

Gıpta etmekte ben kazanamadım o kazandı ama hak etti. Keşke bende kazansam var. Yani ikimizde kazanalım var İkinci örnekte bende yok onda da olmamalı var. İkimizde de olabilirdi yani bende olmayan onda neden var olumsuz bir inanç ama kıskanmak kadar yıkıcı değil. İnancı var. Kıskanmakta ise bende olmayan kesin onda da olmasın ikimizde de olmalı var yıkıcı ve insanın mutluluğunu istemeyen çok olumsuz bir tavır. Kabullenememekten daha yıkıcı tavır.

Kişisel gelişim yolcusu dostum,

Kişisel gelişimini en yüksek düzeye tutmak isteyen insanlar kıskanç olmaz, kabullenememek sorunu yaşamaz. Kişisel gelişimini yüksek tutmak isteyen insan ancak gıpta eden insan olabilir. Kendinin gelişmesi kadar sevdiği ve sevmediği insanların hep gelişmesini ilerlemesini ister. Bilir ki o kendisini geliştiren herkes bu ülkenin gelişimine 70 milyonda bir katkı sağlar ve “ damlaya damlaya göl olur, damlacıktan sel olur” diye bize ilkokulda öğretilen atasözünün önemini kavrayarak sorumluluk alır.

Sevgili kişisel gelişim yolcusu,

Olumsuz düşüncelere sahip olan, olumlu düşüncenin önemini ve kavrayamamış insanlar, ne yazık ki kendisini geliştiren insanların da kendileri gibi olumsuz düşüncelere sahip olduklarını, kitaplarını para kazanmak için yazdıklarını, güçlenerek güçsüz insanları ezmek için çaba harcadıkları hayallerini taşırlar ve bunu dillendirerek başkalarına da kabullendirmeye çalışırken kendileri de hep zamanlarını çene yarıştırmakla geçirmeye bakarlar. Yani  gelişen insanları anlamadıkları gibi  onlar hakkında olumsuz yargılara da kapılırlar. Olumlu düşüncenin bu yüzden kişisel gelişim sürecinde önemli yeri vardır. Olumlu düşüncenin ve yaşamanın gücünü olumsuzluklarla dolu bir dünyada yaşayan liseli ve Üniversitelilerin kabullenmesi bu yüzden kolay olmamakta.

Sevgili kişisel gelişim yolcusu dostum,

Bunları zaman zaman ben de yaşamaktayım. Zaman zaman gelişim dergisi ve kitabı hediye ettiğim insanlar bile hep olumsuz düşüncelere kapıldıkları  ve çevrelerindeki çıkarcı İnsanlar ile bizi karıştırdıkları için güzellikleri olumlulukları göremedikleri için  kişisel gelişim yolculuklarını olumsuz düşünceleri ile yarım bırakmaktalar.. Kişisel gelişim süreci sabır ister. Bunu yaşayamayan insan da gelişemez işte.

Sevgili kişisel gelişim yolcusu,

Olumsuz düşüncelerimizi olumlu hale getirmek için sadece bizim olumlu düşünmenin ve yaşamanın gücüne inanmamız yeter. Ben zaman zaman konuşmalar yapmaya gittiğim yerlerde, gençler olumlu düşünmeye ya okulun mevzuatının veya toplumun o da olmazsa ailenin engel olduğu iddialarını öne sürmekteler. Hâlbuki kişisel gelişim süreci bizim kendi kendimize verdiğimiz söz ile başlar. Biz varız ve birde içimizde bir biz daha var hani Yunus emre der ya:

“Beni bende demen,

Bende değilim,

Bir ben varım,

Birde Benden içeri”

İşte biz “ Gelişmek istiyorum” dedikçe bu bir ben ile birde benden içeri olan bir bedende iki insan bir sözleşme yapmış oluyorlar sözlü bir sözleşme. Zaten sözleşme de söz vermekten gelmekte. Bunda kendimize söz verdiğimiz zaman ve gelişimi yarıda bıraktığımız zaman kendi kendimize verdiğimiz sözü bozmuş ve yalan söylemiş olmaktayız. Bu da ilerde kendimize olan inancımızı ve hayata olan bağlılığımızı sarsmakta. Bu yüzden de biz kendimize söz verdiğimiz zaman bu sözü tutmaya bizden başka kimse engel olamaz ve okulda ailede olumsuzluklar bizi yıldıramaz. Mesela anne ve babası okuma yazma dahi bilmeyen insanlar azimle okuyarak hem Üniversite tamamlayarak hem de ülkemizin tanımmış köşe yazarı olabilmekteler. Demek ki biz kendimize söz verdiğimiz zaman bizi kimse engelleyemez. Bu da “ Mevzuat olumlu düşünmeye engel, ailem engel, yok şu engel “ diyemeyiz. Aslında engel koyan bizi ama suçu atacak kurban aramaktayız. Bu tutumu bıraktığımız zaman işte gelişmek yolunda en büyük adımı atarız.

Değerli kişisel gelişim yolcusu dostum,

Gelişmiş insanlardan faydalanmak yerine, çocuklarımızı da onunla tanıştırarak kaynaştırmak yerine, gelişmiş insanlar ile alay ederek, onlar ile kafa bularak onların azmini kıramayız. Olan sadece bizim gelişimimize engel olmamıza sebep olur. Sadece kendimizin gelişimine değil, çocuklarımızın gelişimine de engel olmuş oluruz         Tabii ki bunu gelişimin ve olumlu düşüncenin gücünü bilmeyen kolay kolay anlayamaz.

Sevgili kişisel gelişim yolcusu dostum,

Demek ki biz kıskanmak yerine gıpta etmeli, olumsuz düşüncelerimizi de olumlu düşüncelere dönüştürerek hayatımızın hep güzel olmasına ilk adımı atmalıyız. Olumlu düşünen ve onun bunun sözü ile kendi gelişimine destek olanlardan uzak kalmamak insanın gelişmesinde ilk adımdır bence ve kimseyi takmayan ve “ ben gelişen ağabeylerden her zaman faydalanacağım “ diyen insanlar gelişimine devam ettikçe insanları sevecek ve onların hayatta başarılı ve mutlu olmasına da destek olacaklardır.

Sevgili kişisel gelişim yolcusu dostum,

Birey gelişmeden toplum gelişmez ve hayatımızın güzel olmasını istemekteysek düşüncelerimizin güzel olmasına çaba harcamalı ve düşüncelerimizin de davranışlarımızı geliştireceğini, davranışlarımızın gelişmesi ile hayatımızın da yavaşça gelişeceğini bilirsek kişisel gelişimin ilk adımlarını doğru atmışız demektir.

Sana gıpta ile insanlara bakan olumlu düşünen, insanları seven bir kişisel gelişim yolculuğuyla dolu  bir hayat dilemekteyim.