RÖPORTAJ

TOKAT GAZİOSMANPAŞA ÜNİVERSİTESİ EĞİTİM FAKÜLTESİ SOSYAL BİLGİLER

ÖĞRETMENLİĞİ BÖLÜMÜ ÖĞRENCİSİ ALİ HÜSEYİN TATLI YÖNETİCİLERE SESLENDİ:  

    

 

SORU- Merhaba Hüseyin Tokat'a Hoş geldin. Bize kısaca kendinizi tanıtır mısınız?

            HÜSEYİN TATLI- 1989 yılında Malatya Ergüvan ilçesinde dünyaya geldim. Benim  2 kız kardeşim vardı. Bizim oturduğumuz mezrada  iki hane vardı. Biri bizim ev biri de amcamların evi. Yaşıtlarımız olmadığı için amcamın çocukları ile yalnız geçti diyebilirim çocukluğum. Ben bu yalnızlığımı daha çok taş ve toprakla uğraşarak geçiriyordum.  İlkokula gidişim biraz zor oldu.  Çünkü okul 7 veya 8 km uzakta olduğu için  halamlarda kalacaktım. 1996 yılında Kömürlük ilköğretim okuluna kaydoldum. İki yıl burada  okuduktan sonra okulumuz öğrenci yetersizliğinden dolayı kapandı. 1998 yılında Eymir  Şehit Astsubay Birol Akın  İlköğretim okuluna  kardeşim ile kaydoldum. Kardeşim 1. sınıfa yeni başlamıştı.  Servis olduğu halde öğrenci yetersizliğini bahane ederek  bizim oraya gelmiyordu. Her sabah uykumuzun en tatlı yerinde uyanıyor, karanlık ışımasıyla yola koyulurduk. Her gün 7 veya 8 km yürümek zorunda kalırdık. 1 yıl sonra daha yakın diye 5 km uzaklıktaki Göçeriuşağı İlköğretim Okuluna kayıtlarımız yapıldı. 4 ve 5. sınıf  okuduktan sonra 2001 yılında  ortaöğretimimi tamamlamak üzere Arapkir'e gittim. İlk gurbete çıkmaktı bizim için ve çok zor geçti. O koca yıl. Ertesi yıl bizim üstteki köylerde okul kapanmış ve servis aracı vermişlerdi. 2001 yılında tekrar Şehit  Astsubay  Birol Akın İlköğretim Okuluna kaydoldum. Benimle beraber iki kız kardeşimde buraya kaydoldu. 2004 yılında okul birincisi olarak mezun oldum. Aynı yıl ilçedeki Erguvan Lisesi'ne kaydoldum. Yatılı Bölge Yurdu da vardı ve orada kalacaktım. Aynı yılın Aralık ayında servis aracının kaza yapması sonucunda  kız kardeşimi kaybettim.  Bu olay hepimiz için bir felaket olmuştu. Benim okul hayatım sona ermişti. İçime kapanmıştım.  Psikolojim çok bozulmuş durumdaydı.  Artık dersler hiç ilgimi çekmiyor,  öylece boş okula gidip geliyordum. Nihayet 2007 yılında Eşit Ağırlık bölümünden mezun oldum. İlk ÖSS sınavım tam anlamı ile hüsrandı.  2009 yılına kadar orada burada çalıştım.   Ancak kardeşimin çalışkanlığı ve azmi beni harekete geçirdi.  Bundan sonra kendimi tekrar derslere verdim. 2009 yılında yaptığım yanlış tercih yüzünden İktisat bölümünü kazanmıştım. 2010 yılında kardeşimle beraber tekrar sınava girdik. Kardeşim okul birincisi olduğu için daha şanslı idi. O sınıf öğretmenliği ben ise sosyal bilgiler öğretmenliğini kazanmak istiyordum. Nihayet Kardeşim Adıyaman Üniversitesi Sınıf Öğretmenliğini  ben ise Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi  Sosyal Bilgiler Öğretmenliğini kazandım.

            SORU- Neden Sosyal Bilgiler Öğretmenliği? Bu okulu yazmadan önce ve sonraki duygularınız arasında ne farklar var ?

            HÜSEYİN TATLI- Ben düşünmeyi, tartışmayı ve okumayı ve edindiğim bilgileri birine aktarmayı çok seviyorum. Ama  en çok da Tarih, Felsefeyi çok sevdiğimden bu bölümü seçtim.

            SORU- Bize ailenizden bahseder misiniz? Anne ve babanız ne iş yapar ve kardeşleriniz nerede okur? Oların sizin bu gelişim yolculuğunuza bakış açısı nedir?

            HÜSEYİN TATLI- Annem ve babam ilkokul mezunudur ve köyde oturduklarından hayvancılıkla uğraşmaktadırlar. Ama bizim eğitimimize çok önem verirler. Ailem beni çok azimli ve  çalışkan olarak bilirler. Kardeşim benim zeki olduğumu  düşünür. Halbuki o benden daha başarılı ve zekidir.

            SORU- Kitap okumakta mısınız? Kitap okumanın  sizlere ne gibi faydaları oldu?  Ne tür kitap okursunuz ve kitap okumak size ne ifade eder?

            HÜSEYİN TATLI- Kitap benim için yeme içmek gibi bir şeydir. Öyle ki hayvanları otlatmaya kitapsız gitmezdim. Çoğu zaman kitap okumaya öyle dalardım ki kitaptan kafamı kaldırdığımda hayvanları kaybetmiş olurdum.  Ama asla kitap okumayı kaybetmezdim.

