KIYMET BİLENİN KIYMETİ BİLİNİR!

Büyük velilerden bir Zünnûn Mısrî bir gün kırlara çıkar.

                Orada iki gözü kör bir kuş görür.

                Kuş ağaçtan yere iner, gagasıyla toprağı eşerek altın bir kutu çıkarır. İçindeki soyulmuş susamdan doyuncaya kadar yer.  Sonra yerden bir başka kutu çıkarır. O kutu da su doludur. Kanıncaya kadar suyunu içer.  Kutuları tekrar yere gömer ve kanat çırparak ağacın dalına konar. Topraktaki yerler birden belirsiz olur.

                Bu müthiş olayı gören Zünnun, gönülden Allah’a tevekkül eder. Ve Allah ü Teâlâ’nın mahlûkatına karşı olan bu rahmeti onun gönlünü deryalar gibi coşturur. Bu coşkuyla yürümeye devam eder. Gönül dilinde, Allah’tan (cc) başka hiçbir şey yoktur.

                Bu hal üzere birkaç mil daha gider. Önüne bir virane çıkar. Viranede üç tane derviş kılıklı adam vardır. Onlara selam verir ve geceyi o kulübede geçirir. Zünnûn, yolculuk sırasında insanları deli divane eden bir küp çil çil altın bulmuştur.

                Elini üzerinde Allah yazılı küpün içine sokar. Çil çil altınları çıkarır.           Avuç avuç dervişlerin eteğine döker ve onlara şöyle seslenir:

                —Haydi, seni sevenlerin koynuna gir!

                Boş kutuyu da kendi alıp bir köşeye sığınır. Uyandıkça “Allah cc”  ismi yazılı kutuyu öpüp başına koyar, gözlerine sürer.

                O derviş kılıklı adamlar, altınları nasıl sevip mutlu olmuşlarsa; Zünnûn da Allah isimli kutuyu öptükçe öylesine mest olur, yüreği kuş gibi çırpınırdı. Derken bir rüya görür.

                Rüyasında ona şöyle hitap edilir: “-Ey Zünnûn! Arkadaşların altın ve cevher aldılar. Sen benim adımı azîz tuttun, öpüp başına koydun. Ben de seni dünya ve ahirette azîz kılacağım!”

                İşte o günden bu güne kadar Zünnûn hayırla yâd edilmektedir.

                Kıyamete kadar da bu hâl devam edecektir…

                Bu kıssayı, “ Seni Sevmekten Öte” adalı basılmamış romanımdan aldım. Bu yazının gazetede yayımlandığı gün 10 Muharrem 1440. Yani Aşure Günü…

                10 Muharremi kıymetli kılan: Kerbelâ Olayıdır.

                Kerbelâ şehitlerinin kıymetini, onları şehit edenler bilmedi.

                Biz, Rasululah Yolcularının ve O’nun soyundan kim gelirsen gelsin kıymetini bilenlerdeniz.   

                Rabbim, onlara olan sevgimizi kıyamete kadar gittikçe artırsın. Kıymet bilenlerin sayısını çoğaltsın.

                Yoksa kıymet bilmeyenlerin düştüğü çukura düşeriz.  Allah bizi böylesi bir çukura düşmekten korusun.

                Aşure Gününüzü Kutlar,

                Sonsuzluk Dünyasındaki Sevgi Pınarıyla, Susuz gönüllerimizin susuzluğunun gidermesini Cenabı Allah’tan dilerim.