KİŞİSEL GELİŞİM VE İNANMAK

Sevgili Kişisel gelişim Yolcusu,

Kişisel Gelişim Yolculuğuna çıkan bir insan, buna inanmıyorsa ve bu inancının gereğini yerine getirmiyorsa kişisel gelişiminin başarılı olması düşünülemez

Değerli Kişisel Gelişim Yolcusu,

Bugüne kadar pek çok gencin “Ben Gelişmek İstiyorum “ demesine şahit oldum ki, sayısını hatırlamıyorum. Ama bunların yüzde 90’ına yakınında gerçek manada kendini geliştireceğine inanç olmadığından bu yolculuğun başında hemen pes ettiler. Hatta daha lisede okurken “ ben geliştim artık” diyerek gelişimi tamamladıklarını düşünenler bile oldu. Ben bunlara gülüp geçerim her zaman.

Onlar ya Kişisel Gelişimi farklı anladılar ya da onlarla bizim kişisel gelişimden ne anladığımız farklı şeylerdi. Çünkü her terimin kişiler tarafından farklı anlaşılması bu ülkede doğal karşılanıyor.

Mesela lise tamamlayan ya da daha tamamlamadan birkaç kitap okuyan insan kendinin geliştiğini düşünürken benim gibi Üniversite tamamlayan ve kitaplar yayınlayan yaşı nerede ise 50 ye gelmiş insanlar ise gelişimin henüz başında olduğunu düşünüyor. Çünkü ben ve çok insan gelişimin ömür boyu hatta kitaplarımız ve gelecek nesillerine öğrettiklerimizle öldükten sonra bile devam edeceğine inanmaktayız. Demek ki kişisel gelişimde temel nokta bu inanmaktan ne anladığımız.

Değerli Gelişim Yolcusu,

Kişisel Gelişim öyle her “ ben bunun üstesinden gelirim “deyip de yan gelip yatan ya da daha iki adımda yorulan ve bu yorgunlukla  “ ben geliştim” zannederek hemen bir kenara çekilen insanların işi de değil.

Değerli kişisel Gelişim Yolcusu,

Gelişmek isteyen insan önce buna inanacak. İnanmak da  “ ben inandım” demekle olan bir şey de değil. “İnanmak ve inanmanın gereğine getirmek” ile olacak şey. Bu inanmak konusu başta Kur’an olmak üzere tüm dinlerin kutsal kitaplarında ele alınmış ve ayrıntıları ile anlayanlara anlatılmıştır.

Değerli Kişisel Gelişim Yolcusu,

Kendisini geliştirmek isteyen bir insan tanımıştım. O zaman bu genç kardeşimiz Anadolu Lisesinde okuyor, İlerde evlenmeyi düşündüğü ve gerçek manada sevdiği kız arkadaşının peşinde dolaşıyordu ve  “gelişim için çaba harcamalısın” dediğim zaman “Tamam” diyor ve gene bildiğini okuyarak bizleri ciddiye almıyordu. Yanımıza gelmiyordu. Ona verdiğimiz bilgileri almıyor ama alıyormuş gibi yani “mış”  gibi dinliyordu.

Sevgili kişisel Gelişim yolcusu arkadaşım,

Bir gün onu gene gördüm. Kız arkadaşı onu terk etmişti. Hayalleri yıkılmıştı ama hayatın sadece kız arkadaştan ibaret olmadığını da anlayarak bu işin üstesinde fazla durmadan okuluna derslerine yönelmiş ve sonunda İzmir gibi güzel bir ilimizde Hukuk Fakültesini kazanmıştı. Ama bu Fakülteye adım atarken “ Ben bu Fakülteye adım atıyorum ama bu fakülteden mezun olduğum zaman bambaşka bir insan olacağım. Kişisel Gelişimime önem vereceğim. Önüme çıkan fırsatları asla tepmeyeceğim. Bana yardım eden insanlar ile sık sık buluşacağım ve gelişeceğim” diye söz verdiğini yaptığımız bir röportajda bana anlatmıştı. Hâlbuki lisede iken ona röportajın önemini anlatamamıştım ve gelişime önem vermesinden sonra her yıl en az 3 röportaj yapmaya başladık. Bu röportajların kendisini çok motive ettiğini ve özgüven verdiğini kendisi anlatmıştı röportajlarda gene.. Demek ki gelişime sadece “inandım” demekle kalmayarak bunun gereğini de yerine getirmek insanı gerçekten de sabır ettiği zaman geliştiriyor.

