İLETİŞİM KAZASI

İLETİŞİM KAZASI

    Köyden kayınvalidesi gelmişti. Rahatsızlığını tedavi etmek için.

    Hanımı annesine sabah erkenden muayene sırası almak için sabah namazını kılıp evden çıkmıştı.

    Uykusu kaçınca,  az duyan kocası da hanımına sürpriz yapmak için evden çıktı. Devlet Hastanesine doğru sabahın sessizliğinde,   mis gibi sabahın havasını ciğerlerine çeke çeke yürümeye başladı. Evi ile Hastane arasında akan ırmak boyunca yürüdü. Kimsecikler yoktu sokaklarda. Sanki o saatleri Allah O’na ve erken saatlerde kalkarak güzellikleri görmek isteyenlere tahsis etmişti. Sabahın havasına ırmaktan gelen yosunlu su kokusu ve ırmağın nazlı gelin gibi şırıldayan sesi de karışıyor, kulağına az da olsa gelen sesler onu mutlu ediyordu. “Mutluluk budur galiba” dedi içinden.

    Bu temiz hava ve güzel sessiz ve sokakların tadını çıkarmak için yavaş hareket ediyordu. Zaten mesaisinin başlamasına daha çok vardı. Cep telefonunun saatine baktı. Vaktin çok olduğunu görünce adımlarını yavaşlattı. Bu güzelliklerin tadını dakikalar ile bile olsa uzatmak ona mutluluk ve huzur verecekti. Caddeye baktı, şehrin ilk seferini yapacak minibüsleri boş olarak hatlarına gidiyordu. Otogara yakın olduğundan şehirlerarası otobüsler tek tük geçiyordu. Yolcular tatlı tatlı uyurken şoförler bütün dikkatleri ile direksiyon sallıyorlardı. “Hayatta başarı dikkat ve anın tadını çıkarmak ve geçmişin olumsuzluklarına takılmamakta galiba” diye düşündü. Ama insanlar hep geçmişin olumsuzluklarına takılarak hem kendilerini hem de muhataplarını huzursuz ediyorlardı çoğu zaman. Bugün hayatın bu sırrını da yeniden hatırlamanın mutluluğunu ta kalbinde ve beyninde hissetti.

     Adam, hanımına sürpriz yapacaktı ya, hastaneye gidene kadar da hastaneden girerken de hanımına haber vermedi.

     Poliklinikleri tek tek gezdi. Aşağı kata indi, yukarı kata çıktı. Hanımını göremedi. Belki gözden kaçmıştır diye bir kere daha gezdi poliklinikleri. Bir kere daha. Aşağı yukarı bir kaç defa dolaşması sıra bekleyen hastalardan bazılarının dikkatini çekti ve onlarda adama dikkatle bakmaya başladılar. Adam   “her halde bunlar bana deli diyorlardır, hanıma sürpriz yapayım derken deli damgası yiyeceğiz” diye düşündü. Gülümsedi. İçinden  “Olmayacak kantine inip bir çay içeyim” dedi. Kantine inerek bir çay alarak o saatte tenha olan kantinin bir köşesine oturdu. Daha personelin de mesaisinin başlanmasına bir saat vardı. Cep telefonunu çıkararak hanımına mesaj attı.

-Hangi polikliniktesin?

-Cildiye.

    Adam bir şey söylemeden kalktı,  cildiye polikliniğini aramaya başladı. Uzun aramadan sonra cildiye polikliniğini buldu. Önü bomboştu.

     Yeniden kantine indi. Bir çay daha alıp gene masaya oturdu. Çayını içmeye başladı. Bu sefer hanımından mesaj geldi:

-Sen neredesin?

-Kantinde.

       Hanımını beklemeye başladı. Ama kantine gelen yoktu. Belli ki hanımı da O’na sürpriz yapacaktı. Biraz sonra hanımından mesaj geldi.

-Kantinde yoksun.

       Adam hanımına sürpriz yapayım derken zaman çabucak geçmiş ve sıkılmaya başlamıştı.

Hanımına mesaj attı:

-Ben dışardayım, dedi. Dışarı poliklinikler giriş kapısına gel.

       Bekledi gelen olmadı.

       Hanımı da O’na mesaj attı.

-Sen yoksun ben sıkıldım eve gidiyorum.

Sağa sola baktı Hastane önünde bir süre bekledi. Hanımı çıkarsa mutlaka buradan görürdü. Ama beklemesine rağmen hanımı çıkmadı.

      Her zaman devlet hastanesinde muayene olurlardı ana kız. Adam bunu bildiğinden Devlet Hastanesine gelmişti. Ama birden garipliği hissetti. Tam bu sırada hanımından mesaj geldi:

-Ben Üniversite Hastanesindeyim.

      O zaman anladı adam. Kendisi Devlet Hastanesindeydi.  Gülsün mü ağlasın mı bilemedi. Yavaş yavaş iş yerine doğru yürümeye başladı.  Dersini almıştı. Hanımına Sürpriz yapayım derken hayat ona sürpriz yapmıştı. Atalarımız ne demiş “ Akılsız başın cezasını ayaklar çeker” tabana kuvvet iş yerine doğru adımlarını hızlandırdı gülümseyerek.

     İçinden “hayat sana böyle sürprizler yapar, geçmişin hatta 1 saat öncesinin olumsuzluklarını bırak da önüne bak” dedi. Baktı güzel gün onu bekliyordu. Hastanenin üst tarafındaki kanalın yanındaki yaya yoluna çıktı. Gelirken ırmak kokusunu çekmişti. Şimdi çamlar arasında akan çam kokularının içine çekerek iş yerine doğru daha keyifle yürümeye başladı. Mutluluk dolu gün O’nu bekliyordu.