            SORU- Arkadaşın anlamı nedir sizce?  Arkadaş seçiminde neye dikkat edersiniz?

            HÜSEYİN TATLI-  Arkadaş bana yol göstericidir. Bir mavi deniz feneridir bana. Onun için arkadaşımı özenle seçerim. Özellikle sigara, alkol kullanan ve argolu konuşan önyargılı insanlardan uzak kalırım. Daha çok toplumda sivrilmiş, yaşlı ve  okumuş insanları kendime arkadaş edinirim. Çünkü benim için  çok insan değil, bilgili insan önemlidir.

            SORU- Üniversite öğrencileri genelde çekingen içine kapanık. Siz ise gelişime son derece önem vermiş insansınız bunu neye borçlusunuz?

            HÜSEYİN TATLI- Bilmiyorum sanırım dede benziyorum. Dedem çok bilgili ve konuşmayı seven birisiydi. Biraz da cesaret işi aslında.  “Acaba soru sorsam ne der?” “Acaba ne der” gibi çekingenliklerim yoktur. Herhalde meraktan kaynaklanıyor.

            SORU- Memleketiniz ve Tokat arasında genelde ne gibi farklar var?

            HÜSEYİN TATLI- Bu konuya girmek istemiyorum.

            SORU- Lise ve Üniversite arasında ne farklar görmektesiniz?  Üniversite yaşamı size ne kazandıracak?

            HÜSEYİN TATLI- Her şeyden önce bir okuldur Üniversite. Bu yönüyle bir  fark yoktur liselerden. Bu şundan kaynaklanmaktadır. Bir çoğumuz ilk defa evden ayrı ve yabancı bir yerdeyiz. Bu bize kendi ayaklarımız üzerine durmayı ve kendi sorumluluğumuzu  kendimizin almasını öğretmekte. Birde ben en önemlisi kendi çevremizde öğrendiğimiz bilgi ve fikirlerimizi sorgulama imkanı sağlamaktadır. Farklı bireyler tanıyor ve her biri farklı kültüre sahip insanlarla  bir araya geliyoruz. Yeni dostluklar ve çevre ediniyoruz. Yani kısaca hayatımız burada şekilleniyor.

            SORU-  Bu meslekte nereye gelmek istersiniz? KPSS sistemini nasıl bulmaktasınız ve KPSS’ye çalışmaya başladınız mı? 

            HÜSEYİN TATLI- Sınav elbette gereklidir. Adını ne koyarsanız koyun  ister okulda ister başka yerde. Hayatın her alanında sınava tutuluyoruz. Yani hayatımız sınav. Onun için her yerde  hazır olmalıyız.

            SORU- Gaziosmanpaşa Üniversitesini nasıl buldunuz? Bu okulun gelişmesi için neler önermektesiniz ?

            HÜSEYİN TATLI- Sanırım daha da iyi olabilirdi. Her halde maddi imkanların yetersizliği ve coğrafi konumun  etkisi büyük. Üniversitemiz daha iyi techizata kavuşturulabilir. Üniversitemiz bünyesinde bilimsel konferanslar  daha fazla düzenlenerek öğrencilerin faydalanması sağlanabilir. Bu öğrencilerimizin dikkatini toplamalarına ve motivasyonlarının artmasına sebep olabilir.

            SORU- Türk Gençliğinin   genel sorunları neler ve  sizce çözüm yolları nelerdir?

            HÜSEYİN TATLI-  Toplumumuzun genelinde bir gelecek kaygısı var. Kendilerine şu soruları soruyorlar? Hangi meslek daha kazançlı? Hangi mesleğin geleceği var? Haksızlar mı? Bence haklılar. Bir zamanlar Köy  Enstitüleri vardı? Ya şimdi? Meslek liselerimiz ne halde? Yeterli ilgi gösteriliyor mu? Bir çoğu normal lise oldu .Soruyorum size beyler. Bu ülkenin doktora, mühendise, öğretmene ihtiyacı olduğu kadar, çiftçiye, çobana, mobilyacıya, aşçıya teknikere  ihtiyacı yok mu? Ne yaptık meslek liselerine gereken önemi vermeyince gençlerimiz genel liselere yöneldi ve bugün bir çok meslek doldu. Ama bu ülkede çoban bulamıyoruz. Bir ülkede bir çok sorunu halledeyim, ülkeyi dışa bağımlı olmaktan kurtarayım diyorsan  meslek liselerine gereken önemi vereceksiniz? Bir diğer sorunumuz ise habire değişen eğitim sistemimiz. Artık birde bakıyoruz ki sabah kalktığımızda eğitim sistemimiz değişmiş oluyor.

            SORU- Başka ne anlatacaksınız?

            HÜSEYİN TATLI- Sayın Belediye Başkanı Adnan Çiçek'ten ricam kampus fidanlık arasında  güzergahta çalışan  özel halk otobüslerinin ücretlerini 70 kuruş gibi bir oranda sabitlemesi. Biz buraya ne zorluklarla geliyoruz. Aramızda öyle insanlar var ki kayıt parası bulmakta zorlanmakta. Lütfen bu sorunumuza gerçekçi bir  çözüm bulun

            Teşekkür ederim.