Değerli Kişisel Gelişim Yolcusu Kardeşim,

Kısa yoldan zengin olmak, dul kadınlarla evlenerek köşe olmak hayalleri kuran fertlerin çok olduğu toplumda sabırla kendini geliştirmek isteyen insanlar bulmak gerçekten de zor iş. Çünkü bu toplumun çoğunda insanlarımız işlerine inanmaz ve inanıyor gibi görünür ve bir süre sonra da göründükleri ve yaşadıklarının doğru olduğunu hiç sorgulamadan doğru olduğuna inanmaya başlarlar. O yüzden ben her “ ben kişisel gelişime inandım” diyene ben inanmam ve bunun için ne yaptıklarına bakarım.

Kişisel Gelişim Yolcusu dostum,

 İnanmak ve inandığının gereğini yerine getirmek her babayiğidin harcı değildir demiştim. Ne kadar da doğru. Kişisel gelişim  kitapları ve dergileri ülkemizde çok satmasına rağmen, Üniversitelerimizde  “Kişisel Gelişim Kulübu” veya benzeri adlarda çok kulüp olmasına rağmen ben kendisini bileğinin hakkı ile geliştiren insanların sayısının çok az olduğunu gördüm. Demek ki konuşmak kolay, konuştuğunu yapmak ve gerçek manada konuştuklarımıza bağlı kalarak tutarlı olmak ise buna nazaran çok zor.

Değerli

 Kişisel Gelişim Yolcusu,

Benim yanıma çok zaman “ Ağabey siz kendinizi geliştirmişsiniz. Bizde senin yanına sık sık gelelim. Bizi geliştir” diyenler olur. Ama içlerinde önyargıları yenemediklerinden ve gelişime hakiki manada inanmadıklarından içlerinden de “ bir gidip bakalım, adam bizi ne kadar geliştirecek, bakarız gelişmiyoruz, hemen tüyeriz” diyerek  “baştan savmacılık” larını baştan göstermekteler. Ben bunları anlamama rağmen  “çıkmayan candan umut kesilmez” misali umutlu olurum. Ama çok zaman hemen usanırlar. Tabii ki bunu kendilerinden bulmazlar ve “bizi geliştiremedi” diyerek hemen beni suçlarlar.

Değerli Kişisel Gelişim Yolcusu dostum,

Üniversite okuyan bir genç yanıma gelmişti ve ona Kişisel Gelişim Dergileri vermiştim. Oku, uygula geliş” diye. Bana “ 1 yıl boyunca yanına geleceğim. 1 yıl sonra gelişemezsem vay haline” diyerek saçma bir şey söylemiş. Bir sene boyunca yanıma gelmiş ama hep onun bunun dedikodusunu yapmak için. Benim dedikodumu da başkalarının yanında yaptığını hissediyordum ama ses çıkarmıyordum. Bir süre sonra bu gelişlerden sıkılarak artık onunla görüşmek istemediğimi söyledim.   

Değerli Kişisel Gelişim Yolcusu dostum,

O arkadaşımızın gelişime inancı olmayınca gelişmesi de imkânı yoktu. 1 sene buna da sabrettim. Ama boşa havanda su dövmek gibi olan ve dedikodulara boğulmuş bir insanın gelişimi de imkânsız. “Ben gelişeceğim” diyen insan dedikodulardan ve dedikoducu insanlardan uzak durarak kendisini geliştiren insana saygı duyamıyorsa gelişim olmaz ki. İnanmak hem gelişeceğine inanmak hem de gelişimine destek olan insana inanmak ile olacak iş.

Değerli Kişisel Gelişim Yolcusu Dostum,

İnanmak ve gelişmek işte bu kadar önemli. Sende inanacaksın ve inandığının gereğini yerine getireceksin ki o zaman gelişeceksin. Bu inanmada gerçekten hem kalbinden, hem beyninden gerçek manada inanma ile olacak iş. Kendine verdiğin sözü yerine getirmezsen başkalarının da sana inanmasını bekleme. Ya da başkalarının da senin gibi her şeyde tutarsız olmasına kızmadan o zaman gelişimde bir adım ilerlemiş olur.

Değerli Kişisel Gelişim Yolcusu Dostum,

Kendine gerçek manada inanan insan kendini geliştirmiş insanlardan da, kendini geliştirecek kitaplardan, dergilerden de onları okuyarak faydalanacağına hakikaten inanan insan gelişimin yarısına gelmiş demektir ve bundan sonrası da sabırla bu eğitine devam etmek ve gelişmenin mutluluğunu yaşamak ve görmek ile olur.