ASIMIN NESLİ

Cumhurbaşkanımız, Asımım Neslini yetiştiremediğimizden yakınıyor. Asımın Nesli sözünden ben, her yönüyle yetişmiş, örnek ve ideal Türk gencini anlıyorum. Türkiye Cumhuriyeti devleti olarak yetiştiremiyor muyuz, yoksa yetişen gençleri bilerek ya da bilmeyerek engelliyor muyuz? Bana göre ikisi de doğru gibi. Şöyle ki:

                Sosyal medyaya yansıyan kimi haberlere göre bazı yetkili kuruluşlarımızın kendilerine sunulan bilim ve sanat çalışmalarını dereceye girmesine bile layık görmemelerine karşın aynı çalışma, dışarıda dünya birinciliği kazanıyor.

                Benzer örneklere çok rastlıyor ve üzülüyorum. Ya bizim yetkili kuruluşumuz, verilen göreve layık değil ya da eseri birincilikle ödüllendirenler “Bunlar bu işten anlamıyorlar.” diye ülkemizi kötülemeye, cahil göstermeye çalışıyorlar…

                Gencimizi teşvik eder, önünü açar, gereği gibi desteklersek dişiyle tırnağıyla zirveye çıkanlara özenmez, eti, kemiği ve başarısıyla gurur duyacağımız Asım’ın Nesli’ni yetiştirmenin mutluluğunu yaşarız.

                Böylece, dünyanın hayran olacağı Asımın neslini de bilgisi, kültürü, edep ve başarısıyla karşımızda buluveririz, diyorum.

                O günler yakın mı ki?