BAYRAK

BAYRAK

Saymadım ama bayrak konusunda bu, üçüncü yazım olmalı.

                Cumhurbaşkanımız, topluluklara seslenirken bazen bir, bazen iki elinin başparmaklarını kapatıp halkı selamladığı dört parmaktan birinin de bayrağı temsil ettiğini söylüyor. Bayrağın bağımsızlığın sembolü olduğunu öğrettiler bize. Bayrağı selamlarken Türk milletini selamladığımızı, bayrağa saygı duyarken yine Türk milletine saygı duyduğumuzu öğrettiler.

                Benim selamladığım, benim saygı duyduğum bayrak, alı, bayrak kırmızısı, beyazı kar beyazı olanıdır. Son günlerde balkonlarda, çatılarda olur olmaz yerlerde sürekli dalgalanan bayrakları gördükçe içim acıyor. Güneşte solmuş, hatta rüzgârda yırtılmış bayraklar benim bayrağım olamaz.

                Anıt gibi şehit mezarı gibi önemli yerlerde bayrağımızın devamlı dalgalanmasını anlarım, sıkça değiştirilip özelliğinin yitirmesinin engellenmesi koşulu ile.

                Bizde asıyoruz balkonumuza bayrağımızı. Milli bayramlarımızın arife günü akşamı asıp bayramın bittiği akşam toplamak ve ütüleyip yerine koymak koşulu ile…

                Eskiden bir bayrak kanunumuz vardı. Halen yürürlükte ise titizlikle uygulanması arzusuyla nerede olursa olsun solmuş, yırtılmış bayrak görmek istemiyorum.

                İlgililerin ilgisine saygıyla sunarım…